İçeriğe Atla

Batı Şeria'da Şiddet Tırmanıyor: Filistinlilere Yönelik Saldırılarda %25 Artış

Batı Şeria'da Şiddet Tırmanıyor: Filistinlilere Yönelik Saldırılarda %25 Artış 🌍 Dünya
AI destekli
... 6 dk Kaynak

Batı Şeria'da Kanlı Yükseliş: Yerleşimci Saldırılarında %25'lik Tüyler Ürperten Artış

İşgal altındaki Batı Şeria, Ekim 2023'te Gazze Şeridi'ne yönelik başlayan kapsamlı saldırıların gölgesinde, Filistinlilere yönelik şiddetin hiç olmadığı kadar tırmandığı bir merkeze dönüştü. İsrail ordusuna ait güvenilir verilere dayanılarak sol eğilimli Haaretz gazetesinde yayınlanan son rapora göre, 2025 yılı içerisinde Filistinlilere karşı işlenen "ırkçı suçlarda" bir önceki yıla kıyasla tam yüzde 25'lik, kesintisiz ve endişe verici bir artış kaydedildi. Bu çarpıcı yükseliş, bölgedeki gerilimin ulaştığı tehlikeli boyutları ve kronikleşen yerleşimci şiddetinin derinleşen, yıkıcı etkilerini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Batı Şeria'nın Kanayan Yarası: İşgal ve Şiddetin Kronikleşen Gölgesi

Batı Şeria, 1967'deki Altı Gün Savaşı'ndan bu yana devam eden İsrail işgali altında ve uluslararası hukuk, bölgedeki İsrail yerleşimlerini açıkça yasa dışı kabul ediyor. Yıllardır devam eden yerleşimci şiddeti, Filistinlilerin günlük yaşamını derinden etkileyen ve uluslararası toplumun desteklediği iki devletli çözüm umutlarını derinden sarsan kronik bir sorun olmayı sürdürüyor. Ancak 7 Ekim 2023 tarihinde patlak veren olaylar ve Gazze Şeridi'ne yönelik başlayan yıkıcı saldırılar, Batı Şeria'daki gerilimi daha önce görülmemiş, kritik bir seviyeye taşıdı. Bu dönüm noktasında, yerleşimci saldırıları sadece sayısal olarak artmakla kalmadı, aynı zamanda daha örgütlü, koordine ve hedef odaklı bir yapıya büründü. Bölgede yaşayan Filistinliler, bu tırmanışın ardındaki temel amacı, kendilerini zorla yerinden etme ve kadim toprakların fiilen ilhak edilmesi olarak görüyor.

Ekim 2023'ten Bugüne Batı Şeria'da Kanlı Bilançolar

Gazze'ye yönelik saldırıların başladığı Ekim 2023'ten bu yana, Batı Şeria'daki gerilim sarmalı hız kesmedi, aksine ölümcül bir ivme kazandı. Bu kanlı süreçte, Filistinlilere karşı tam 1720 saldırı kayıtlara geçerken, Doğu Kudüs dahil Batı Şeria genelinde İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden yerleşimcilerin saldırıları sonucunda en az 1106 Filistinli hayatını kaybetti. Yaklaşık 11 bin kişi yaralandı ve 21 binden fazla Filistinli gözaltına alındı. Halihazırda bölgede, 250 bini Doğu Kudüs'te olmak üzere yaklaşık 750 bin İsrailli yerleşimcinin yaşadığı biliniyor. Bu ağır bilançolar, işgal altındaki topraklardaki insani krizin boyutlarını ve sürekli hale gelen şiddetin yıkıcı etkilerini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor, bölgenin bir açık hava hapishanesine dönüştüğünü adeta teyit ediyor.

