İçeriğe Atla

Fidan'dan SDG'ye Keskin Uyarı: 'Mutabakatlara Uyun'

Fidan'dan SDG'ye Keskin Uyarı: 'Mutabakatlara Uyun' 🌍 Dünya
AI destekli
... 6 dk Kaynak

Fidan'dan SDG'ye Net Mesaj: Ankara'dan Suriye'nin Kuzeyine Kararlılık Uyarısı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara'nın Suriye'nin kuzeyindeki terör unsurlarına karşı tavizsiz duruşunu ve bölgesel güvenlik önceliklerini, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in ev sahipliğinde gerçekleşen Türkiye-Endonezya Dışişleri ve Savunma Bakanları Ortak Toplantısı'nın ardından tüm dünyaya ilan etti. Endonezya Dışişleri Bakanı Sugiono ve Savunma Bakanı Sjafrie Sjamsoeddin’in de hazır bulunduğu bu kritik basın toplantısında konuşan Bakan Fidan, Türkiye'nin terör örgütü olarak kabul ettiği SDG'ye yönelik sert uyarısını bir kez daha yineledi. Fidan, "Terörle mücadelenin en iyi şekilde devam etmesi gerekiyor. SDG'nin de 10 Mart Mutabakatı'na uyup bir an önce üzerine düşen yükümlülükleri getirmesini bekliyoruz." ifadeleriyle Türkiye'nin ulusal güvenlik ve sınır bütünlüğü konusundaki kararlılığının altını çizdi. Bu uyarı, Ankara'nın Suriye sahasındaki hassasiyetinin ve diplomatik çabalarının en somut göstergesi oldu.

Ankara'nın Kırmızı Çizgileri: Suriye'deki Terör Koridoruna Geçit Yok

Bakan Fidan'ın SDG'ye yönelik kararlı çağrısı, Türkiye'nin ulusal güvenlik kaygılarının ne denli yüksek olduğunun en net göstergesi. Türkiye, uzun süredir Suriye'nin kuzeyinde bir terör koridoru oluşumunun kendi sınırları için kabul edilemez bir tehdit oluşturduğunu vurguluyor. Bu tehditle mücadelede geçmişte başarıyla tamamlanan Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekatları, sınır güvenliğini sağlamak ve bölgede terör oluşumlarını engellemek amacıyla gerçekleştirilmişti. Ankara, bu operasyonlarla elde edilen kazanımların diplomatik yollarla pekiştirilmesi ve uluslararası mutabakatlara tam uyum beklentisiyle hareket ediyor.

Özellikle 10 Mart Mutabakatı, bölgedeki terör örgütlerinin faaliyetlerini kısıtlamak, bölge halkının huzurunu ve Türkiye'nin güvenlik endişelerini gidermek adına hayati maddeler içeriyor. Bu mutabakat, daha önce yaşanan benzer gerilimleri sonlandırmak ve diplomatik bir çerçeve çizmek amacıyla imzalanmış kritik bir belge olarak biliniyor. Ankara, bu mutabakatın tüm taraflarca eksiksiz uygulanmasını bekliyor. Fidan, basın toplantısının düzenlendiği aynı gün içerisinde Suriye Dışişleri Bakanı ile de bir görüşme gerçekleştirdiğini belirterek, "Son aşamada nereye gelindi, ne yapılıyor, onları yakından takip ediyoruz." dedi. Bu eş zamanlı görüşme, Ankara'nın Suriye'deki dinamikleri anlık olarak izlediğini ve diplomasinin tüm araçlarını aktif olarak kullandığını gözler önüne serdi. Fidan, Suriye'de kamu düzeninin sağlanmasının, halkın refahı ve huzuru açısından fevkalade önemli olduğunu da sözlerine ekledi. Ayrıca, Yemen, Somali ve Sudan'da cereyan eden olaylarla ilgili de görüş alışverişinde bulunulduğu bilgisini paylaştı, bu da Suriye dosyasının daha geniş bölgesel güvenlik bağlamında değerlendirildiğini gösteriyor.

