İran Devrim Muhafızları'ndan Şaşırtan Gelişme, ülkenin uzun menzilli balistik füzeleri için kimyasal ve biyolojik harp başlıkları geliştirdiğini resmen açıkladı. Tahran’ın askeri kaynaklarındaki bilgiler, bu gelişmenin, İran'ın artan askeri kapasitesinin dünya genelinde yarattığı kaygıları daha da derinleştirdiğini gösteriyor.
Uzun Menzilli Füzelerde Yeni Adımlar
İran'ın Havacılık-Uzay Kuvvetleri, konvansiyonel olmayan savaş başlıklarının geliştirilmesinde önemli bir ilerleme kaydetti. Askeri analistler, bu gelişmeyi bölgedeki dengeleri alt üst edebilecek potansiyel bir tehdit olarak değerlendiriyor. Özellikle Yemen'deki Husi milislerin yanı sıra Suriye ve Irak’taki paramiliter gruplar üzerinden bu stratejik hamlenin etkileri gözlemlenebilir.
Füze Fırlatma Sistemleri Doğu'ya Sevk Ediliyor
Son birkaç ayda hız kazanan kimyasal ve biyolojik savaş başlıkları geliştirme çalışmaları, İran Devrim Muhafızları’nın balistik füzeleri için kritik bir adım olarak görülüyor. Uzmanlar, İran'ın doğusundaki füze fırlatma sistemlerinin bu süreçle birlikte bölgeye kaydırıldığını belirtiyor. Güvenlik kaynakları, İran’ın artan bölgesel gerginlikler karşısında, İsrail ve ABD ile olası yeni bir çatışma riskini artırdığını ifade ediyor.
Uluslararası Tepkiler ve Ekonomik Yansımalar
Bu askeri yatırımlar, uluslararası kamuoyunun dikkatini çekerken ekonomistler, İran’ın ekonomik istikrarı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Özellikle, ABD'nin uyguladığı yaptırımlar nedeniyle zor durumda kalan İran’ın, bu tür projelere yatırım yaparak uluslararası baskılardan kurtulmayı hedeflediği değerlendiriliyor.
Netanyahu'nun Görüşmeleri ve Olası Saldırı Senaryoları
İran'ın bu askeri adımları, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, ABD Başkanı Donald Trump ile görüşme planlarıyla çakışıyor. Netanyahu’nun, Haziran ayında yaşanan kısa süreli çatışmada zarar gören İran hava savunma sistemlerinin onarılması ve balistik füze üretim tesislerinin yeniden faaliyete geçirilmesi endişelerini Trump’a iletmesi bekleniyor.
Kimyasal ve Biyolojik Savaş Başlıkları Neden Önemli?
İran Dışişleri Bakanı, 6 ay önce yaptığı bir açıklamada ülkesini “modern tarihin kimyasal silahlardan en fazla zarar gören ülkesi” olarak tanımlayarak bu olası gelişmelere dikkat çekmişti. Ayrıca, Irak tarafından gerçekleştirilen kimyasal saldırının kurbanlarını hatırlatarak mevcut tehditlerin ciddiyetine vurgu yapmıştı.
Geçmişten Günümüze: İran'ın Askeri Stratejisi
İran yönetiminin, olası İsrail ve ABD saldırılarını kendileri için bir varoluşsal tehdit olarak gördüğüne dair bilgiler var. Bu durum, İran’ın konvansiyonel füze kapasitelerini tamamlayıcı bir unsur olarak kimyasal ve biyolojik savaş başlıkları geliştirmeyi hedeflemesinin ardındaki sebeplerden biri. İran’ın askeri doktrininde “caydırıcılık” anlayışının güçlendiğini göstermektedir.