2025 Yılında Şiddet Grafiği: Rakamların Acı Gerçekleri

Batı Şeria'daki yerleşimci şiddetinin tırmanışını detaylandıran 2025 verileri, bölgedeki gerilimin boyutlarını gözler önüne seriyor. Yalnızca 2025 yılı içerisinde, Filistin topraklarını gasbeden yerleşimciler tarafından 845 "ırkçı suç" işlendiği rapor edildi. Bu saldırılarda 4 Filistinli yaşamını yitirirken, 200 kişi de yaralandı. Bu rakamlar, 2024'te kaydedilen 675 saldırıya kıyasla yaklaşık yüzde 25'lik çarpıcı bir artışı işaret ediyor. Geçtiğimiz yıl, yani 2024'teki saldırılarda ise 6 Filistinli öldürülmüş, 149 kişi yaralanmıştı. Özellikle 2025'te hız kazanan artış, dönemsel karşılaştırmalarda daha da belirginleşiyor: 2024'ün ilk yarısında 317, ikinci yarısında 358 saldırı kayıtlara geçerken; 2025'in ilk yarısında yaşanan 440 saldırı, 2024'ün aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 39'luk rekor bir artışa tekabül ediyor. 2025'in ikinci yarısında ise 405 saldırı gerçekleşti. Haziran 2025'teki saldırı sayısındaki tırmanış da ayrıca dikkat çekiciydi; bu ayda 100 saldırı kaydedilirken, Haziran 2024'te bu sayı sadece 67 idi. Bu detaylı veriler, şiddet eğiliminin belirli dönemlerde nasıl zirve yaptığını ve tırmanışın artık sürekli bir hal aldığını net bir şekilde gözler önüne seriyor.

Şiddetin Yüzü ve Coğrafi Odakları: Nablus'tan Ramallah'a Uzanan Kanlı Harita

Yerleşimci şiddeti, Batı Şeria'da geniş bir yelpazede kendini göstererek Filistinlilerin yaşam alanlarının her yönünü doğrudan hedef alıyor. Kaydedilen "ırkçı suçların" büyük bölümünü; fiziksel saldırılar, yolların kapatılması, Filistinlilere ait mülklerin tahrip edilmesi, taşlı saldırılar ile ses, gaz ve molotof kokteyli atılması gibi vahim eylemler oluşturuyor. Gazze'ye yönelik saldırıların başladığı tarihten bu yana bu türden tam 1003 olay rapor edildi. Bunların yanı sıra, kutsal mekanlara yönelik saldırılar, araç ve bina kundaklamaları ile Filistin ekonomisinin can damarı olan tarım sektörünü hedef alan 78 tarımsal suç vakası da kayıtlara geçti. Bu suçlar arasında Filistinlilere ait tarım arazilerinin, ürünlerin ve zeytinliklerin tahrip edilmesi öne çıkıyor; bu da Filistinlilerin geçim kaynaklarına doğrudan ve onarılmaz bir darbe vuruyor.

Saldırıların coğrafi dağılımı incelendiğinde, geçen yıl şiddet olaylarının en yoğun yaşandığı bölge yüzde 33 ile Nablus olarak belirlendi. Ramallah ve El Halil ise yaklaşık yüzde 19'luk oranla bu bölgeleri takip etti. Özellikle Ramallah'ta dikkat çekici bir artış yaşandığı gözlemleniyor; Haziran 2025'te bu kentte 38 saldırı kaydedildi ki bu, o ayki tüm "ırkçı suçların" yüzde 38'ine denk geliyordu. Bu coğrafi odaklanma, yerleşimcilerin belirli stratejik bölgelerde Filistinli varlığını zayıflatma ve toprakları fiilen kontrol altına alma çabalarını açıkça ortaya koyuyor.

Ankara'dan Değil, Ordu İçinden Yükselen Alarmlar: 'Organize Şiddet' ve 'Çoban Yerleşimleri' Tehlikesi

Batı Şeria'da tırmanan yerleşimci saldırıları, sadece Filistinliler için değil, İsrail ordusu içinde de ciddi endişeleri ve itirafları beraberinde getiriyor. Ordu yetkilileri, polis ve iç istihbarat servisi Şabak gibi kurumların, Filistin topraklarını gasbeden yerleşimcilere karşı yeterince etkili adımlar atmadığını, bu durumun Batı Şeria'daki güvenlik istikrarını ciddi şekilde zayıflattığını ve olayları kontrolden çıkardığını net bir dille ifade ediyor. Habere göre, saldırıların artık münferit kişiler tarafından değil, siyasi çevreler ve önde gelen sağcı aktivistler tarafından desteklenen, organize ve kalabalık gruplar tarafından gerçekleştirildiği özellikle vurgulanıyor. İsrail ordusundaki üst düzey yetkililer, mevcut vahim durumun kontrol altına alınamaması halinde Batı Şeria'ya daha fazla düzenli ve yedek asker sevk edilmesinin kaçınılmaz hale gelebileceği uyarısında bulunuyor.

