Washington-Tahran Gerilimi Tırmanıyor: Pentagon'da Olası Saldırı Senaryoları Masada
ABD yönetiminden üst düzey yetkililerin, Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik sert açıklamalarının ve ülkedeki yaygın protestoların gölgesinde, Tahran'a karşı olası bir askeri müdahalenin detaylarını ve hedef noktalarını masaya yatırdığı iddia edildi. Wall Street Journal'ın (WSJ) ismini paylaşmak istemeyen ABD'li kaynaklara dayandırdığı haberine göre, bu ön görüşmeler bölgedeki tansiyonu yeni ve tehlikeli bir boyuta taşıyor.
Washington kulislerinde yankı bulan iddialar, ABD'nin Ortadoğu'daki stratejisini yeniden şekillendirme potansiyeli taşırken, aynı zamanda İran'daki iç karışıklıklarla dış müdahale ihtimalini iç içe geçiriyor. WSJ'nin kaynaklara dayandırdığı haberinde, görüşmelerin Başkan Trump'ın dile getirdiği "tehditlerin" hayata geçirilmesi ihtimaline karşı bir hazırlık niteliğinde olduğu belirtildi.
Pentagon'dan Sızan Detaylar: Geniş Çaplı Hava Saldırısı Seçeneği
Toplantılarda, İran'a yönelik olası bir askeri harekatın nasıl bir seyir izleyeceği, hava savunma sistemleri, nükleer tesisler ve askeri altyapı gibi kritik noktaların hangi stratejilerle hedef alınabileceği üzerinde durulduğu ifade ediliyor. Yetkililerden biri, İran'ın çok sayıda askeri hedefine yönelik geniş çaplı bir hava saldırısının görüşülen seçeneklerden biri olduğunu ileri sürdü.
Ancak, bir diğer kaynak, izlenecek eylem planı konusunda henüz bir uzlaşıya varılmadığını ve olası bir saldırı hazırlığı için herhangi askeri teçhizat veya personelin sevk edilmediğini vurguladı. Bu görüşmelerin "normal planlamanın bir parçası" olduğunu savunan yetkililer, yakın zamanda İran'a yönelik acil bir saldırı belirtisi olmadığını da dile getirdi. Bu durum, hali hazırda gergin olan Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı hattındaki askeri hareketliliği daha da artırma riski taşıyor.
Trump'tan Ateşli Çıkışlar ve İran'daki Protesto Dalgaları
Gerilimi tırmandıran Washington cephesinden, Başkan Donald Trump'ın sözleri dikkat çekiyor. Trump, İran'da süren gösterileri yakından takip ettiklerini vurgulayarak, "İranlı liderlere şunu söylüyorum, ateş açmasanız iyi olur, çünkü biz de ateş etmeye başlarız" şeklinde sert bir uyarıda bulunmuştu. Ayrıca, "İran, belki de daha önce hiç olmadığı kadar özgürlüğe bakıyor" değerlendirmesiyle protestolara destek mesajı vermişti.
ABD'nin askeri seçenekleri masaya yatırdığı bu dönemde, İran'ın kendi içindeki huzursuzluk dalgası da giderek büyüyor. Ülkedeki yerel para biriminin döviz kurlarına karşı yüksek değer kaybı ve ekonomik sorunlar nedeniyle 28 Aralık 2025'te Tahran Kapalı Çarşı'da esnafın başlattığı protestolar, kısa sürede ülkenin birçok kentine yayılarak hükümet karşıtı gösterilere dönüşmüştü.
Protestoların Kanlı Bilançosu: Can Kayıpları ve Gözaltılar
İran'daki gösterilerde yaşanan can kayıpları ve şiddet olayları uluslararası toplumun tepkisini çekiyor. İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), 9 Ocak'ta, gösterilerin 13. gününde yayımladığı raporda korkunç bir tablo ortaya koydu. Rapora göre, protestolarda 15'i emniyet görevlisi olmak üzere 65 kişinin hayatını kaybettiği, onlarca kişinin yaralandığı ve 2 bin 311 kişinin gözaltına alındığı duyuruldu.
Tesnim Haber Ajansı ise, gösterilerde yaralanan polis sayısının 568'e, milis gücü (Besic) mensuplarının sayısının ise 66'ya yükseldiğini bildirdi. Ülkenin çeşitli noktalarındaki olaylarda kamu kurum ve araçları büyük zarar görürken, başkent Tahran'da "Dışarı çıkmayın" şeklinde bir uyarının yapıldığı da gelen bilgiler arasında.
Bölgesel Tansiyon Zirvede: Diplomasi Çıkmazda mı?
Son dönemde bölgede yaşanan tanker saldırıları ve insansız hava aracı düşürme olayları, Washington ile Tahran arasındaki gerilimi zirveye taşımıştı. ABD'nin bu iddia edilen askeri planlama görüşmeleri, mevcut krizin diplomatik yollardan çözülme umutlarını zayıflatırken, askeri seçeneğin masadaki ağırlığını daha da artırıyor. Uluslararası ilişkiler uzmanları, ABD'nin bu tür bir adımı atmasının bölgesel ve küresel çapta ciddi yansımaları olacağı konusunda uyarıyor. Savunma analistleri ise, İran'ın karşı bir hamleyle yanıt verebileceği ve bunun zincirleme reaksiyonlara yol açabileceği ihtimalini dile getiriyor.
Gelecek Perspektifi: Bölge Nasıl Bir Kıskaçta?
İran'ın içinde bulunduğu ekonomik kriz ve protesto dalgası, ABD'nin askeri müdahale senaryolarıyla birleştiğinde bölge için daha da belirsiz bir tablo çiziyor. Bu çifte krizin, hem iç istikrarsızlığı hem de dış tehdit algısını derinleştirmesi bekleniyor. Diplomatik kanalların tıkanma ihtimali, bölgedeki aktörleri daha keskin pozisyonlar almaya itebilir ve Ortadoğu'da yeni çatışma odaklarının ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir. Gelişmeler, hem bölge ülkelerinin hem de uluslararası toplumun yakından takip ettiği bir konu haline gelirken, ABD'nin olası hamlelerine karşı İran'ın nasıl bir pozisyon alacağı ve iç dinamiklerin dış politikaya etkileri önümüzdeki günlerde kritik önem taşıyacak.