ABD, İsrail'in F-15 uçak programı için Boeing ile 8,6 milyar dolarlık önemli bir sözleşme imzaladı. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından yapılan duyuruda, sözleşmenin İsrail Hava Kuvvetleri için 25 yeni F-15IA uçağının tasarımını, entegrasyonunu, enstrümantasyonunu, testi, üretimi ve teslimatını kapsadığı belirtildi. Ayrıca, ek 25 F-15IA uçağı için opsiyon da bulunuyor. Sözleşmenin, Missouri eyaletindeki St. Louis'te gerçekleştirilecek çalışmalarla 31 Aralık 2035'e kadar tamamlanması hedefleniyor.
Orta Doğu'da Güç Dengeleri
Bu sözleşme, ABD'nin Orta Doğu'daki en yakın müttefiki İsrail'e yaptığı askeri yardımların bir parçası olarak değerlendirilmekte. ABD, bu bölgedeki en büyük silah tedarikçisi konumunu uzun yıllardır sürdürmektedir. Benzer bir kriz, 2023 yılında da yaşanmış, o dönemde piyasalarda benzer büyük ölçekli silah anlaşmalarının yankıları görülmüştü.
Piyasalarda Sert Rüzgar Yükseliyor
Sözleşmenin detayları açıklandıktan sonra, savunma sanayisinde Boeing'in gücünü bir kez daha ortaya koyması bekleniyor. Küresel silah pazarında bu tür büyük ölçekli anlaşmaların sektördeki rekabeti ve tedarik zincirini etkileme potansiyeli olduğu belirtiliyor. Bunun yanı sıra, Boeing'in bu anlaşma ile piyasalardaki etkisini artırmayı hedeflemesi, uluslararası savunma sanayi dinamiklerinde köklü değişimlere yol açabilir.
Uzmanlardan Kritik Uyarı ve Stratejik Önemi
Savunma uzmanları, sözleşmenin ekonomik boyutlarının yanı sıra jeopolitik dengeleri de etkileyeceğini vurguluyor. Sektör temsilcileri, “Bu tür büyük ölçekli anlaşmalar, ülkeler arasındaki ilişkileri yeniden şekillendirebilir.” açıklamasında bulunurken, bütçenin %30'unu sadece silah alımına harcayan İsrail için bu anlaşmanın büyük bir stratejik önemi olduğu belirtilmekte.
Gelecek Vizyonu: Riskler ve Fırsatlar
İlk teslimatların 31 Aralık 2035'e kadar gerçekleştirilmesi bekleniyor. Bu durum, İsrail'in hava gücünü güçlendirmesi anlamına gelirken, Orta Doğu'daki dengelerin nasıl değişeceği sorusu gündeme geliyor. Uzmanlar, bu anlaşmanın bölgedeki diğer ülkeler üzerindeki etkilerini dikkatle izlemek gerektiğini ifade ediyor. Dolayısıyla, bu gelişmeler, ilerleyen yıllarda Orta Doğu'daki askeri ittifakların yeniden şekillenmesine neden olabilir.