Amerika Birleşik Devletleri ekonomisinin nabzını tutan Aralık ayı tarım dışı istihdam raporu, küresel piyasalarda geniş yankı uyandırdı. Açıklanan veriler, piyasa beklentilerinin altında kalarak, dünyanın en büyük ekonomisi ABD'nin toparlanma hızı ve Fed'in gelecek dönem para politikaları hakkındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Geçtiğimiz çeyreklerde ABD ekonomisi, güçlü istihdam piyasası sayesinde resesyon endişelerini bir nebze olsun hafifletmişti. Özellikle 2023 yılının son çeyreğinde görülen istihdam artışları, Fed'in enflasyonla mücadelede uyguladığı agresif faiz artırımlarına rağmen ekonominin dayanıklılığını göstermişti. Ancak son dönemde açıklanan bazı ekonomik göstergeler, bu güçlü ivmenin yavaşlayabileceğine dair sinyaller veriyordu ve Aralık raporu bu endişeleri pekiştirdi.
İstihdamda Beklenmedik Soğuma: Rakamlar Ne Söylüyor?
Piyasanın Aralık ayında 170 bin yeni istihdam beklediği bir ortamda, açıklanan 150 bin kişilik artış, analistleri şaşırttı. Bu rakam, ABD iş gücü piyasasındaki son aylardaki güçlü momentumun belirgin bir ivme kaybı yaşadığını ortaya koyuyor. İşsizlik oranı ise yüzde 3,7 seviyesinde sabit kalarak genel beklentileri karşıladı. Ancak raporun en dikkat çekici detaylarından biri, saatlik ortalama kazançlarda görülen yavaşlama oldu. Bu durum, enflasyon baskılarının hafifleyebileceği yönündeki beklentileri güçlendirirken, Fed'in faiz indirim takvimi için kapıyı aralayan kritik bir sinyal olarak yorumlanıyor.
Özellikle teknoloji ve imalat sektörlerindeki istihdam artışının beklentilerin altında kalması, bu kilit sektörlerdeki genel görünümün de yakından izlenmesi gerektiğini gösterdi. Bu durum, küresel tedarik zincirlerindeki aksaklıklar ve jeopolitik gerilimlerin sektörlere yansıması olarak da değerlendiriliyor.
Piyasalarda Dalgalanma ve Fed Beklentisi
İstihdam verilerinin açıklanmasının hemen ardından ABD borsaları sert dalgalanmalar yaşadı. Dolar endeksi (DXY) küresel para birimleri karşısında hafif bir gerileme kaydederken, ABD Hazine tahvili faizlerinde de aşağı yönlü bir eğilim gözlendi. Özellikle 10 yıllık tahvil faizlerindeki düşüş, yatırımcıların gelecekteki faiz indirimlerine yönelik beklentilerini fiyatladığının açık bir göstergesiydi.
Ekonomistler ve finans analistleri, bu durumun Fed'in gelecek faiz kararlarında daha güvercin bir duruş sergileyebileceği beklentisini artırdığını belirtiyor. Para piyasalarında Fed'in ilk faiz indirimini daha erken bir tarihte, hatta Mart ayında gerçekleştirebileceğine dair tahminler güçlendi. Bu tahminler, verilerin Fed'in "yumuşak iniş" senaryosunu destekleyebileceği algısını da beraberinde getirdi.
Uzmanlardan İki Farklı Senaryo
Sektör temsilcileri ve önde gelen ekonomistler, istihdam piyasasındaki bu soğumanın ekonomik büyümede bir yavaşlamanın işareti olabileceği konusunda uyarıyor. Bazı analistler, bu verilerin ABD ekonomisinin yavaş yavaş bir durgunluğa doğru ilerlediğinin kanıtı olabileceğini dile getirirken, diğer bir grup ekonomist ise bu yavaşlamanın, enflasyonla mücadele eden Fed için "tam da istenen" bir gelişme olduğunu savunuyor. Onlara göre, aşırı ısınan bir iş gücü piyasasının soğuması, fiyat istikrarının sağlanması için hayati önem taşıyor.
Küresel ekonominin yüksek enflasyon, enerji krizi ve jeopolitik belirsizliklerle dolu bu zorlu döneminde, ABD'den gelen her makroekonomik veri, dünya piyasaları üzerinde doğrudan ve güçlü bir etki yaratmaya devam ediyor.
Gelecek Perspektifi: Dikkatler Ocak Raporu ve Fed'in Ajandasında
Piyasalar şimdi dikkatini büyük bir merakla Ocak ayı istihdam verilerine çevirdi. Ayrıca, önümüzdeki aylarda açıklanacak olan tüketici enflasyonu (TÜFE), üretici fiyatları (ÜFE) ve gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) gibi temel büyüme verileri, genel ekonomik tabloyu daha net ortaya koyacak. Fed yetkililerinin bu verilere nasıl bir tepki vereceği ve 2024 yılına ilişkin projeksiyonlarını nasıl güncelleyeceği, global yatırımcıların yakından takip edeceği en önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor.
Özellikle Mart ayında yapılacak Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı, piyasalar tarafından nefesler tutularak bekleniyor. Zira bu veriler ve Fed'in açıklamaları, faiz indirim döngüsüne ne zaman ve hangi hızla başlanacağının en önemli belirleyicileri olacak.