SDG Adım Atmazsa Ankara'dan Muhtemel Hamleler: Sahadaki Gerilim Potansiyeli

Diplomatik kaynaklar ve güvenlik uzmanları, SDG'nin 10 Mart Mutabakatı'na uymaması durumunda bölgede gerilimin daha da tırmanabileceği ve Türkiye'nin ulusal güvenlik çıkarları doğrultusunda yeni adımlar atmakta tereddüt etmeyeceği uyarısında bulunuyor. Ankara, ulusal güvenliğini tehdit eden unsurlara karşı her türlü tedbiri alma hakkını saklı tuttuğunu ve tüm seçeneklerin masada olduğunu defalarca dile getirmiştir. Geçmişteki başarılı sınır ötesi operasyonlar, Türkiye'nin bu konudaki kararlılığının somut göstergeleridir. Bölgedeki istikrarsızlığın sürmesi, uluslararası toplumun da dikkatini çekerken, Türkiye'nin bu çağrısının cevapsız kalması halinde sahadaki gelişmelerin seyri büyük önem taşıyor. Bu durum, Suriye meselesinin geleceği açısından hem bölgesel hem de uluslararası aktörler nezdinde önemli bir dönemeç teşkil ederken, sahadaki gelişmeler ve diplomatik temaslar yakından takip ediliyor.

Asya-Pasifik'e Köprüler: Türkiye-Endonezya Stratejik Ortaklığı Derinleşiyor

Dışişleri Bakanı Fidan, konuşmasının başında geçen ay Endonezya'nın Sumatra bölgesinde meydana gelen toprak kaymaları ve sel felaketleri nedeniyle Endonezyalı bakanlara taziyelerini dile getirerek, "Bu zor süreçte Endonezya halkıyla dayanışma içinde olduğumuzu da özellikle vurgulamak isterim." dedi. Türkiye ve Endonezya arasındaki güçlü ilişkiler, siyasi liderlerin öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor ve son dönemdeki üst düzey temaslarla belirginleşiyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Şubat 2025'te Endonezya'nın başkenti Cakarta'yı ziyaret ettiği ve Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin (YDSK) ilk toplantısını düzenlediği Fidan tarafından hatırlatıldı. Fidan, bilahare Endonezya Cumhurbaşkanı Sayın Subianto'nun nisan ayında Türkiye'yi ziyaret etmesiyle bu üst düzey diyaloğun istikrarlı bir şekilde devam ettiğini belirtti. Fidan, "Liderlerimiz, iki ülke arasındaki ilişkileri en ileri düzeye taşıma konusunda bizleri talimatlandırmışlardır. Bu güçlü iradeden hareketle bugünkü toplantımızda stratejik iş birliğimizin tüm boyutlarını ele alma imkanımız oldu." sözleriyle iki ülke arasındaki liderler düzeyindeki ortak vizyonu aktardı. Bu karşılıklı ve sık üst düzey ziyaretler, ikili ilişkilerin sadece diplomatik düzeyde değil, stratejik bir ortaklık ekseninde ilerlediğini gösteriyor.

"Yeniden Asya" Vizyonu: Ticari ve Diplomatik Atılımlar Hız Kazanıyor

Türkiye ve Endonezya arasındaki ticaret hacminin kısa sürede 10 milyar dolar seviyesine çıkarılması hedefleniyor. Bakan Fidan, "Bu çerçevede müteahhitlik, enerji, sağlık ve helal gıda alanlarında stratejik iş birliğimizi derinleştirmeyi hedefliyoruz." dedi. Ankara'nın Asya-Pasifik'e yönelik bütüncül dış politika misyonunun çerçevesini "Yeniden Asya" girişimiyle çizdiğini ifade eden Fidan, "Bu doğrultuda Asya'daki ülkelerle ve bölgesel kuruluşlarla iş birliğimizi karşılıklı fayda temelinde güçlendirmeye devam ediyoruz. Görüşmelerimizle ASEAN (Güneydoğu Asya Uluslar Birliği) ile ilişkilerimizi diyalog ortaklığı seviyesine yükseltmek yönündeki irademizi bir kez daha teyit ettik. Endonezya'nın bu konudaki yapıcı desteğinden de memnuniyet duyuyoruz." sözleriyle Türkiye'nin küresel rekabetteki konumunu güçlendirme arzusunu ortaya koydu. Fidan ayrıca, iki gün önce Malezya Başbakanı'nı Türkiye'de ağırlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Asya'daki stratejik yürüyüşünün istikrarlı bir şekilde devam ettiğinin somut bir göstergesi olduğunu vurguladı. Bu ziyaretler, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesine verdiği önemi ve "Yeniden Asya" vizyonunu somut adımlarla pekiştirdiğini ortaya koyuyor.

