İsrail Ordusu, Gazze'deki Saldırılarını Artırdı
İsrail Ordusu, 10 Ekim 2023 tarihinde yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerine yönelik saldırılarına devam ediyor. Bu durum, bölgede yeni bir gerilim dalgasını beraberinde getirirken, sivil halk arasında büyük bir korku ve panik hâkim. Yerel kaynaklardan alınan bilgiler doğrultusunda, İsrail ordusu, Gazze'nin güneyinde yer alan Refah kentinde işgal ettiği bölgelerde birçok binaya saldırarak büyük yıkıma neden oldu. Refah'taki bu saldırılar, uluslararası insan hakları izleyicileri tarafından da kaygı verici olarak nitelendiriliyor.
Refah'taki Yıkım Gözler Önünde
Refah'ta gerçekleştirilen saldırılar sonucunda birçok bina ağır hasar aldı ve sivil yaşam alanları tehlikeye girdi. Özellikle, Deyr el-Belah bölgesindeki işgal altındaki noktalar yoğun bombardıman altında kalırken, Han Yunus kentinde yerleşim alanlarını topçu atışları ve makineli tüfeklerle hedef alan İsrail ordusu, sivil halkı ciddi şekilde tehdit ediyor. Bu saldırılar sırasında yaşanan yıkım, Gazze'dekilerin yaşam standartlarını daha da zorlaştırıyor. Gazze'deki hükümetin verilerine göre, bu bombardımanlar sonucu 418 sivil yaşamını yitirdi, 1141 kişi ise yaralandı.
Uluslararası Piyasalarda Artan Endişe
Son günlerde artan bu saldırılar, dünya genelindeki piyasalarda belirsizlik yaratmaya başladı. Ekonomistler, bu tür olayların enerji ve gıda fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle Orta Doğu'ya bağımlı olan ülkelerin, bu durumu daha ağır bir şekilde hissedeceği öngörülüyor. Tedarik zincirlerinde yaşanacak olumsuz etkiler, küresel ticaretin dengesini altüst edebilir. Bu durum, pazarın istikrarını tehdit ederken, birçok ülke ekonomik sonuçlarla başa çıkmakta zorlanabilir.
Ciddi Kayıplar ve Gelecek Korkusu
Gazze'deki yerel yönetimin güncel verilerine göre, ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından İsrail ordusu tarafından gerçekleştirilen saldırılarda en az 418 sivil yaşamını yitirdi ve 1141 kişi yaralandı. Uzmanlar, çatışmaların devam etmesinin uluslararası ticareti olumsuz etkileyeceğini vurgularken, bölgedeki sivillere yönelik tehditler artıyor. Gidecek yerleri olmayan insanlar için tehlikeler her geçen gün büyürken, bölgedeki tedarik zincirleri üzerinde de ağır baskılar ve belirsizlik söz konusu. Mevcut durum, geleceğe dair endişelerin artmasına yol açıyor.