İçeriğe Atla

Şam'dan Halep Hamlesi: YPG'ye 'Sınırlı Güvenlik' Operasyonu

Şam'dan Halep Hamlesi: YPG'ye 'Sınırlı Güvenlik' Operasyonu 🌍 Dünya
AI destekli
... 3 dk Kaynak

Şam'dan Halep Hamlesi: YPG'ye Karşı 'Sınırlı Güvenlik' Operasyonu

Suriye Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan kapsamlı yazılı açıklamada, ülkenin kuzeyindeki stratejik kent Halep'te terör örgütü YPG'ye karşı başlatılan harekatın mahiyeti netleştirildi. Özellikle Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yoğunlaşan bu operasyon, Suriye hükümeti tarafından "kamu düzenini yeniden sağlamak ve devlet kontrolü dışındaki silahlı varlığı sona erdirmek amacıyla yapılan sınırlı bir güvenlik operasyonu" olarak tanımlandı. Açıklamada, söz konusu icraatların bir kolluk kuvveti operasyonu niteliğinde olduğu ve kapsamının belirgin hedeflerle sınırlı tutulduğu vurgulandı. Şam, bu harekatın Halep'in toplumsal dokusunun ayrılmaz bir parçası olan Kürt nüfusunu ve ulusal kurumlardaki aktif ortaklarını kesinlikle hedef almadığının altını çizdi.

Halep'in Tarihi Derinliği ve Stratejik Konumu

Binlerce yıllık geçmişiyle medeniyetlerin beşiği olan Halep, Suriye'nin kuzeyinde sadece coğrafi konumuyla değil, aynı zamanda tarihi, kültürel ve ekonomik derinliğiyle de eşsiz bir stratejik merkez konumunda. Özellikle Suriye iç savaşının başladığı 2011 yılından bu yana ağır yıkımlara ve nüfuz mücadelelerine sahne olan kent, uzun yıllardır farklı silahlı grupların kontrolüne girmiş, bölgedeki güç dengelerinin hassas bir göstergesi olagelmiştir. Merkezi otoritenin zayıfladığı bu süreçte, Halep'in yeniden tam kontrol altına alınması çabaları, Suriye'nin toprak bütünlüğünü yeniden tesis etme hedefinin kritik bir adımı olarak yorumlanmaktadır.

10 Mart Mutabakatı: YPG Provokasyonları ve Tırmanan Gerilim

Şam yönetiminin bu operasyon kararı almasının arka planında, terör örgütü YPG'nin kentin güvenliğini doğrudan tehdit eden provokasyonları yatıyor. Terör örgütü, 6 Ocak'tan itibaren işgal ettiği bölgelerden Halep'teki birçok noktaya düzenlediği aralıksız saldırılarla zaten kırılgan olan kentteki güvenlik dengesini derinden sarsmıştı. Bu saldırılar, sivil halkın yaşam güvenliğini ciddi şekilde tehdit eder hale gelmiş, bölgede endişe verici bir tırmanışa yol açmıştı. Suriye yönetimi, bu tırmanış öncesinde terör örgütünden defalarca 10 Mart Mutabakatı'na uymasını ve Halep'teki provokatif saldırıları derhal sonlandırmasını talep etmişti. Bölgedeki gerilimi düşürmeyi ve belirli güvenlik düzenlemelerini hayata geçirmeyi amaçlayan bu kritik anlaşmanın hükümleri, YPG tarafından tekraren ihlal edildi. Tüm taleplere rağmen saldırılarını sürdüren terör örgütünün Şeyh Maksud, Eşrefiyye ve Beni Zeyd mahallelerindeki mevzilerine yönelik nokta operasyonlar başlatılması kaçınılmaz hale gelmişti. Suriye hükümeti, söz konusu icraatların, mutabakatın bu denli ihlal edilmesinin ardından özellikle sivillerin korunması ve kamu düzeninin yeniden sağlanması için gerçekleştirildiğinin altını çizdi.

Operasyonun Hedefleri ve Şam'ın Kırmızı Çizgileri

Suriye Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında özellikle vurgulanan “sınırlı güvenlik harekâtı” tanımı, operasyonun kapsamı ve hedefleri konusunda net bir çerçeve sunuyor. Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yoğunlaşan bu operasyonların temel amacı, kamu düzenini yeniden tesis etmek ve devletin denetimi dışındaki tüm silahlı unsurların varlığına kesin olarak son vermek olarak belirtildi. Müdahalenin kontrollü ve hedefe yönelik olduğunu gösteren önemli bir adım olarak, Suriye ordusu, Şeyh Maksud Mahallesi içinde tüm askeri operasyonların yerel saatle 15.00 itibarıyla durdurulduğunu bildirmişti. Bu hassas zamanlama, Şam'ın operasyonun belirli hedeflerle sınırlandırıldığını ve bölgesel gerilimi tırmandıracak kontrolsüz bir çatışmaya dönüşmesini arzu etmediğini açıkça ortaya koydu.

Bölgesel Güç Dengeleri ve Ankara'nın Kritik Rolü

Suriye'nin Halep'te attığı bu stratejik adım, bölgedeki mevcut dengeleri ve uluslararası aktörler arasındaki ilişkileri derinden etkileme potansiyeli taşıyor. Şam'ın bu hamlesi, sadece Halep'teki güvenlik dinamiklerini değil, aynı zamanda ülkenin kuzeyindeki genel güç haritasını da yeniden şekillendirebilir. Uzun süredir farklı grupların nüfuz alanında kalan bölgelerde merkezi otoritenin varlığını pekiştirme çabaları, uluslararası toplum ve bölgesel güçler tarafından büyük bir dikkatle takip edilmektedir. Bu yeni durum, aynı zamanda Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki terör unsurlarına yönelik uzun süredir dile getirdiği güvenlik endişeleriyle de doğrudan örtüşmektedir. Ankara, sınır bölgelerinde bir terör koridoru oluşumunu engelleme ve ulusal güvenliğini tehdit eden unsurları bertaraf etme konusundaki kararlılığını her fırsatta vurgulamaktadır. Şam'ın YPG'ye karşı aldığı bu net pozisyon, bölgesel iş birliklerinde ve diplomatik çözüm arayışlarında yeni kapılar açabileceği gibi, mevcut gerilimleri daha öngörülemez bir boyuta da taşıyabilir. Uluslararası toplumun ve başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerinin bu kritik gelişmeye vereceği tepkiler, Suriye'nin gelecekteki siyasi yapılanmasını ve YPG'nin bölgedeki nihai akıbetini belirlemede kilit bir rol oynayacaktır. YeniTürk Haber Merkezi olarak gelişmeleri yakından izlemeye devam edeceğiz.

Bu haber, yapay zeka teknolojisi destekli olarak hazırlanmıştır. Detaylı bilgi için Editoryal Politikamızı inceleyebilirsiniz. Orijinal kaynak: kaynak habere git

Sonraki haber yükleniyor...
Otomatik yükleme durduruldu
© 2026 YeniTürk Hakkımızda