Küresel emtia piyasaları geçen hafta, ABD yönetiminin Venezuela'da düzenlediği askeri müdahale ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ülke dışına çıkarılması gibi jeopolitik hamlelerle sarsılırken, ABD'den gelen istihdam verileri de fiyatlamalar üzerinde belirleyici oldu. Özellikle Venezuela eksenindeki bu türden doğrudan müdahaleler sınırlı bir etki yaratmış olsa da, küresel gerilimler yatırımcıların odağını korudu ve piyasa dinamiklerini derinden etkiledi.
Washington'dan Çok Cepheli Hamleler: Trump'ın Savunma Vizyonu ve Grönland Çıkışı
Piyasalardaki genel jeopolitik gerilimin önemli bir parçası da ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamaları oldu. Trump, Truth Social sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımlarda, 2027 yılı savunma bütçesinin 1,5 trilyon dolar olması gerektiğini belirterek, bunun "hayalini kurdukları" ordu yapılanmasına imkan sağlayacağını ve "düşman kim olursa olsun" ABD'nin güvende olmasına katkı sunacağını ifade etti.
Öte yandan Trump, stratejik öneme sahip ada ülkesi Grönland'daki Rusya ve Çin varlığının arttığını savunarak, "Ulusal güvenliğimiz açısından Grönland'a ihtiyacımız var" mesajını verdi. ABD Başkanı, Danimarka ile Grönland konusunda anlaşmaya varmayı arzu ettiğini, bunun sağlanamaması halinde "zor yolu" kullanmaya da hazır olduklarını aktararak küresel arenadaki gerilimi daha da yükseltti.
Makroekonomik Veriler Işığında Küresel Ekonomi
Küresel piyasaların seyrini etkileyen diğer bir belirleyici faktör ise makroekonomik verilerdi. ABD ve Çin'den gelen raporlar, emtia piyasalarında fiyatlamaların yönünü çizerken, yatırımcılar bir yandan büyümeye ilişkin sinyallere, diğer yandan merkez bankalarının faiz politikalarını etkileyecek makroekonomik verilere odaklandı.
ABD Verileri ve Fed Beklentileri
ABD ekonomisinde Aralık ayına ilişkin tarım dışı istihdam artışı 50 bin kişiyle beklentilerin altında kalırken, işsizlik oranı ise yüzde 4,4'e geriledi. Yıllık saatlik ücret artışı yaklaşık yüzde 3,8 seviyesinde izlenirken, ISM imalat endeksi 47,9 ile daralma bölgesinde kalmaya devam etti. Ancak hizmet endeksi 54,4'e yükselerek iç talebin dirençli seyrettiğine işaret etti. Geçen yıl Ekim ayında ise ABD'nin dış ticaret açığı 29,4 milyar dolara gerilemişti. Bu veriler ışığında analistler, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimlerine ilişkin beklentileri canlı tutarak altın ve gümüşte aşağı yönlü riskleri sınırladığını belirtti.
Çin'den Gelen Pozitif Sinyaller
Çin tarafında ise imalat sektörü faaliyetini gösteren resmi PMI, 49,2'den 50,1'e yükselerek sekiz aylık daralma serisini sona erdirdi ve sınırlı da olsa büyüme bölgesine geçti. RatingDog imalat PMI da 50,1 ile büyüme bölgesine geçerken, RatingDog hizmet PMI 52 ile genişlemeyi sürdürdü. Aralık 2025'te tüketici enflasyonu yıllık yüzde 0,8'e yükselse de, üretici fiyatları yüzde 1,9 düşüşle deflasyon eğilimini korudu. Çin kaynaklı talep beklentilerinin sanayi metalleri ve enerji tarafında fiyatları desteklediği yorumları yapıldı.
Dolar Endeksi ve Tahvil Faizlerinde Son Durum
Söz konusu gelişmelerin ardından ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi, haftayı yüzde 4,17 seviyesinden tamamlarken, dolar endeksi yüzde 0,7 yükselişle 99,1'e çıktı.
Venezuela Krizi Derinleşirken: Enerji ve Maden Piyasalarına Yansımaları
ABD'nin Venezuela'da gerçekleştirdiği iddia edilen askeri müdahale ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ülke dışına çıkarılmasının ardından, bu türden siyasi gerilimler emtia piyasalarındaki kırılganlığı bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle petrol fiyatları üzerinde anlık dalgalanmalar yaratan bu durum, küresel enerji arz güvenliği endişelerini tetikledi.
