Halep'te Tarihi Dönüm Noktası: Operasyonlar Durdu, YPG Çekiliyor
Suriye'nin kadim kenti Halep, iç savaşın başladığı 2011'den bu yana derin insani dramlara ve şiddetli çatışmalara sahne oldu. Özellikle şehrin stratejik Şeyh Maksud Mahallesi, uzun süredir terör örgütü YPG'nin gölgesinde bir gerilim merkezi olarak biliniyordu. Ancak şimdi, bölgenin makus talihini değiştirebilecek kritik bir adım atıldı: Suriye Ordusu Operasyonlar Komutanlığı, yerel saatle 15.00 itibarıyla mahalledeki tüm askeri operasyonları durdurduğunu duyurdu.
Bu tarihi kararı takiben, terör örgütü YPG unsurlarının Şeyh Maksud'dan tamamen çekileceği bildirildi. Çekilen örgüt üyelerinin, silahları teslim alınmak suretiyle Fırat'ın doğusundaki stratejik öneme sahip Tabka kentine nakledileceği açıklandı. Komutanlık, aynı zamanda bölgedeki tüm sağlık ve kamu tesislerinin devlete ait kurumlara devredileceğini ve Suriye Ordusu'nun Şeyh Maksud Mahallesi sokaklarından kademeli olarak çekilme sürecine başlayacağını belirtti. Bu gelişmeler, on yılı aşkın süredir çatışmalarla boğuşan Halep için yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlanıyor.
Yasin Hastanesi Vakası: Canlı Kalkan Dramından Güvenliğe İlk Adım
Bu geri çekilme kararı, Halep'in yıllardır süren insani dramlarla boğuştuğu bir dönemin ardından geldi. Şehrin kritik sivil altyapılarından biri olan Yasin Hastanesi'nde mevzilenen terör örgütü YPG unsurlarının, silahları alınarak Tabka kentine sevk edilmesi, bölgedeki gerilimi doğrudan azaltma potansiyeli taşıyor. Yerel kaynaklar, hastaneye sığınan teröristlerin, uluslararası savaş hukukunu hiçe sayarak sivilleri canlı kalkan olarak kullandığını ve bölgedeki insani durumu içinden çıkılmaz bir hale getirdiğini bildirmişti. Bu geri çekilme, bölge halkı için sadece derin bir nefes alma imkanı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda uluslararası hukuk ihlallerine son verilmesi adına da önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Yasin Hastanesi'nde yaşanan bu trajik durumun sona ermesi, Halep genelinde daha somut bir güvenlik vaadinin ilk işareti olarak kabul ediliyor.
Halep'in Tarihi Direnişi ve Ekonomik Yükü
Ortadoğu'nun en kadim yerleşim yerlerinden biri olan Halep, binlerce yıldır medeniyetlerin beşiği ve Suriye'nin ticari kalbi olmuştur. Ülkenin en büyük ve ekonomik can damarı olarak bilinen bu şehir, 2011'de başlayan iç savaşla birlikte tam 13 yılı aşkın süredir eşi benzeri görülmemiş bir yıkıma uğradı. Şehrin yakın tarihindeki en dramatik dönemlerden biri, 2016 yılındaki şiddetli kuşatma ve ardından gelen çatışmalarla yaşanmış, bu süreçte Halep dünya kamuoyunun vicdanında derin yaralar açmıştı.
Bir zamanlar hareketli çarşıları ve sanayi bölgeleriyle tanınan kent, terör örgütlerinin tahakkümü ve amansız çatışmalar nedeniyle adeta harabeye döndü, eski ihtişamını büyük ölçüde yitirdi. Özellikle kentin kuzey bölgeleri, terör örgütü YPG'nin kontrolü veya sürekli tehdidi altında kalarak bitmek bilmeyen çatışma, güvensizlik ve abluka ortamıyla boğuştu. Bu karanlık süreçte yüz binlerce masum sivil hayatını kaybederken, milyonlarca insan yerinden edildi ve temel insani ihtiyaçlara dahi erişimde zorluklar yaşandı.
Bu zorlu arka plan dikkate alındığında, Suriye Enformasyon Bakanı Hamza Mustafa'nın ülkenin resmi ajansı SANA'ya yaptığı açıklamalar, Halep'in içinde bulunduğu çıkmazı ve şimdi atılan adımın stratejik önemini çarpıcı biçimde gözler önüne seriyor. Bakan Mustafa, "Suriye'nin ekonomik başkenti Halep, YPG'nin günlük tehdidi altındaydı. Ulusal medya, olayları bilgi ve açıklık açısından objektif bir şekilde ele alarak profesyonel bir yol izledi" ifadelerini kullanarak, bölgedeki terör tehdidinin sadece güvenlik değil, aynı zamanda şehrin ekonomik canlanma potansiyeli üzerindeki yıkıcı etkisine de dikkat çekmişti. Bu ifadeler, Halep'in yıllardır omuzladığı ağır yükü ve bu yükün hafifletilmesinin, sadece insani değil, aynı zamanda ekonomik toparlanma için de ne denli hayati olduğunu bir kez daha güçlü bir biçimde vurguluyor.
