Irak Hava Gücünde Stratejik Hamle: Pakistan ve Fransa ile Çok Yönlü Modernizasyon
Ortadoğu'nun stratejik dengelerini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyan kritik bir dönemde, Irak, hava gücünü modernize etme yolunda iddialı adımlar atıyor. Bu kapsamda, Irak Hava Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Pilot Mohanad Ghalib Mohammed Radi Al-Asadi, Pakistan'ın geliştirdiği çok rollü JF-17 Thunder savaş uçakları ve Süper Mushshak eğitim uçaklarına "büyük ilgi duyduğunu" açıkça ifade etti. Bu stratejik açıklama, Pakistan Hava Kuvvetleri Komutanı Hava Orgeneral Zaheer Ahmed Baber Sidhu'nun Bağdat'a gerçekleştirdiği resmi ziyaret sırasında, iki komutan arasındaki kritik görüşmelerde gündeme geldi. Görüşmelerde sadece ortak eğitim programları, kapasite geliştirme ve askeri iş birliğinin artırılması değil, aynı zamanda operasyonel iş birliğinin iyileştirilmesi de özel olarak vurgulandı.
Bağdat'ın Hava Savunma İhtiyacı: Neden Şimdi?
Irak'ın hava kuvvetlerini güçlendirme ve envanterini çeşitlendirme hedefi, uzun yıllardır süregelen güvenlik sorunları ve özellikle terör örgütleriyle mücadelede hava gücünün kritik önemi göz önüne alındığında daha da belirginleşiyor. DAİŞ gibi terör örgütlerinin tehdidi, ulusal hava sahası güvenliğinin sağlanması ve sınır ötesi operasyonların etkin yürütülmesi, Bağdat'ı modern ve yetenekli bir hava kuvvetine sahip olmaya iten temel faktörler arasında yer alıyor. Mevcut filo yapısı ve operasyonel ihtiyaçlar, Irak'ı acil bir modernizasyon sürecine sokarken, bu süreçte güvenilir ve stratejik ortaklar arayışı hız kazandı.
Pakistan ile Kadim Bağlar, Güçlenen Hava Ortaklığı
Pakistan Hava Kuvvetleri Komutanı Hava Orgeneral Zaheer Ahmed Baber Sidhu, Bağdat ziyaretinde Pakistan ve Irak arasındaki köklü dini, kültürel ve tarihi bağların önemini bir kez daha vurguladı. Bu kadim bağlar, bölgesel istikrar ve ortak güvenlik hedefleri doğrultusunda askeri iş birliğinin derinleştirilmesi için sağlam bir zemin sunuyor. Sidhu, Pakistan Hava Kuvvetleri'nin, kardeş ülke Irak Hava Kuvvetleri'ne eğitim ve kapasite geliştirme konularında kesintisiz destek verme taahhüdünü yineleyerek, iki ülke arasındaki askeri iş birliğinin daha da derinleştirilmesi arzusunu dile getirdi. Her iki komutan da, hava kuvvetlerinin birlikte çalışabilirliğini güçlendirmek amacıyla kapsamlı ortak tatbikatlar ve eğitim girişimleri yürütme konusunda tam mutabakata vardı.
Irak Hava Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Pilot Mohanad Ghalib Mohammed Radi Al-Asadi ise Pakistan Hava Kuvvetleri'nin ulaştığı profesyonellik seviyesini ve teknolojik ilerlemesini övgüyle karşıladı. Al-Asadi, Pakistan Hava Kuvvetleri'nin dünya standartlarındaki eğitim imkanlarından yararlanmaya olan güçlü ilgisini ifade ederken, Pakistan'ın bölgesel barış ve istikrarın korunmasındaki yapıcı rolünü de takdirle anons etti. Bu görüşmeler, iki ülkenin askeri-teknik iş birliğini sadece uçak tedarikinin ötesinde, stratejik bir ortaklığa taşıma potansiyelini gözler önüne serdi.
JF-17 Thunder ve Süper Mushshak: Bağdat'ın Seçimleri Neden Önemli?
