İçeriğe Atla

Gazze'de Görme Engelli Ailenin Dramı: Nuseyrat'ta Hayat Mücadelesi

Gazze'de Görme Engelli Ailenin Dramı: Nuseyrat'ta Hayat Mücadelesi 🌍 Dünya
AI destekli
... 4 dk Kaynak

Gazze'nin Gözleri Kapanan Ailesinin Acı Yürüyüşü: Nuseyrat'ta Yeni Bir Yaşam Çığlığı

Gazze Şeridi, yaklaşık iki yıldır İsrail'in kesintisiz saldırıları altında yaşam mücadelesi verirken, bu zorlu coğrafyanın en dramatik hikayelerinden biri, görme engelli Yusuf ve İman Eyyub çiftinin Nuseyrat Mülteci Kampı'ndaki derme çatma, yıpranmış çadırlarında sürüyor. En büyüğü 12 yaşında olan üç çocuklarıyla birlikte hayata tutunmaya çalışan Eyyub ailesi, sadece savaşın değil, görme engellerinin getirdiği katmerli ve tarifsiz zorluklarla boğuşuyor. Sağlıklı bireylerin bile hayatta kalmakta güçlük çektiği bu bölgede, onların her günü, Gazze'deki sayısız masumun sessiz çığlığını ve uluslararası toplumun vicdanına yöneltilen bir soruyu temsil ediyor.

Ablukanın Gölgesinde On Yedi Yıllık Dram: Gazze'nin Acı Tarihi

Filistin topraklarında onlarca yıldır süren çatışmalar ve İsrail'in 2007'den bu yana Gazze Şeridi'ne uyguladığı abluka, bölgedeki insani durumu kalıcı bir felakete sürükledi. 2014 ve 2021 yıllarındaki büyük çaplı operasyonlarla iyice kırılgan hale gelen Gazze, özellikle 2023 Ekim ayından bu yana benzeri görülmemiş bir yıkıma sahne oluyor. Aralıksız saldırılar, bölgedeki sağlık, eğitim, su ve enerji altyapısını tamamen çökertmiş, yaklaşık 2.3 milyonluk nüfusun büyük bir kısmını yerinden etmiş ve temel ihtiyaçlara erişimi neredeyse imkansız hale getirmiştir. Bu yıkımın ortasında, Eyyub ailesi gibi yüz binlerce masum, uluslararası hukukun hiçe sayıldığı bir coğrafyada hayatta kalma mücadelesi veriyor. Birleşmiş Milletler raporları ve Uluslararası Af Örgütü gibi kuruluşların defalarca dile getirdiği insani felaket uyarıları, gelinen noktanın vahametini gözler önüne seriyor.

Minik Omuzlardaki Dev Sorumluluk: Ailenin Direniş Öyküsü

Nuseyrat Kampı'nın derme çatma, en basit insani koşullardan bile yoksun çadırında, Yusuf ve İman Eyyub çiftinin görme engelli olması ve kendilerine yardım edebilecek başka kimselerinin bulunmaması, çocukları küçük yaşta yetişkin sorumluluklarına itiyor. Ailenin erkek çocukları, babaları Yusuf Eyyub'a su taşıma, insani yardımları temin etme ve kampın tozlu, karmaşık yollarında rehberlik etme gibi hayati görevlerde destek olurken; kız çocukları ise anneleri İman Eyyub'a bulaşık yıkama ve temizlik gibi ev işlerinde yardımcı oluyor. Bu durum, Gazze'de savaşın çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisini, bir neslin omuzlarına binen ağır yükü ve zoraki bir olgunlaşmayı gözler önüne seriyor. Eyyub çocukları, sadece ebeveynlerinin gözleri olmakla kalmıyor, aynı zamanda ailelerinin hayatta kalma mücadelesinin de temel direkleri haline geliyor.

