Suudi Arabistan, Yemen'in güneyindeki stratejik Mukalla limanına 30 Aralık Salı günü gerçekleştirdiği hava saldırısıyla birlikte Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) güçlerine 24 saat içinde Yemen'i terk etme talimatı verdi. Riyad yönetimi, ulusal güvenliğinin kırmızı çizgi olduğunu vurgularken, bu durumun BAE'nin Yemen'deki bölgesel hedeflerine karşı bir tepki olduğu değerlendiriliyor. Yemen Cumhurbaşkanlığı Konseyi Başkanı Raşad el-Alimi'nin, BAE ile yapılan savunma anlaşmasını iptal ettiği ve BAE'yi Güney Geçiş Konseyi'ne (STC) sağladığı destek nedeniyle iç karışıklıkları körüklemekle suçladığı ifade ediliyor.
Riyad’dan Sert Uyarı
Suudi Arabistan, BAE’nin Yemen’deki ayrılıkçılara verdiği destekten dolayı Abu Dabi yönetimini sert bir dille uyardı. Raşad el-Alimi, televizyonda yayınlanan konuşmasında, “Ne yazık ki, Birleşik Arap Emirlikleri’nin STC’ye askeri tırmanış yoluyla devletin otoritesini zayıflatması ve isyana teşvik etmesi için baskı yaptığı ve yönlendirdiği kesin olarak doğrulandı.” dedi. Bu açıklama, Riyad’ın BAE’ye karşı kullandığı en sert ifade olarak tarihe geçti.
Koalisyonun Hedefleri ve Stratejik Oynaklık
Yemen’deki iç savaş, 2015 yılından bu yana çok sayıda can kaybına yol açarken, büyük bir insani kriz de doğurdu. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon ile BAE arasındaki ilişkilerin gerilmesi ve STC'nin özerklik arayışları, çatışmaları daha karmaşık hale getirdi. 2015 yılından beri Yemen'de operasyonlarını sürdüren BAE, 2019 yılından itibaren asker sayısını azaltmaya başlamıştı. Ancak, Suudi destekli Yemen hükümetine bağlılığını sürdürdü. İki ülke arasındaki mücadele, dünya petrol üretim dengelerini de olumsuz etkileyebilir, zira Suudi Arabistan ve BAE, OPEC'in önemli üyeleri. Bu nedenle, yapılan her anlaşmazlık petrol üretim kararlarını olumsuz yönde etkileyebilir.
Uluslararası Tepkiler ve İnsani Kriz
Yemen’deki askeri gerginlikler, uluslararası toplumun dikkatini çekiyor. Birçok uluslararası kuruluş, bu tür çatışmaların insani krizi derinleştirebileceği uyarısını yaparken, Yemen’in gıda eksikliği ve sağlık hizmetlerindeki yetersizliklerle başa çıkmaya çalıştığı biliniyor. Savaşın etkisiyle ağır bir insani krizle yüzleşen Yemen’de, hayat kurtarıcı çözümler bekleyen milyonlarca insan için yaşam koşulları giderek zorlaşıyor.
Gelecek Perspektifi
Son gelişmeler, Suudi Arabistan ve BAE arasındaki gerilimin daha da tırmanma riski olduğunu gösteriyor. Olası bir askeri çatışma, bölgedeki istikrarı ciddi anlamda tehdit edebilir. Her iki ülkeden de uzun vadeli bir çözüm bulma yönünde adımlar atılması gerekiyor. Aksi takdirde, yaşanan sorunlar yalnızca yerel düzeyde değil, uluslararası ölçekte de kalıcı ve derin etkiler yaratabilir.