Suriye ordusu, 8 Ocak sabahı itibarıyla Halep kent merkezinde, terör örgütü YPG/SDG'nin kontrolündeki kritik mahallelere yönelik kapsamlı bir operasyon başlattı. Suriye Savunma Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, harekatın hedefinde örgütün işgali altındaki Şeyh Maksud, Beni Zeyd ve Eşrefiyye bölgeleri bulunuyor. Operasyon, terör örgütünün sivil halkı ve güvenlik güçlerini hedef alması sonucu 4 kişinin hayatını kaybetmesi ve 18 kişinin yaralanmasıyla artan gerilimin ardından geldi.
Halep'in Kadim Mücadelesi: Yıllar Süren Direnişin Mirası
Ortadoğu'nun kadim şehirlerinden Halep, Suriye iç savaşının başından bu yana stratejik konumu nedeniyle çatışmaların ve jeopolitik çekişmelerin odağı olmuştur. Kent, 2012 yılında muhalif güçlerin eline geçmesinin ardından doğu ve batı olarak ikiye bölünmüş, 2016 yılındaki şiddetli kuşatma sonrası merkezi Suriye yönetimi tarafından tamamen kontrol altına alınmıştı. Ancak kentin kuzey bölgeleri terör örgütlerinin tehdidi altında kalmaya devam etmişti. Bu son operasyon, Halep'in kuzey bölgelerindeki kontrolünü tam anlamıyla tesis etme kararlılığının yeni bir safhası olarak değerlendiriliyor ve kentin savaş süresince yaşadığı çalkantılı geçmişine yeni bir sayfa ekliyor.
Kapsamlı Harekatın Detayları: Sokağa Çıkma Yasağı ve İnsani Geçitler
Halep'teki kritik operasyonun ilk saatlerinde Suriye Ordusu Operasyonlar Heyeti, 8 Ocak saat 13.30'dan itibaren Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerinde ikinci bir duyuruya kadar sokağa çıkma yasağı ilan etti. Halktan PKK/YPG noktalarından uzak durmaları istenirken, Suriye Savunma Bakanlığı, bu harekatla Halep'in stratejik mahallelerindeki YPG/SDG varlığına son vermeyi hedeflediğini vurguladı.
Eş zamanlı olarak, Halep Valiliği de 8 Ocak'ta, saat 10.00 ile 13.00 arasında Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde sivillerin güvenli bölgelere tahliyesini sağlamak amacıyla iki insani geçidin yeniden açıldığını duyurdu. Ancak tahliye süreciyle birlikte terör örgütü PKK/YPG, Suriye Ordusu'nun geniş çaplı operasyonuna karşılık vererek Eşrefiyye, Şeyh Maksut ve Beni Zeyd mahallelerine komşu bölgelerin yanı sıra Halep Üniversitesi ve öğrenci yurtlarının bulunduğu bölgelere havan ve top mermisiyle saldırdı. Suriye Ordusu bu saldırılara anında ve kararlılıkla karşılık verdi.
Washington'dan Endişeli Bakış, Ankara'dan Tam Destek
Suriye ordusunun Halep'teki bu hamlesine uluslararası toplumdan ilk tepkiler gecikmedi. ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, 8 Ocak'ta resmi X hesabından yaptığı paylaşımda, "ABD, Halep’in Eşrefiyye ve Şeyh Maksud mahallelerindeki gelişmeleri büyük endişeyle yakından takip ediyor." ifadesini kullanarak tarafları itidalli olmaya ve sivil halkın can güvenliğini korumaya çağırdı.
Bu gelişmeler karşısında Milli Savunma Bakanlığı'ndan önemli bir açıklama geldi. Bakanlık, "Terör örgütünün sivil halkı ve güvenlik güçlerini hedef alarak 4 kişinin ölmesi ve 18 kişinin yaralanması üzerine Suriye hükümeti kamu düzeni ve vatandaşlarının can güvenliğini sağlamak maksadıyla Halep’te terörle mücadele operasyonu başlatmıştır. Bu operasyon tamamıyla Suriye Ordusu tarafından gerçekleştirilmektedir. Suriye’nin güvenliği bizim güvenliğimizdir. Türkiye, Suriye’de yaşanan gelişmeleri yakından takip etmektedir. Ülkemiz, ‘Tek Devlet, Tek Ordu’ ilkesi doğrultusunda Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğü temelinde, terör örgütleriyle mücadelesini desteklemektedir." ifadeleriyle Suriye'nin terörle mücadelesine açık destek verdiğini ve bu kapsamda, Suriye'nin yardım talep etmesi hâlinde, geçmişte de gündeme gelen eğitim, danışmanlık ve teknik destek dahil her türlü gereksinimi sağlayabileceğinin sinyalini verdiğini duyurdu.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi ile Ankara'daki Bakanlıkta düzenlediği ortak basın toplantısında konuyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Fidan, “(Suriye’de) Şimdi zaman ulusal birlik zamanıdır. SDG’nin bu noktada üzerine düşeni yapması lazım. Fakat onun yerine İsrail ile bir koordinasyon içerisinde, İsrail’in bölgemizde yürüttüğü ‘böl, parçala, yönet’ politikasına alet olacak bir aktöre dönüşmesi de maalesef tesadüf değil.” sözleriyle SDG'nin rolünü ve bölgesel politikaları eleştirdi.