Venezuela'daki siyasi gelişmeler yakından izlenirken, ABD Başkanı Trump'ın Beyaz Saray'da petrol şirketlerinin yöneticileriyle görüşeceği belirtildi. ABD Enerji Bakanı Chris Wright ise, Venezuela'da hedeflenen değişim için ülkenin petrol satışlarının kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Wright, Venezuela petrolünün satışının "süresiz" sürdürüleceğini, petrol akışına izin verilerek ABD'deki rafinerilere ve küresel pazarlara yönlendirileceğini ifade etti.
Analistler, bu müdahalenin Venezuela'nın petrol üretim kapasitesinde uzun vadede artış potansiyeli taşıdığını ancak ülkedeki siyasi istikrarsızlık ile yıllardır yatırım görmeyen ve yaşlanan altyapının toparlanmayı geciktirebileceğini dile getirdi. Öte yandan, Londra Metal Borsası'nda (LME) 3 ay vadeli bakır, arzın azalabileceği endişeleri ve Venezuela'daki gelişmelerin maden tedarik zincirine yönelik riskleri artırmasıyla rekor seviyeleri gördü.
Değerli Metaller Yükselişte: Paladyum ve Platin Öne Çıktı
Değerli metaller, ABD'de açıklanan makroekonomik verilerin Fed'in faiz indirimine yönelik beklentileri güçlendirmesi ve jeopolitik endişelerle destek buldu. Özellikle paladyumun ons fiyatı, yıllık bazda görülen rekor artışların ardından Bank of America'nın fiyat artışı öngörüleriyle haftalık bazda en çok yükselen değerli metal oldu. Banka, paladyum için 2026 ortalama fiyat tahminini yükseltirken, küresel ticaret gerilimleriyle birlikte fiziksel arzın kısıtlı kalması ve Çin talebinin güçlü seyrinin paladyum fiyatlarında destekleyici görünümü güçlendirdiğini kaydetti.
Benzer şekilde, Bank of America 2026 için ortalama platin fiyatı tahminini de yukarı yönlü revize etti. Revizyona gerekçe olarak ticaret anlaşmazlıklarının yol açtığı arz dengesizlikleri ile fiziksel piyasadaki yüksek talebi gösteren banka, Çin'in artan ithalat talebinin de platin fiyatlarına destek sağlayacağını vurguladı. Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde, ons bazında fiyatlar şu şekilde değişim gösterdi:
- Paladyum: Yüzde 12,2 değer kazandı.
- Gümüş: Yüzde 10,2 değer kazandı.
- Platin: Yüzde 6 değer kazandı.
- Altın: Yüzde 4,1 değer kazandı.
Sanayi Metallerinde Çin ve Savunma Harcamaları Etkisi
Bakır, yılı rekor seviyelerden açarken, baz metaller de tamamlanan haftayı pozitif bir seyirle tamamladı. Analistler, söz konusu pozitif seyrin Çin'in metal talebine ilişkin iyimserlik ve yıl sonu stok yenilemelerinin etkisiyle desteklendiğini belirtti. Yapay zeka ve elektrikli araç sektörlerinin bakır talebini artıracağı beklentilerinin yanı sıra ABD'de savunma harcamalarının artabileceğine yönelik fiyatlamaların da baz metalleri güçlendirdiğini belirten analistler, yeni yatırımlar ve teşviklere ilişkin haber akışının yatırımcıların odağında olduğunu kaydetti.
Buna karşın makroekonomik tarafta Çin'de imalat göstergelerinin zayıf seyretmesi ile ABD'de tarifeler ve büyümeye ilişkin endişeler, sanayi metallerinde temkinli bir görünümün korunmasına yol açtı. Bu gelişmelerle baz metallerde tezgah üstü piyasada bu hafta libre bazında fiyatlar şu değerleri kaydetti:
- Nikel: Yüzde 5,6 değer kazandı.
- Alüminyum: Yüzde 4,1 değer kazandı.
- Bakır: Yüzde 3,5 değer kazandı.
- Kurşun: Yüzde 2,1 değer kazandı.
- Çinko: Yüzde 0,8 değer kazandı.
