Türkiye, bu yıl kasım ayında dünya iklim diplomasisinin merkezi olmaya hazırlanırken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 31. Taraflar Konferansı (COP31) için Antalya'da kritik hazırlık çalışmalarını başlattı. Bakan Kurum, aynı zamanda 500 bin sosyal konutun inşa edileceği 'Yüzyılın Konut Projesi' kura çekim töreni için bulunduğu Antalya'da, 9-20 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek COP31 öncesi Antalya EXPO Fuar Alanı ve çevresinde detaylı incelemelerde bulundu. Ardından ‘COP31 Başkanı’ unvanıyla altıdan fazla bakanlık ve kurumun temsilcilerinin katılımıyla ilk kapsamlı hazırlık toplantısına başkanlık etti.
Türkiye'nin İklim Diplomasisinde Tarihi Adımı
Türkiye'nin COP zirvelerine ilk kez ev sahipliği yapacak olması, iklim değişikliğiyle mücadelede küresel çabaların en önemli platformlarından birine merkezlik edecek olması anlamına geliyor. Ankara, bu önemli zirvenin başkanlığını üstlenmek için Avustralya ile iki yıla yayılan yoğun bir mekik diplomasisi yürüttü. Bu diplomatik süreç, bir önceki COP30 Taraflar Konferansı'nda nihayete erdi ve Türkiye’nin ev sahipliği ve başkanlığında yapılması kararlaştırıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Bakan Kurum, Türkiye’nin ‘COP31 Başkanı’ olarak resmen görevlendirildi. Bu kararla birlikte, Türkiye, küresel iklim politikalarının şekillenmesinde aktif ve belirleyici bir rol üstlenmiş oldu. Türkiye ile birlikte 197 ülkenin temsilcileri, Antalya’da iklim krizine karşı taahhütlerini, politikalarını ve çözüm önerilerini masaya yatıracak.
Kapsamlı Katılımla İlk Hazırlık Toplantısı
Bakan Kurum'un başkanlık ettiği toplantı, Türkiye'nin zirveye verdiği stratejik önemi ve hazırlıkların çok yönlü bir anlayışla yürütüldüğünü gözler önüne serdi. Antalya EXPO Kongre Merkezi’nde gerçekleşen kritik buluşmaya, ev sahibi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın yanı sıra, Antalya Valisi Hulusi Şahin, TBMM NATO Parlamenter Asamblesi Türk Delegasyonu Başkanı ve Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, bölge milletvekilleri, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Bakan Yardımcıları ile birlikte İçişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve İletişim Başkanlığı'ndan üst düzey temsilciler ve genel müdürler katıldı. Bu geniş katılımlı toplantıda, COP31 hazırlıkları, kurum ve kuruluşların yürüteceği çalışmalar ve izlenecek yol haritası ayrıntılı bir şekilde değerlendirildi. Zirvenin ana temaları, katılımcı ülkelerin beklentileri, güvenlik önlemleri ve lojistik düzenlemeler gibi kritik başlıklar masaya yatırıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda, ilgili tüm kurum ve kuruluşlar ‘COP31 Başkanı’ tarafından yapılacak yönlendirmelere uygun olarak eşgüdüm içinde çalışacak.
Antalya'dan Yükselen İklim Mesajı ve Ekonomik Beklentiler
Bakan Kurum, Antalya'nın COP31'e ev sahipliği yapmasının sadece diplomatik değil, ekonomik ve tanıtım açısından da büyük fırsatlar sunacağını vurguladı. "Bu sene bütün dünyanın gözü bir kez daha Antalya’da olacak," diyen Kurum, Türkiye'nin COP31 başkanlığının önemine dikkat çekti: "Bu zirvede tüm ülkeler iklim değişikliğiyle ilgili karar alırken, dönüp Türkiye’nin sözüne bakacak. Verilen her kararın altında Türkiye’mizin imzası olacak." Kurum, zirvenin Türkiye'nin organizasyon gücünü, vizyonunu ve Antalya'nın misafirperverliğini dünyaya göstereceğinin altını çizdi. Ayrıca, zirveye 196 ülkeden 80 bini aşkın ziyaretçinin gelmesinin beklendiğini belirterek, "Bu misafir akını, Antalya’mızın esnafına, üretimine tanıtımına çok büyük katkı sağlayacak," ifadelerini kullandı. Bu süreçte uluslararası finans kuruluşları ve iklim fonlarının ilgisinin artmasıyla, Türkiye temiz enerji ve iklim finansmanı alanlarında daha fazla yatırım çekme potansiyeli elde edecek.
Küresel İklim Gündeminde Türkiye'nin Rolü ve Gelecek Vizyonu
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansları, 197 ülkenin katılımıyla her yıl düzenlenmekte ve iklim kriziyle mücadelede hayati kararların alındığı platformlar olarak biliniyor. Sera gazı azaltım hedefleri, uyum politikaları, iklim finansmanı, kayıp zarar mekanizmaları ve karbon piyasalarının kurallarının belirlendiği oturumlar, Paris Anlaşması'nın uygulanmasına ilişkin kuralların şekillenmesinde kilit rol oynuyor. Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31, dünya genelinde iklim politikalarının şekillenmesinde, karbon emisyonlarının azaltılması hedeflerinin belirlenmesinde ve gelişmekte olan ülkelere iklim finansmanı sağlanması gibi kritik konuları ele alacak. İklim uzmanları, bu tür zirvelerin sadece deklaratif olmaktan öte, somut eylem planlarının oluşturulması ve uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi açısından vazgeçilmez olduğunu belirtiyor. Antalya, iki hafta boyunca dünyanın dikkatini üzerine çekerek "iklim diplomasisinin merkezi" konumuna gelecek ve küresel tanınırlığını güçlendirecek. Bu zirve aynı zamanda, Türkiye'de yeşil dönüşüm çalışmalarına ivme kazandıracak önemli bir katalizör işlevi görecek.