Küresel Krizlere Ortak Yaklaşım: Gazze'den Yemen'e İnsani Dayanışma

Görüşmelerde bölgesel ve küresel gelişmelerin de kapsamlı bir şekilde ele alındığını belirten Fidan, Filistin ve Gazze meselesinin bunların başında geldiğini vurguladı. "Gazze konusunda Endonezya'yla beraber, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi tarafından oluşturulan temas grubundaki 8 üye ülkeden biriyiz. Geçtiğimiz iki yıl boyunca Endonezya'yla bu konuda muazzam bir iş birliği yaptık. Bugüne kadar aldığımız bütün sonuçlarda Endonezya'nın da katkısı var." sözleriyle iki ülkenin ortak ve kararlı çabalarına dikkat çekti. Fidan, İslam ülkelerinin kendi bölgelerine ait sorunları ele almada gerekli inisiyatifi, cesareti, çabayı ve samimiyeti gösterdiklerinde mesafe kaydedilebildiğinin Gazze örneğinde görüldüğünü ve bunun başka yerlerde de tekrar edilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca Yemen, Somali ve Sudan'daki olaylarla ilgili de görüş alışverişinde bulunulduğu belirtildi. Bu ortak tutum, Türkiye'nin bölgesel sorunlara sadece kendi perspektifinden değil, küresel iş birliği ruhuyla ve insani hassasiyetle yaklaştığını gösteriyor, Ankara ve Cakarta'nın uluslararası arenadaki sorumluluk bilincini pekiştiriyor.

Yeni Dünya Düzeninde Ankara-Cakarta Hattı: Bölgesel ve Küresel İstikrarın Adresi

Dışişleri Bakanı Fidan, görüşmelerde özellikle Asya-Pasifik'teki gelişmelerle ilgili bilgi aldıklarını kaydederek, Türkiye'nin bölgede yürütmekte olduğu politikayı daha iyi ayarlamakta ve yönlendirmede bu bilgilere ve koordinasyona her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğunu dile getirdi. Bölgede Endonezya gibi güçlü bir ortağın varlığı memnuniyetle karşılanırken, Fidan, "Asya-Pasifik'teki bu istikrarlı yürüyüşümüz, ortaklarımızla beraber devam edecektir." diyerek Türkiye'nin Asya'ya yönelik kapsamlı ve uzun vadeli stratejisinin altını çizdi. Bugünkü toplantı, Türkiye ve Endonezya'nın ikili, bölgesel ve küresel meselelerde ortak bir vizyona sahip olduğunu bir kez daha ortaya koyarken, siyasi ve güvenlik iş birliğinin bütüncül bir anlayışla derinleştirileceği sinyalini verdi. Ankara, çok kutuplu hale gelen küresel düzende bölgesel ve küresel çapta istikrar ve iş birliğini merkeze alan dış politika vizyonunu kararlılıkla sürdürüyor ve Endonezya ile bu vizyonu güçlendirmeyi hedefliyor. Bu stratejik diyalog, iki ülkenin dünya sahnesindeki etkinliğini artırma potansiyeli taşıyor.

Bu haber, yapay zeka teknolojisi destekli olarak hazırlanmıştır. Detaylı bilgi için Editoryal Politikamızı inceleyebilirsiniz. Orijinal kaynak: kaynak habere git

Sonraki haber yükleniyor...
Otomatik yükleme durduruldu
© 2026 YeniTürk Hakkımızda