Bağdat'ın hava savunma modernizasyonunda izlediği proaktif strateji ve envanterini çeşitlendirme hedefi, uzun yıllardır süregelen güvenlik sorunları ve bölgesel tehditlerin yanı sıra, özellikle terör örgütleriyle mücadelede hava gücünün kritik önemi göz önüne alındığında daha da belirginleşiyor. Irak'ın Pakistan-Çin ortak yapımı JF-17 Thunder savaş uçaklarına olan ilgisi, bu ziyaretle başlamadı; nitekim, 2023 ve 2024 yıllarında da Irak'ın Pakistan'dan bu modern jetleri tedarik etme niyetinde olduğu sıklıkla dile getirilmişti. JF-17 Thunder, hem maliyet etkinliği hem de yüksek operasyonel esnekliği sayesinde hafif avcı/bombardıman ve çok rollü görevler için ideal bir platform olarak öne çıkıyor. Bu kronolojik ilgi, Irak'ın hava gücünü yükseltme konusundaki kararlılığını gösteriyor.
Ayrıca, Eylül 2021 gibi yakın bir tarihte, Pakistan ve Irak arasında toplam 12 adet Süper Mushshak eğitim uçağının tedariki için kritik bir sözleşme imzalanmış ve bu uçakların teslimatları başarıyla tamamlanmıştı. Süper Mushshak'lar, Irak pilotlarının temel ve ileri eğitim süreçlerini güçlendirmede hayati bir rol oynuyor; bu da uzun vadeli pilot yetiştirme programı ve stratejik hava gücü inşası açısından kritik bir dönüm noktası teşkil ediyor.
Çok Yönlü Modernizasyon: Fransa ile Rafale F4 Hamlesi ve Stratejik Çeşitlilik
Irak'ın hava kuvvetlerini modernize etme yolundaki kararlı adımları sadece Pakistan ile sınırlı kalmayıp, çok yönlü bir tedarik ve strateji izlediğini gösteriyor. Bölgesel güvenlik dengelerini göz önünde bulunduran Bağdat, Fransız savaş uçaklarına da güçlü bir ilgi gösteriyor. Sektörün güvenilir kaynaklarından Avions Légendaires'in paylaştığı bilgilere göre, Irak ve Fransa arasında 2026 yılında, Irak Hava Kuvvetleri için 14 adet Rafale F4 savaş uçağı alımını içeren dev bir sözleşmenin imzalanması bekleniyor. Bu çeşitlendirilmiş tedarik stratejisi, Irak'ın yalnızca operasyonel esnekliğini artırmakla kalmayıp, aynı zamanda olası tedarik zinciri aksaklıklarına karşı direncini de güçlendirme arayışının ve tek bir ülkeye bağımlılıktan kaçınma politikasının bir yansımasıdır. Rafale F4 gibi gelişmiş çok rollü savaş uçakları, Irak'a hava üstünlüğü, derin darbe ve istihbarat-gözetleme-keşif (ISR) gibi daha sofistike kabiliyetler kazandırma potansiyeli taşıyor.
Bölgesel Dinamikler ve Irak'ın Yükselen Hava Gücü
Irak'ın hava kuvvetlerindeki bu modernizasyon hamlesi, sadece kendi sınırları içinde kalmayacak, aynı zamanda Ortadoğu'daki bölgesel güç dengelerini de etkileyecek potansiyele sahip. Gelişmiş savaş ve eğitim uçaklarıyla donatılmış bir Irak Hava Kuvvetleri, terörle mücadele operasyonlarında daha etkin rol oynayabilir ve ulusal hava sahası güvenliğini daha güçlü bir şekilde sağlayabilir. Bu durum, özellikle İran, Türkiye ve Körfez ülkeleri gibi komşu ülkelerle olan ilişkilerde yeni dinamikler yaratacaktır. Özellikle bölgedeki stratejik rakipleri ve potansiyel tehditler karşısında Irak'ın caydırıcılık kapasitesinin artması, hem kendi iç güvenliği hem de bölgesel güç dengeleri açısından önemli sonuçlar doğuracaktır. Pakistan'ın bu süreçte Irak'a sunduğu hem teknolojik hem de eğitim desteği, iki ülke arasındaki stratejik yakınlaşmanın uzun vadeli bir partnerliğe dönüşme ihtimalini güçlendirirken, Fransa ile kurulacak ortaklık da Batı teknolojisine erişimi sürdürülebilir kılacaktır. Bu çok yönlü strateji, Irak'ın bölgesel etki alanını genişletme ve uluslararası arenadaki konumunu pekiştirme hedefinin net bir işaretidir. Önümüzdeki yıllarda, Irak'ın hava gücündeki bu dönüşümün, bölgesel istikrar ve güvenlik mimarisinde ne gibi değişikliklere yol açacağını yakından izlemeye devam edeceğiz.