Suriye'nin Kuzeyinde Yeni Güvenlik Mimarisi: Geçmişten Dersler
Halep'te yaşanan bu son gelişme, Suriye'nin kuzeyinde son yıllarda ortaya konan bölgesel güvenlik mimarisinin kritik bir parçası olarak değerlendiriliyor. Daha önce de Türkiye'nin öncülüğünde gerçekleştirilen Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekatları sonucunda terör unsurları sınır hattından uzaklaştırılmıştı. Bu operasyonlar, bölgedeki istikrarsızlığın temel nedenlerinden birinin terör örgütlerinin varlığı olduğunu açıkça ortaya koymuştu.
Geçmişteki benzer geri çekilme veya anlaşma süreçleri, genellikle bölgesel aktörlerin ve uluslararası güçlerin arabuluculuğuyla hayata geçirilmiş, ancak kalıcı çözümler konusunda çoğu zaman yetersiz kalmıştı. Halep'teki bu yeni durum, geçmişteki deneyimlerden ders çıkarılarak bölgeye gerçek anlamda bir barış ve güvenlik getirme potansiyeli taşıyor. Ancak, bu tür anlaşmaların sahada uygulanması ve sürdürülebilirliği konusundaki zorluklar göz önüne alındığında, atılan bu adımı ihtiyatlı bir iyimserlikle karşılamak daha gerçekçi bir yaklaşım olacaktır.
Geri Çekilmenin Sürdürülebilirliği ve Uluslararası Gözlem Beklentisi
Halep'ten gelen bu umut verici haber, Suriye'nin karmaşık sahasında geçmişte yaşanan benzer geri çekilme ve anlaşma süreçlerinin bıraktığı soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Bu tür adımların kalıcılığı ve sürdürülebilirliği, bölge genelindeki barış ve istikrar açısından hayati öneme sahip. Terör unsurlarının sadece yer değiştirmesi değil, bölgeden tamamen temizlenmesi ve sivil hayatın tam anlamıyla normalleşmesi için uluslararası toplumun ve bölgesel aktörlerin sıkı bir işbirliği içinde olması gerektiği vurgulanıyor.
Özellikle çekilme sürecinin şeffaf bir şekilde denetlenmesi, teröristlerin silahlarının teslimi ve militanların geleceği gibi kritik konularda net mekanizmaların oluşturulması büyük önem taşıyor. Bu adımlar, Halep halkı için kalıcı bir güven ortamının sağlanmasında hayati rol oynayacaktır. Bölgedeki insani yardım kuruluşları ve bağımsız gözlemciler, süreç boyunca sivillerin güvenliğinin ve temel hizmetlere kesintisiz erişiminin garanti altına alınmasının önemine dikkat çekiyor. Uluslararası gözlem, bu sürecin başarısı için vazgeçilmez bir unsurdur.
Bölgesel Güç Dengeleri ve Ankara'nın Stratejik Beklentileri
Halep'ten gelen bu kritik geri çekilme haberi, bölgesel güvenlik kaynakları tarafından Suriye'nin kuzeyindeki güç dengelerini temelden yeniden şekillendirebilecek stratejik bir gelişme olarak yorumlanıyor. Güvenlik uzmanları ve bölge analistleri, terör örgütü YPG'nin Halep gibi stratejik bir kentten tamamen çekilmesinin, Suriye iç savaşına dahil olan farklı aktörler arasındaki gelecekteki müzakereler için yeni ve çok daha olumlu bir zemin yaratabileceği görüşünde. Bu tarihi adım, uzun süredir devam eden istikrarsızlık ve çatışma sarmalına karşı diplomatik çabaları hızlandırabilir ve Halep'in genelinde kalıcı barış ile istikrarın sağlanması adına bir dönüm noktası teşkil edebilir.
Türkiye açısından bakıldığında ise, Suriye sınır hattındaki terör varlığının kademeli olarak azalması ve Halep gibi kilit stratejik öneme sahip bir şehirde istikrarın yeniden tesis edilmesi, Ankara'nın bölgesel güvenlik endişelerini önemli ölçüde hafifletebilecek kritik bir kazanım olarak değerlendirilmekte. Türkiye, uzun yıllardır sınırlarının güneyinde oluşmuş terör koridoruna karşı kararlı bir mücadele yürütüyor ve bu tür geri çekilmeler, Ankara'nın güvenlik hedefleriyle örtüşüyor. Bu geri çekilme, sadece Halep'in geleceği için değil, tüm Suriye'nin kaderi ve geniş bölgesel barış arayışları için yepyeni, umut dolu bir sayfa açma potansiyeli taşıyor. Ancak, sahadaki uygulamanın ne kadar sürdürülebilir olacağı, yerinden edilmiş kişilerin güvenli geri dönüşlerinin nasıl sağlanacağı, uluslararası diplomasinin bu sürece nasıl katkı sağlayacağı ve bölgesel aktörlerin atacağı sonraki adımlar, bölgedeki tüm gözlerin merakla beklediği en önemli gelişmeler arasında yer alıyor.