Sabancı Holding iştiraki Çimsa, Bilecik'in Bozüyük ilçesi yakınlarındaki İntikamtepe Şehitliği'ne komşu Beyaz Kalker Sahası'ndaki maden ruhsatının iptali için resmi süreci başlattığını duyurdu. Şirket, projeye dair bugüne kadar yaptığı tüm başvuruları da geri çektiğini bildirdi. Bu karar, bölgedeki hassasiyetleri dikkate alan önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Hassas Bölgeye Yakınlık Tartışmaları
Uzun süredir bölge halkı ve çevre örgütleri tarafından tartışma konusu olan maden projesi, İntikamtepe Şehitliği'ne yakınlığı nedeniyle kamuoyunda büyük tepki çekmişti. Şehitliğin tarihi ve manevi değeri, projenin uygulanabilirliğini sık sık sorgulatmıştı.
Yerel yönetim kaynakları ve sivil toplum kuruluşları, projenin ruhsatlandırılmasından itibaren süreci yakından takip ettiklerini ve Çimsa'nın bu kararının bölgedeki hassasiyete duyarlı bir yaklaşım olduğunu belirtiyor.
Çimsa yetkililerinden alınan bilgiye göre, şirketin bu adımı atmasında, kamuoyu hassasiyetleri ve sosyal sorumluluk anlayışının etkili olduğu ifade edildi. Kararın, ilgili bakanlıklar nezdinde yasal süreçleri hızlandıracağı öngörülüyor.
Çimsa'dan Stratejik Geri Çekilme
Sektör analistleri, Çimsa'nın bu geri çekilmesini uzun vadeli itibar yönetimi ve sürdürülebilirlik hedefleri açısından stratejik bir hamle olarak yorumluyor. Bir enerji ve madencilik hukuku uzmanı, "Böylesine hassas bölgelerde yürütülecek projeler, şirketler için büyük riskler barındırır. Çimsa'nın bu kararı, hem finansal hem de sosyal riskleri minimize etme amacı taşıyor olabilir," değerlendirmesinde bulundu.
Şirketin, bu maden sahasından elde edeceği potansiyel gelir yerine, kamuoyundaki olumlu imajını korumayı tercih ettiği anlaşılıyor. Bu durum, gelecekteki benzer yatırımlar için de emsal teşkil edebilir.
Bölge Sakinlerinden Memnuniyet
Bilecik ve Bozüyük'teki vatandaşlar, Çimsa'nın ruhsat iptali başvurusunu memnuniyetle karşıladı. Özellikle İntikamtepe Şehitliği'nin kutsallığına vurgu yapan bölge sakinleri, bu kararın tarihi ve kültürel mirasın korunması adına önemli bir zafer olduğunu dile getirdi.
Çevre aktivistleri ise, kararın diğer benzer projeler için de örnek teşkil etmesi gerektiğini belirterek, Türkiye genelindeki hassas bölgelerin korunması çağrısında bulundu.