Apple Hisselerinde Tarihi Alarm: 33 Yılın En Uzun Kayıp Serisi Kapıda
Teknoloji dünyasının amiral gemisi Apple'ın hisseleri, yatırımcılarını tedirgin eden tarihi bir düşüş serisine imza attı. Wall Street'te üst üste sekizinci işlem gününü de değer kaybıyla kapatan iPhone üreticisi, cuma günü yüzde 1,1'e varan düşüşle günü tamamladı. Bu durum, şirketi 33 yılı aşkın bir sürenin ardından en uzun kayıp serisini yaşama eşiğine getirdi. Zira, Bloomberg verilerine göre Apple hisselerinin dokuz gün üst üste değer kaybetmesi en son 1991 yılında kaydedilmişti ve mevcut tablo, bu rekorun tekrar edilme potansiyelini taşıyor.
Geçmişten Gelen Yankılar: Tarihi Düşüş Serileri ve Kritik Rakamlar
Apple hisseleri, daha önce de benzer zorlu dönemlerden geçti. Şirket, sekiz günlük ardışık değer kayıplarını 2025, 2022, 2016 ve 1998 yıllarında deneyimlemişti. Ancak piyasa uzmanları, mevcut tablonun sadece bir dalgalanmadan öte, daha derin yapısal sorunlara işaret edebileceği konusunda uyarıyor. Özellikle 2025 yılının büyük bölümünde yapay zeka özelliklerini piyasaya sürme yarışında rakiplerinin gerisinde kaldığı yönündeki yaygın endişeler, Apple'ın performansını olumsuz etkiledi.
Şirketin finansal karnesine yakından bakıldığında, 2025 genelinde yaklaşık yüzde 9'luk bir yükseliş kaydetmiş olmasına rağmen, bu performansın aynı dönemde S&P 500 Endeksi'nin yüzde 16'lık artışının belirgin bir şekilde gerisinde kaldığı görülüyor. Bu tür bir pazar ortalamasının altında performans, en son 2022 yılında, küresel çapta faiz artırımlarının ve enflasyonist baskının hissedildiği bir dönemde yaşanmıştı. Mevcut kayıp serisinin başlamasından bu yana ise Apple hisselerinin toplamda yüzde 5 değer kaybettiği kayıtlara geçti. Bu durum, şirketin piyasa değerindeki erimeyi hızlandıran temel faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Yapay Zeka Cephesinde Geride Kalan Dev: Nedenler ve Etkiler
Apple hisselerindeki bu dramatik gerileme, teknoloji sektöründeki genel çalkantılar ve küresel ekonomik belirsizliklerin karmaşık bir bileşeni olarak ortaya çıkıyor. 1991 yılından bu yana benzeri görülmemiş bir dokuz günlük düşüş potansiyeli taşıyan bu kayıp serisi, birden fazla kritik faktörün bir araya gelmesiyle tetikleniyor:
- Yapay Zeka Yarışında Yavaşlama: En belirgin nedenlerden biri, Apple'ın yapay zeka özelliklerini piyasaya sürme konusunda rakiplerinin gerisinde kaldığına dair artan endişeler. Teknoloji dünyası hızla dönüştürülürken, şirketin bu alandaki yavaşlaması, inovasyon liderliği imajına gölge düşürüyor ve yatırımcıların gelecekteki büyüme potansiyeli hakkındaki şüphelerini derinleştiriyor.
- Çin Pazarındaki Zorluklar: iPhone satışlarındaki potansiyel yavaşlama, özellikle şirketin en büyük dış pazarlarından biri olan Çin'deki rekabetin şiddetlenmesiyle daha da derinleşiyor. Çin hükümetinin yerel markaları teşvik eden politikaları ve global ticaretteki gerilimler, Apple'ın bu kritik pazardaki konumunu ciddi şekilde zorluyor.
- Küresel Tedarik Zinciri ve Üretim Maliyetleri: Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar ve artan üretim maliyetleri de şirketin karlılığı üzerinde baskı oluşturuyor. Jeopolitik gerilimler lojistik süreçlerini sekteye uğratırken, hammadde fiyatlarındaki dalgalanmalar doğrudan üretim giderlerine yansıyor.
Tüm bu makroekonomik koşullar, şirketin son çeyrek gelir beklentileri ve yeni ürün stratejilerine yönelik soru işaretlerini artırarak yatırımcıların hisselerden uzaklaşmasına neden oluyor.
Piyasaların Gözünden Apple: Gelecek Senaryoları Neler?
Wall Street'teki piyasa analistleri, teknoloji devlerinin son dönemde gelirlerinde yaşanan yavaşlamanın bu tür uzun soluklu kayıp serilerini tetikleyebileceği konusunda hemfikir. Önde gelen ekonomistlerden biri, YeniTürk Haber Merkezi'ne yaptığı değerlendirmede, “Apple gibi küresel bir markanın bu kadar uzun süreli bir düşüş yaşaması, sadece şirketin kendisi için değil, tüm teknoloji sektörü ve hatta küresel ekonomi için önemli sinyaller veriyor. Özellikle merkez bankalarının faiz artırımlarına devam ettiği ve enflasyonist baskının sürdüğü bu dönemde, tüketici harcamaları üzerindeki baskı, şirketlerin bilançolarına doğrudan yansıyor. Bu durum, Apple gibi lüks tüketim ürünleri sunan firmaları daha fazla etkileyebilir” ifadelerini kullandı.
Sektördeki deneyimli isimler ise, Apple'ın karşı karşıya olduğu zorlukların çok boyutlu olduğunu vurguluyor: “Apple'ın inovasyon gücü ve marka sadakati tartışılmaz olsa da, makroekonomik koşullar, jeopolitik gerilimler ve yapay zeka alanındaki acımasız rekabet gibi dış faktörler, hisse performansı üzerinde belirleyici bir rol oynuyor. Şirketin kısa vadede dramatik bir toparlanma sergilemesi zor görünse de, uzun vadede şirketin atacağı stratejik hamleler; özellikle de yapay zeka entegrasyonundaki agresif adımları, yeni pazarlara yönelik açılımları ve tedarik zinciri çeşitlendirmeleri bu durumu tersine çevirebilecek potansiyele sahip. Yatırımcılar, gelecek dönemde şirketin yapay zeka yol haritasını ve açıklayacağı yeni ürünleri yakından takip edecek.”
Önümüzdeki dönemde Apple'ın, yapay zeka alanındaki açığını kapatmak için agresif yatırımlar yapması, mevcut tedarik zinciri risklerini azaltacak alternatif üretim merkezleri araması ve Çin pazarındaki konumunu güçlendirecek yeni stratejiler geliştirmesi bekleniyor. Şirketin inovasyon kabiliyetini yeniden kanıtlaması, bu zorlu süreci atlatmasında kilit rol oynayacak ve küresel teknoloji liderliği konumunu pekiştirecek.