ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla Küba'ya yönelik sert bir ultimatom verdi. Trump, yıllardır Venezuela'dan büyük miktarda petrol ve parayla yaşamını sürdüren Küba'nın artık bu destekten mahrum kalacağını net bir dille ilan etti. Havana yönetimine "geç olmadan anlaşma yapmaları" yönünde kritik bir çağrıda bulundu. Bu açıklama, Washington'ın Caracas ve Havana üzerindeki baskısını yeni bir seviyeye taşıdığını gösteriyor.
Havana'nın Caracas'taki Rolü ve Gerilimin Zirvesi
Trump, Küba'nın Venezuela'dan aldığı bu destek karşılığında Caracas'a "güvenlik hizmeti" sunduğunu öne sürerken, bu durumun sona erdiğini vurguladı. ABD lideri, "O Kübalıların çoğu geçen haftaki ABD saldırısında öldü" ifadesiyle gerilimin ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. Nitekim, 3 Ocak'ta Venezuela'nın başkenti Caracas'ta yerel saatle 02.00 civarında yaşanan patlamalar ve duyulan uçak sesleri, ülkedeki tansiyonu zirveye taşımıştı. Venezuela yönetimi bu olayların ardından ABD'yi ülkenin çeşitli bölgelerindeki sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçlamıştı.
Maduro'nun Akıbeti ve Yöneltilen Suçlamalar
Bu saldırılarla eş zamanlı olarak ABD Başkanı Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlendiğini ve Maduro ile eşi Cilia Flores'in ülke dışına çıkarıldığını duyurdu. ABD Adalet Bakanı Pam Bondi ise Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD'de suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı. Bondi, Maduro'ya "uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD'ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma" suçlamalarının yöneltildiğini belirtti. Yaşanan bu gelişmelerin ardından, Maduro'yu alıkoyma operasyonuyla eş zamanlı olarak, yardımcısı Delcy Rodriguez 5 Ocak'ta Meclis'te yemin ederek Geçici Devlet Başkanlığı görevini resmen üstlendi. Rodriguez, yemin töreninde, "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve (eşi) Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" sözleriyle durumun ciddiyetini vurguladı.
Küba İçin Kritik Dönemeç
Uluslararası ilişkiler uzmanları, ABD'nin bu yeni hamlesinin Küba ekonomisi üzerinde ciddi etkileri olabileceğine dikkat çekiyor. Havana yönetiminin, enerji ve finansman ihtiyaçları için büyük ölçüde Venezuela'ya bağımlı olduğu biliniyor. Ekonomistler, zaten kırılgan olan Küba ekonomisinin bu durumdan daha da olumsuz etkileneceği uyarısında bulunuyor. Trump'ın, Venezuelalıların Kübalıların korumasına artık ihtiyacı olmadığını, "dünyanın açık ara en güçlü ordusu olan ABD'nin korumasına sahip" olduğunu belirtmesi, bölgedeki güç dengelerinin yeni bir şekil alacağının sinyallerini veriyor.
ABD'nin daha önce Venezuela'ya yönelik uyguladığı petrol ambargosu ve finansal yaptırımlar, Maduro rejiminin gelir kaynaklarını hedef almıştı. Ancak Trump'ın son açıklaması, bu yaptırımların Küba'ya olan dolaylı etkilerini de doğrudan ele alarak, bölgesel ittifakları derinden sarsacak yeni bir döneme işaret ediyor. Havana'nın bu "ultimatom" karşısında nasıl bir yol izleyeceği, Washington'la bir anlaşma yoluna gidip gitmeyeceği ya da yeni arayışlara girip girmeyeceği merakla bekleniyor.