Türkiye ekonomisinde son dönemde dikkat çeken bir gelişme yaşandı: Ticari işletmelerin döviz cinsi kredi kullanımı rekor seviyeye ulaştı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, toplam ticari krediler içinde döviz bazlı borçlanmanın payı tarihi bir zirveye tırmanarak hem sektör temsilcilerini hem de ekonomistleri yakından ilgilendiren yeni bir tartışma başlattı.
Ticaretin Gözdesi Döviz Kredileri
Döviz cinsi ticari kredilerdeki bu sıçrama, özellikle son aylarda piyasalarda yaşanan belirsizlikler ve Türk lirası faiz oranlarındaki dalgalanmaların bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Şirketler, daha düşük faiz oranları ve öngörülebilir geri ödeme koşulları arayışıyla döviz kredilerine yönelirken, bu durumun beraberinde getirdiği kur riski endişeleri de artış gösterdi. Uzmanlar, bu tercihin kısa vadede finansal rahatlama sağlasa da, orta ve uzun vadede şirket bilançoları üzerinde ciddi baskı yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
- Düşük faiz avantajı arayışı
- TL kredi koşullarındaki belirsizlikler
- İhracatçı şirketlerin doğal hedge mekanizması olarak döviz borçlanması
Kur Riski Endişeleri Büyüyor
Döviz kredilerindeki bu rekor artış, Türkiye'nin dış borç yükünü de dolaylı yoldan etkiliyor. Ekonomistler, kurdaki ani ve yüksek oranlı hareketlenmelerin, dövizle borçlanan şirketlerin finansal sağlığını ciddi şekilde tehdit edebileceğini belirtiyor. Özellikle döviz geliri olmayan ancak dövizle borçlanan KOBİ'lerin bu durumdan daha fazla etkilenebileceği vurgulanıyor. Sektör temsilcileri, bu riskin yönetilmesi için daha şeffaf ve öngörülebilir bir ekonomik ortamın şart olduğunu dile getiriyor.
"Döviz kredileri, kur istikrarı bozulduğunda çift taraflı bir bıçağa dönüşebilir. Şirketler, hem ana para hem de faiz ödemelerinde ciddi zorluklar yaşayabilir" diyen bir bankacılık sektörü analisti, Merkez Bankası'nın bu duruma yönelik olası adımlarını yakından izlediklerini ekledi.
Uzmanlardan Kritik Değerlendirme
Piyasalar, Merkez Bankası ve Hazine yetkililerinin bu yeni tabloya karşı atacağı adımları merakla bekliyor. Bazı ekonomistler, döviz kredilerine yönelik kısıtlamaların veya ek maliyetlerin gündeme gelebileceğini öne sürerken, diğerleri ise şirketlerin reel üretim ve ihracat kapasitelerini düşürmeden bu riskin yönetilmesinin önemine dikkat çekiyor. Türkiye'nin küresel ekonomik dalgalanmalara karşı direncini artırmak için atılacak adımların, bu rekor artışı da göz önünde bulundurması bekleniyor.
Finansal istikrarın korunması adına atılacak her adımın, ticari kredilerdeki bu eğilimi nasıl etkileyeceği önümüzdeki dönemde yakından takip edilecek.