Enerji Piyasalarında Karmaşık Seyir: Petrol Yükseldi, Doğal Gaz Düştü
Enerji piyasalarında ise Brent petrolün varil fiyatı, ABD'nin Venezuela'ya yönelik askeri müdahalesinin piyasalara etkisinin sınırlı kalmasına karşın, arz endişelerinin artmasıyla haftayı yükselişle tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı haftalık bazda yüzde 3,3 artış gösterdi. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve müttefiklerinden oluşan OPEC+ grubunun arz kısıtlamalarını sürdürmesi ve bazı üretici ülkelerde bakım çalışmaları nedeniyle üretim kayıpları yaşandığına yönelik haber akışı, fiyatlamaları yukarı yönlü destekledi.
ABD'de ticari ham petrol stoklarının geçen hafta yaklaşık 3,8 milyon varil azaldığı, stratejik ham petrol stoklarının 200 bin varil arttığı ve benzin stoklarının 7,7 milyon varil yükseldiği bildirildi. Analistler, verilerin arz tarafında sınırlı bir daralmaya işaret etmesine karşın, yüksek stok seviyeleri ve zayıflayan talep görünümünün küresel arzda ciddi bir kesinti yaşanacağına yönelik beklentileri sınırladığını kaydetti.
Doğal gaz tarafında ise sıcak hava beklentileri fiyatları aşağı yönlü baskılarken, Ocak ayında hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyredeceğine ilişkin öngörüler ve zayıf talep tahminleri fiyatları baskıladı. Bu gelişmelerle New York Ticaret Borsası'nda işlem gören doğal gazın İngiliz termal birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı yüzde 12,4 değer kaybetti. Öte yandan, JPMorgan, 2026'da LNG ihracatına bağlı talep artışının yılın ilerleyen dönemlerinde doğal gaz fiyatlarını destekleyebileceğini öngördü.
Tarım Emtiasında Dalgalı Seyir: Pirinç Rekora Koşarken, Kakao Geriledi
Tarım emtia piyasaları, Amerika'daki hava koşulları, Çin'in alımları ve Karadeniz kaynaklı arz risklerinin etkisiyle dalgalı bir seyir izlerken, haftayı kahve ve kakao hariç pozitif tamamladı. Geçen yıl sonunda görülen düşüşlerin ardından Chicago Ticaret Borsası'nda buğday, mısır ve soya fasulyesi fiyatlarında yükseliş eğilimi öne çıkarken, açıklanan zayıf ABD ihracat verileri fiyatlardaki artışı törpüledi.
Soya fasulyesi fiyatları hava koşulları ve talep kaynaklı haber akışına duyarlı seyretti. Brezilya'da Orta-Batı bölgelerinde yağışların yetersiz kalacağı ve ocak ayında artan sıcaklık dalgasının, baklagil gelişimi açısından kritik dönemde verimi tehdit edeceği endişeleri haftanın ilk günlerinde soya fiyatlarına destek verdi. Pirinç piyasasında ise küresel arz fazlası beklentileri fiyatlar üzerindeki baskıyı sürdürdü. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, 2025-2026 döneminde dünya pirinç üretiminin yüzde 1,2 artışla 556,4 milyon tonla rekor düzeye ulaşacağı tahmin ediliyor.
Bu gelişmelerle, bu hafta Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına fiyatlar şu şekilde değişim gösterdi:
- Pirinç: Yüzde 6,1 değer kazandı.
- Buğday: Yüzde 2,4 değer kazandı.
- Mısır: Yüzde 1,8 değer kazandı.
- Soya fasulyesi: Yüzde 1,6 değer kazandı.
ABD'de faaliyet gösteren emtia borsası Intercontinental Exchange'te libre bazında fiyatlar ise:
- Kahvede: Yüzde 0,4 azaldı.
- Şekerde: Yüzde 2 arttı.
- Pamukta: Yüzde 0,7 arttı.
- Kakaonun ton başına fiyatı: Haftayı yüzde 9,5 azalışla tamamladı.
Gelecek Perspektifi: Belirsizlikler ve Beklentiler
Genel olarak, küresel piyasalar sadece makroekonomik verilerle değil, aynı zamanda Ortadoğu, Güney Amerika ve diğer bölgelerdeki devam eden siyasi belirsizlikler ile şekillenmeye devam ediyor. Yatırımcılar, ABD'nin faiz politikaları, Çin ekonomisindeki toparlanma işaretleri ve jeopolitik çatışmaların emtia fiyatları üzerindeki potansiyel etkilerini yakından takip etmeyi sürdürecek. Özellikle 2026 gibi orta vadeli projeksiyonlarda Bank of America ve JPMorgan gibi kurumların değerli metaller ve doğal gaz için belirlediği yeni fiyat hedefleri, piyasalardaki yön arayışında önemli birer gösterge olacak.