Acı Bir Yolculuk: Göçün ve Açlığın Kör Yüzü

İsrail saldırılarının başladığı günden bu yana sayısız kez göç etmek zorunda kaldıklarını belirten görme engelli baba Yusuf Eyyub, karşılaştıkları zorlukları yürek burkan sözlerle YeniTürk Haber Merkezi'ne anlattı: “Göç, herkes için zor. Biz görme engelliler için ise çok daha zor. Oğlum Bilal 12 yaşında, sabahtan akşama kadar yemek aradığı oluyor. Biraz ekmek bulursak yiyoruz, yoksa yok.” Eyyub, daha önce Aksa Şehitleri Hastanesi yakınlarına sığındıklarında, çocuklarının orada tanık oldukları dehşet verici manzaralar nedeniyle geceleri uyuyamadıklarını, sürekli kabus gördüklerini ve adeta çocukluklarını kaybettiklerini ifade ediyor. Engellerinin yanı sıra, kalabalık göç güzergahları ve kamplardaki insanlık dışı yoğunluk nedeniyle bulaşıcı hastalıkların da baş gösterdiğini belirten baba, mevcut insani koşulların kabul edilemez boyutlara ulaştığını vurguluyor. Bu durum, çatışma bölgelerindeki çocukların yaşadığı derin psikolojik travmayı ve uzun vadeli etkilerinin gelecek nesiller üzerindeki ağır yükünü de gözler önüne seriyor.

Gıda Kuyruklarında Bir Ölüm Kalım Mücadelesi: Anne İman Eyyub'un Feryadı

Küçük kızının yardımıyla çadırdaki günlük işlerini yapan görme engelli anne İman Eyyub da göç etmenin ve gıda temin etmenin akıl almaz zorluklarını dile getiriyor: “Yemek dağıtımına gittiğimde 4 kere yandım, kalabalığın arasında ezilme tehlikesi atlattım. Yemek alabilirsek alıyoruz. Bir keresinde çocuklarım 4 gün hiç yemek yemediler.” Bu acı dolu sözler, Gazze'deki yaşam mücadelesinin en çarpıcı ve can yakıcı gerçeklerinden birini gözler önüne seriyor. Temel gıda maddelerine ulaşmanın dahi bir ölüm kalım savaşına dönüştüğü Nuseyrat Kampı'nın çamurlu, yıkık dökük yollarında, derme çatma çadırların gölgesinde devam eden bu mücadele, savaşın en masum kurbanlarının sessiz çığlığını ve uluslararası insani yardım kuruluşlarının çaresizliğini yansıtıyor.

Uluslararası Vicdan Sınavı: Gazze İçin Gelecek Perspektifi

Gazze Şeridi'nden gelen her yeni görüntü ve haber, uluslararası insani yardım kuruluşlarının ve Birleşmiş Milletler'in defalarca yaptığı "acil müdahale" çağrılarını bir kez daha gündeme taşıyor. İnsani krizin boyutları her geçen gün daha da derinleşirken, başta çocuklar, engelliler ve yaşlılar olmak üzere savunmasız grupların yaşam şartları kritik seviyelere ulaşmış durumda. Yardımların bölgeye ulaştırılmasındaki engeller ve siyasi iradenin yetersizliği, milyonlarca Filistinlinin kaderini belirsizliğe iterken, Yusuf Eyyub son bir umutla dünyaya sesleniyor: “Kalbi, vicdanı olan ve bizi gören herkese sesleniyorum. Gazze'de insani şartlarda yaşamıyoruz. Görenlerin bile yaşayabileceği bir hayat değilken bir de biz görme engelliyiz. Çocuklarımız için hayatın güzelleşmesini istiyoruz.”

Bu feryat, sadece Eyyub ailesinin değil, Gazze'deki tüm mazlumların ortak çığlığı niteliğinde. Çocuklarının gözleri ve rehberliğiyle hayatta kalmaya çalışan bu ailenin geleceği için duyulan derin endişe, insaniyetin sınandığı bu coğrafyada yaşanabilir bir hayat arayışını özetliyor. Uluslararası toplumun acilen harekete geçmemesi halinde, Gazze'deki bu insani felaketin kalıcı izleri, sadece bölgeyi değil, tüm insanlığı derinden etkileyecek ve yeni krizlerin fitilini ateşleyecektir. Bu çocukların kayıp çocuklukları ve travmaları, barışın tesisi yolunda aşılması gereken en büyük engellerden biri olarak önümüzde duruyor.

Bu haber, yapay zeka teknolojisi destekli olarak hazırlanmıştır. Detaylı bilgi için Editoryal Politikamızı inceleyebilirsiniz. Orijinal kaynak: kaynak habere git

Sonraki haber yükleniyor...
Otomatik yükleme durduruldu
© 2026 YeniTürk Hakkımızda