İçeriğe Atla

Sahel'de Yeni Dönem: Fransa'nın Güvenlik Anlayışına Veda

Sahel'de Yeni Dönem: Fransa'nın Güvenlik Anlayışına Veda 🌍 Dünya
AI destekli
... 3 dk Kaynak

Sahel’de Tarihi Bir Dönüşüm

Sahel bölgesinde, geçmişten gelen Fransız nüfuzuna karşı güçlü bir alternatif sunan Sahel Devletleri İttifakı (AES), Mali, Nijer ve Burkina Faso gibi ülkelerin öncülüğünde yeni bir askeri yapının doğduğunun sinyalini veriyor. > Bu ittifak, Fransa'nın bölgedeki etkisini azaltarak, karşılıklı savunma ve ortak operasyon hedefleri etrafında şekillenen bir güvenlik mimarisi oluşturmayı amaçlıyor. Uzmanlar, bu yeni yapı sayesinde kalıcı barış ve istikrar sağlanabileceğini belirtiyor, çünkü yıllarca süren Fransız egemenliğinin artık sona erdiği bir dönem başlıyor.

Fransız Tahakkümüne Son İddiası

Afrika'da uzun süre Fransız sömürgesi olarak kalan bu ülkeler, bağımsızlıklarını kazandıktan sonra bile Paris'in etkisinden kurtulamadı. Ancak son yıllarda meydana gelen askeri darbeler, özellikle 2021 yılında Mali’de, 2022’de Burkina Faso’da ve 2023’te Nijer’de yaşanan olaylar, bu bağımlılığı sorgulatmaya başladı. Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS), bu darbeler sonrası sert yaptırımlar uygulayarak sınırların kapatılması ve mali kaynakların dondurulması gibi önlemlerle bölgedeki gerilimi artırdı. Bu süreçte Nijer'deki mevcut iktidar, ECOWAS'ın yaptırım ve baskı mekanizmalarıyla karşı karşıya kalırken, bu durum bölgedeki siyasi istikrarsızlığı da körükledi.

Kaotik Güvenlik Ortamında Yeni Bir Mimarinin Doğuşu

AES, askeri iş birliğinin ötesine geçerek, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda da güç dengesini değiştirme potansiyeline sahip. Fransa'nın askeri varlığının azalmasıyla, yerel güçlerin daha fazla ön plana çıkması olası. Üç ülkeden yükselen ortak sesler, güvenliği kendi ellerinde tutma iradesinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. AES’in ilan ettiği karşılıklı savunma ilkesinin getirdiği yeni kurallar, herhangi bir üyeye yönelik saldırının tüm ittifaka yapılmış sayılması anlamına gelmektedir. Bu durum, Sahel tarihinde ilk kez kolektif savunma fikrinin bu kadar açık ve kurumsal biçimde dile getirilmesi açısından kritik öneme sahiptir.

Fransa’nın Rolü ve Yüksek Riskler

Fransa'nın siyasi ve askeri etkisinin azalması, ECOWAS ile yaşanan gerilimlerle iç içe geçmiş durumda. Darbeler sonrası uygulanan yaptırımlar, özellikle Nijer'deki son gelişmelerde ECOWAS’ın sert yaklaşımlarına yol açtı. Nijer darbesi sonrasında ECOWAS’ın “gerekirse güç kullanırız” açıklamaları, bölgede büyük bir kırılma yarattı. Taraflar arasındaki bu durum, Sahel ülkelerinin kendi güvenlik politikalarını oluşturma kararlılıklarını daha da artırdı; bu da Fransa merkezli güvenlik mimarisinin meşruiyetini sorgulattı.

Yükselen Ses: “Bize Gerek Yok”

Sahel başkentlerinde “Terörle mücadelede yıllardır başarısız olan düzeni korumak için mi askeri müdahale konuşuluyor?” sorusu sıkça gündeme geliyor ve böylece ECOWAS'ın darbeler karşısındaki tutumunun halk nezdinde eski güvenlik mimarisi ile ilintilendirilmesine yol açıyor. Mali, Nijer ve Burkina Faso yönetimleri, ECOWAS’ın darbeler karşısında aldığı yanıltıcı kararlara dikkat çekerek, halkın güvenlik beklentilerine yanıt arayan bir anlayışın önemini vurguluyor.

Sonuç: Yeni Bir Güvenlik Paradigması

AES, yalnızca askeri iş birliği değil, aynı zamanda bölgenin kendi kaderini tayin etme iradesinin bir göstergesi olarak ortaya çıkıyor. Uluslararası sistemdeki erozyon ve yaşanan iç çatışmalar, Sahel bölgesine özgü bir güvenlik paradigmasının gelişmesine yol açtırırken, bu yeni yapı, devletlerin bağımlılığını sona erdirmeyi hedefliyor. İttifakın geleceği, ECOWAS ile ilişkilerine bağlı olarak şekillenecek ve bu süreç, Batı Afrika'daki bölgesel mimari üzerinde derin etkiler bırakacaktır.

Bu haber, yapay zeka teknolojisi destekli olarak hazırlanmıştır. Detaylı bilgi için Editoryal Politikamızı inceleyebilirsiniz. Orijinal kaynak: kaynak habere git

Sonraki haber yükleniyor...
Otomatik yükleme durduruldu
© 2026 YeniTürk Hakkımızda