Askeri kaynaklar, saldırılardaki endişe verici artış ile Batı Şeria'da hız kazanan "çoban yerleşimleri" olarak adlandırılan tarımsal yerleşimlerin kontrolsüz genişlemesi arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu özellikle belirtiyor. Bu tür yasa dışı yerleşimler, özellikle genç ve radikal yerleşimciler tarafından yürütülen saldırıların merkezinde yer alıyor. 8 Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria'da yaklaşık 90 yasa dışı yeni yerleşim çiftliği kurulduğu ve böylece Gazze'ye saldırılar öncesinde 30 civarında olan bu yapıların sayısının 120'nin üzerine çıktığı aktarılıyor. İsrail ordusundan ismi açıklanmayan üst düzey bir kaynak, bu durumu "Savaşın başından bu yana yaklaşık 100 yeni çiftliğin kurulmasını görmezden gelen biri, ırkçı suçlardaki artışa şaşmamalı" sözleriyle özetlerken, başka bir üst düzey yetkili ise daha da sert bir değerlendirmede bulundu: "Bu olaylar yalnızca Filistinlilere zarar vermekle kalmıyor, aynı zamanda ordunun operasyonel kapasitesini zayıflatıyor, güvenlik ortamını karmaşıklaştırıyor ve bizi daha geniş çaplı bir tırmanış riskine yaklaştırıyor." Bu açıklamalar, İsrail ordusunun dahi mevcut tablonun sürdürülemez olduğunu ve bölgesel bir felakete yol açabileceğini düşündüğünü çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor.

İki Devletli Çözüm İhtimali: Bir Hayal mi, Yoksa Tamamen Bitti mi?

Filistinliler, İsrail'in ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden yerleşimcileri aracılığıyla Batı Şeria'yı fiilen ilhaka hazırlandığını, bunun da Birleşmiş Milletler kararlarında açıkça yer alan ve yerleşim faaliyetlerini "uluslararası hukuka aykırı" olarak tanımlayan iki devletli çözüm ihtimalini tamamen ortadan kaldıracağını ısrarla vurguluyor. Bölgedeki gelişmeleri yakından takip eden siyaset bilimciler ve uluslararası ilişkiler uzmanları da şiddet olaylarındaki bu artışın, Batı Şeria'daki güvenlik ve istikrarı daha da kırılgan hale getirdiği konusunda endişeli uyarılar yapıyor. Uzmanlar, "Bu tür eylemler, iki taraf arasındaki güveni tamamen yok ederek barış sürecine yönelik son umutları da tüketiyor ve bölgeyi geri dönülmez bir çatışma sarmalına sürüklüyor" değerlendirmesinde bulunuyor. Filistinliler, uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendirilen bu eylemlere karşı uluslararası toplumdan uzun süredir daha güçlü ve caydırıcı bir tepki beklerken, mevcut durumun Ortadoğu'daki genel barış ve istikrara yönelik tehditleri derinleştirdiği aşikar. Yerleşimci şiddetinin bu hızla devam etmesi, sadece bugünü değil, bölgenin yarınının barış potansiyelini de yok ediyor ve geleceğini karanlık bir belirsizliğe itiyor.

Bu haber, yapay zeka teknolojisi destekli olarak hazırlanmıştır. Detaylı bilgi için Editoryal Politikamızı inceleyebilirsiniz. Orijinal kaynak: kaynak habere git

Sonraki haber yükleniyor...
Otomatik yükleme durduruldu
© 2026 YeniTürk Hakkımızda