Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına dair bitkisel üretim istatistiklerini açıkladı. Bu yıl, Türkiye genelinde zirai don, kuraklık ve doğal afetler gibi olumsuz koşullar nedeniyle tarımsal üretimde ciddi kayıplar yaşandı. Bu durum, gıda arzında önemli tehditler oluştururken, çiftçilerin üretiminde de büyük zorluklar meydana getirdi.
Tahrip Edici İklim Koşulları
TÜİK verilerine göre, Türkiye’nin tarımsal üretiminde 2025 yılında bir önceki yıla göre %9’luk bir azalma gerçekleşti. Bu kaybın en büyük sebepleri arasında aşırı sıcaklıklar ve düzensiz yağışlar gibi olumsuz iklim koşulları yer almakta. Benzer bir kriz, 2023 yılında da yaşanmış, o dönemde piyasalarda kötü tepkiler gözlemlenmişti. 2025 yılında, tahıl ve diğer bitkisel ürünlerin toplamda 68,1 milyon ton olarak gerçekleşmesi bekleniyor.
Tahıl Ürünlerinde Dikkat Çeken Düşüş
2025 yılında tahıl ürünleri üretimi, bir önceki yıla göre %12,3 oranında azalarak yaklaşık 34,2 milyon ton seviyesine geriledi. Buğday üretiminde %13,7’lik bir azalma ile 17,9 milyon ton'a, arpa üretiminde %25,9’luk düşüş ile 6 milyon ton'a ve çavdar üretiminde ise %20,9'luk azalma ile 203 bin ton'a inildi. Ek olarak yulaf üretiminde %26,3'lük kayıpla 288 bin ton'a, mısırda ise %4,9'luk artışla 8,5 milyon ton seviyelerine ulaşıldı, bu çiftçiler için nispeten olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Kuru Baklagil Üretimindeki Çarpıcı Düşüşler
Kuru baklagil üretiminde nohut 413 bin ton, kuru fasulye 247 bin ton ve kırmızı mercimek ise sadece 250 bin ton seviyelerine geriledi. Patates üretimi, %7,2 oranında bir azalışla 6,4 milyon ton'a düştü. Yağlı tohum üretiminde ise soya için %17,4'lük bir düşüş ile 149 bin ton, ayçiçeği üretimi %11,8 azalarak 1,9 milyon ton seviyesine düştü. Şeker pancarı üretimi ise %2 oranında bir kayıpla 22 milyon ton olarak hesaplandı.
Gıda Fiyatlarının Artış Sinyalleri
Uzmanlar, tarımsal üretim kayıplarının, gıda fiyatlarına hızla yansıyabileceği konusunda uyarıyor. Bu durum, enflasyonist baskıların artmasına ve tüketiciler üzerinde ek yükler oluşturmasına yol açabilir. Çiftçiler, artan zorluklar ve gelecek kaygıları ile mücadele ederken, ekonomik sıkıntılar toplumun çeşitli kesimlerinde hissedilmeye başlandı. 2025 yılı itibarıyla gıda fiyatları üzerinde oluşan baskının, enflasyon oranlarını artırabileceği belirtiliyor.
Tarım Sektörünün Geleceği Tehlikede
Yaklaşan dönem, tarım sektörü için zorlu süreçlerin habercisi olabilir. Süregelen olumsuz iklim koşulları, gıda güvenliği açısından ciddi tehditler oluşturma potansiyeline sahip. Çiftçilerin yaşadığı bu zorluklar, sağlanacak devlet destek ve teknik yardımlarla aşılabilir. Tarım sektörünün geleceği, bu yardımların zamanında ve yeterli miktarda sağlanıp sağlanamayacağına bağlı olarak şekillenecek.