Çin, 2025 yılında doğum oranında tarihi bir düşüşle karşı karşıya. Ülke genelinde doğum oranları binde 5,63'e gerileyerek, ulusal kayıtların tutulmaya başlandığı 1949 yılından bu yana kaydedilen en düşük seviyeye indi. Bu veri, Asya devinin gelecekteki demografik ve ekonomik yapısına dair ciddi endişeleri beraberinde getiriyor.
Demografik Yapıda Derin Çatlaklar
1949 yılı, modern Çin'in kuruluşunu simgelerken, o günden bu yana gözlemlenen en düşük doğum oranı, ülkenin nüfus politikalarında gelinen son noktayı işaret ediyor. Demografi uzmanları bu düşüşün sadece bir sayıdan ibaret olmadığını, aynı zamanda Çin'in yaşlanan nüfusuna, küçülen işgücüne ve artan sosyal güvenlik yüküne dair ciddi bir uyarı niteliği taşıdığını belirtiyor. Özellikle tek çocuk politikası gibi geçmişteki uygulamaların dolaylı etkilerinin hala hissedildiği düşünülüyor.
Ekonomik ve Sosyal Etkiler Kaçınılmaz
Ekonomi analistleri, bu durumu "geri döndürülemez bir trendin başlangıcı" olarak nitelendiriyor ve Çin'in 'dünyanın fabrikası' unvanını koruma yeteneği üzerinde uzun vadeli etkileri olacağını öngörüyor. İşgücü piyasasında yaşanacak daralmanın, emeklilik sistemleri üzerindeki baskının ve iç tüketimdeki olası düşüşün, Çin ekonomisinin büyüme potansiyelini zayıflatabileceği konusunda uyarılar peş peşe geliyor.
- Yaşlanan nüfusun sağlık ve sosyal hizmetlere olan talebi artacak.
- Üretim sektöründe genç işgücü bulma zorlukları yaşanacak.
- İç tüketim dinamikleri olumsuz etkilenebilir.
Pekin Yönetiminin Teşvikleri Yetersiz Kalıyor
Pekin yönetiminin son yıllarda doğurganlığı teşvik edici adımlarına, birden fazla çocuk sahibi olmayı kolaylaştıran düzenlemeler yapılmasına ve ailelere çeşitli destekler sunulmasına rağmen, uzmanlar sonuçların beklentilerin altında kaldığını belirtiyor. Şehirleşme, eğitim maliyetleri ve yaşam giderlerinin artışı gibi faktörlerin, genç çiftlerin çocuk sahibi olma kararlarını olumsuz etkilediği düşünülüyor. Sektör temsilcileri, bu durumun küresel tedarik zincirleri ve uluslararası ticari ilişkiler üzerinde de yansımaları olabileceğini vurguluyor.