Borsa İstanbul (BİST) üzerinde işlem gören en büyük 30 şirketin, bu yıl yapılan değerlendirmelere göre önemli bir kısmı orta risk grubunda yer aldığı tespit edildi. Özellikle bankacılık dışındaki 26 şirketin %60’ının bu grupta olduğunu ifade eden raporlar, Türkiye’nin ekonomik durumuna dair kritik bilgiler sunmaktadır. Yatırımcılar ve piyasa analistleri için bu durum, gelecek dönemde yatırım kararlarının şekillenmesinde etkili olabilecektir. Bu bağlamda, orta risk grubu ne anlama gelmektedir, hangi şirketler bu grupta, ve gelecekteki potansiyel senaryolar neler olabilir?
Orta Risk Grubu Nedir?
Orta risk grubundaki şirketler, bir yatırım aracı olarak belirli bir belirsizlik ve risk dâhilinde kabul edilirler. Bu terim, yatırımcıların finansal analizler yaparken dikkat ettikleri bir kategoriyi temsil eder. Temel olarak, bu gruptaki şirketler iyi bir performans gösterebilse de aynı zamanda olumsuz durumlarla da karşılaşabilmektedirler. Dolayısıyla, orta risk grubundaki şirketlerin değerlendirilmesi, yatırımcılar için strateji belirlemede önemli bir unsurdur.
BİST 30 Şirketleri Arasında Hangi İsimler Orta Riskte?
BİST 30 endeksinde işlem gören şirketlerden 26'sının orta risk grubuna dâhil olması dikkat çekicidir. Bu durum, yalnızca piyasa koşullarına bağlı olmakla kalmayıp, aynı zamanda bu şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) kriterlerine bağlı olarak da değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Raporda, bu şirketlerin sürdürülebilirlik performansları ve iklim değişikliği ile olan mücadele gibi konular, yatırımcıların dikkatini çekmesi gereken unsurlar arasında yer almaktadır.
ESG Skoru ve Şirketlerin Gelecekteki Performansı
BİST 30 içerisinde yer alan 26 şirketin ESG skorlarına da değinmek gerekmektedir. 2023 yılında yapılan araştırmalarda, 13 şirketin ESG skorunu korudugu belirtilmektedir. Bu bağlamda BİM, Şişecam ve Türk Hava Yolları gibi markaların ESG skorlarında bir iyileşme yaşandığı görülmektedir. Ancak, Enka İnşaat, Ereğli Demir Çelik ve Sabancı Holding gibi şirketlerin ise skoru gerilemiştir. Uzmanlar, ESG kriterlerine uyum gösteren şirketlerin, uzun vadede daha dayanıklı ve sürdürülebilir bir büyüme gerçekleştirebileceklerini ifade etmektedir.
Geçmiş Örnekler ve Olası Senaryolar
Geçmiş veriler, orta risk grubundaki şirketlerin gelecekteki performansları hakkında bilgi verebilir. Özellikle 2020 yılında pandeminin etkileriyle birlikte orta risk grubunda yer alan şirketlerin de piyasalardaki dalgalanmalara maruz kaldığı gözlemlenmiştir. Ancak ESG kriterlerine uyum gösteren firmalar, bu süreçte daha az zarar görmekle kalmayıp, bazıları bu durumu fırsata dönüştürmeyi başarmıştır. Gelecekte Türkiye’deki uluslararası piyasalarda yaşanabilecek olası değişimlerin, bu şirketlerin risk seviyelerini de etkileyeceği öngörülmektedir. Ayrıca, mali okuryazarlığın artmasıyla, yatırımcıların da daha bilinçli kararlar alması beklenmektedir.
Sonuç ve Öngörüler
BİST 30'da yer alan 26 şirketin %60’ının orta risk grubunda olması, yatırımcılar açısından dikkat edilmesi gereken bir durum ortaya koymaktadır. Orta risk, bazı yatırımcılar için cazip gibi görünebilir, ancak bu durumu değerlendirenlerin ESG kriterlerini göz önünde bulundurması, daha uzun vadeli kazançlar elde edebilme açısından faydalı olacaktır. Türkiye ekonomisinin gelişimi ile bu şirketlerin performansı da paralel bir seyir izleyebilir. Dolayısıyla, önümüzdeki dönemde bu noktalar, yatırımcıların karar süreçlerinde belirleyici bir rol oynamaya devam edecektir.
İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Performansı
Öte yandan Avrupa Birliği’nin, 1 Ocak 2026 itibariyle uygulamaya koyacağı karbon sınır uygulaması, Türkiye’de de BİST üzerinde işlem gören şirketlerin iklim ve sürdürülebilirlik karnesinin önemli ölçüde etkilenmesine yol açacaktır. 2024 yılı için yapılan sürdürülebilirlik ve iklim performansı değerlendirmeleri, şirketlerin karbonsuz üretime geçiş için finansman ve değer zinciri dönüşümü gibi başlıklara odaklanmaktadır. Bu durumu irdeleyen “İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Araştırması: BIST 30 Şirketlerinin 2024 Yılı Görünümü” adlı rapor, çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim unsurlarını kapsayan ESG ve CDP raporlamalarıyla şekillendirilmiştir.
Emisyon Raporları ve Gelecek Senaryoları
Rapor sonuçlarına göre, 2023’te %46 olan ciddi ve yüksek risk oranının, 2024’te %24’e gerilemesi olumlu bir gelişmedir. Bunun yanı sıra, düşük riske sahip şirket oranının ise %12’den %16’ya çıktığı gözlemlenmektedir. Ancak, 2024 yılında raporlama yapmayan sekiz şirket olduğunu ve bunların arasında önemli markaların bulunduğunu da belirtmek gerekmektedir. Çimsa, Koç Holding, Şişecam ve Türk Telekom’un iklim değişikliği skorları yükselirken, bazı şirketler ise gerileme göstermiştir. Bu durum, Türkiye’nin karbon geçiş sürecine hazırlık açısından dikkate alınması gereken bir belirtidir.
İklim İçin 350 Derneği’nin Değerlendirmeleri
İklim İçin 350 Derneği Koordinatörü Efe Baysal, bu araştırmanın bulguları hakkında yaptığı açıklamada, BİST 30 şirketlerinin iklim kriziyle mücadelede yeterli düzeye ulaşmadığını, 10 şirketin net sıfır için bir tarih belirlememiş olmasının endişe verici olduğunu belirtmiştir. Bu bağlamda, Türkiye’nin finansal kuruluşlarının ve şirketlerinin, iklim değişikliği ile mücadele etmek ve sürdürülebilir bir büyüme sağlamak adına daha kararlı adımlar atması gerekmektedir. Dr. Evrim Özyorulmaz Akcura da, sürdürülebilirlik performansının uluslararası standartlarla uyumlu bir şekilde raporlanmasının artan önemini vurgulamaktadır. Rapor, bazı şirketlerin ilerlemeler kaydettiğini gösterse de, hala yapılması gereken çok iş olduğunu vurgulamaktadır.