Kritik Ültimatom ve Düzenli Tahliye Süreci Başladı
8 Ocak akşamı Suriye Ordusu, Eşrefiyye mahallesini büyük ölçüde kontrol altına almayı başardı. Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlı Özel Görev Gücü Birimleri de mahalleye giriş yaparak mayın ve el yapımı patlayıcı tehlikelerine karşı titiz bir arama tarama faaliyetine başladı. Çatışmalar mahallenin bazı kesimlerinde ve Şeyh Maksud Mahallesi hattında bir süre daha devam etti.
Gece saatlerinde Suriye Savunma Bakanlığı, terör örgütü YPG/SDG’ye Halep’i terk etmesi için gece 03.00 ile 09.00 saatleri arasında süre tanıdığını ve bu saatler arasında ateşkes uygulanacağını duyurdu. Bakanlık, açıklamasında silahlı grupların sadece hafif bireysel silah taşımasına izin verileceğini, güvenli geçişlerinin Suriye ordusu tarafından sağlanarak ülkenin kuzeydoğu bölgelerine çıkışlarına imkan tanınacağını açıkça belirtti.
9 Ocak sabahı Suriye ordusu, YPG/SDG’nin kontrolündeki Beni Zeyd Mahallesi’ni de büyük ölçüde kontrol altına alarak arama tarama faaliyetlerine başladı. Aynı sabah, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, dün gece ilan edilen geçici ateşkesin uzatılması için çalıştıklarını ifade ederek, "tüm taraflara geçici ateşkesi mümkün kılan itidal ve iyi niyetleri için" teşekkürlerini iletti.
Suriye ordusunun verdiği mühletin sona ermesinin ardından, terör örgütü YPG/SDG unsurlarının Fırat Nehri’nin doğusuna gönderilmesi için tahliye süreci resmen başladı. Fırat Nehri’nin doğusuna gidecek olan otobüsler, Halep'in stratejik noktalarından Leramun Kavşağı’nda toplanarak tahliye operasyonuna hazır hale getirildi.
Halep'in Geleceği ve Bölgesel Dengelerin Yeniden Şekillenmesi
Son durum itibarıyla güvenlik kaynakları, Eşrefiyye ve Beni Zeyd mahallelerinin büyük bölümünün merkezi yönetimin kontrolüne geçtiğini, ancak Şeyh Maksud mahallesinde ise tam olarak güvenlik sağlanamadığını belirtiyor. YPG/SDG unsurlarının Fırat Nehri’nin doğusuna çekilmesi, Halep ve genel olarak Suriye'nin kuzeyindeki dengeleri yeniden şekillendirecek kritik bir adım olarak görülüyor. Bu gelişme, Ankara'nın "Tek Devlet, Tek Ordu" ilkesi doğrultusunda Suriye'nin birliğini ve toprak bütünlüğünü destekleme politikasını güçlendirirken, Türkiye'nin Suriye'ye sunabileceği eğitim, danışmanlık ve teknik destek gibi imkanlarla bölgesel terörle mücadeledeki ortak potansiyeli de artırıyor.
Ancak, ABD'nin bölgedeki politikaları ve YPG/SDG ile olan ilişkisi, bu tahliye sürecinin ve Halep'teki yeni durumun gelecekteki yansımaları açısından hala belirleyici bir faktör olmaya devam edecektir. Dışişleri Bakanı Fidan'ın İsrail'le koordinasyon eleştirisi, bölgesel denklemin ne denli karmaşık olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Halep'teki bu kritik operasyon, Suriye'nin genel istikrarı ve uluslararası ilişkiler açısından yeni bir dönemin kapısını aralıyor olabilir; ancak bölgedeki aktörlerin adımları, bu yeni dönemin seyrini belirleyecek anahtar faktör olacak.