2024 Girişimcilik Verileri: Ekonomik Potansiyelin Göstergesi
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan "Girişimcilik ve İş Demografisi-2024" verilerine göre, 2023 yılına baktığımızda Türkiye'de girişimlerin doğum oranı yüzde 15,8’e ulaştı. Bunun yanı sıra, bu girişimlerin istihdam oluşturma payı ise yüzde 4,9 olarak kaydedildi. Bu veriler, Türkiye ekonomisinin geleceği hakkında umut verici bilgiler sunmaktadır.
Girişimlerin İstihdamda Yeri
Girişimlerin istihdam payının yüzde 4,9 olması, ekonomideki potansiylin artırılması adına dikkat çekici bir gelişmedir. 2024'teki girişimlerin doğum oranı, 2023’teki yüzde 15,5’ten artış göstermiş ve istihdamdaki pay ise değişiklik göstermemiştir. Girişimcilik, ekonomik aktivitenin canlanması ve yeni iş alanlarının oluşturulması açısından kritik bir role sahiptir.
En Çok İş Yaratılan Sektörler
2024 yılında en çok girişim oluşturan sektörlerin başında, yüzde 32,1 ile toptan ve perakende ticaret, motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin onarımı sektörü gelmektedir. Bu sektörü yüzde 16,8 ile ulaştırma ve depolama ve yüzde 10,1 ile imalat sektörleri takip etmektedir. Bu veriler, toplumun ihtiyaçlarının karşılanması ve ekonomik gelişimin desteklenmesi açısından önemli bir göstergedir.
İllere Göre Girişim Dağılımı
Girişimlerin illere göre dağılımında, 2024'te en yüksek payın yüzde 25,8 ile İstanbul'da olduğu görülmektedir. İstanbul’u, yüzde 7,5 ile Ankara ve yüzde 6,5 ile İzmir izlemektedir. Bu durum, büyük şehirlerin ekonomik dinamizmi ve girişimciliği nasıl teşvik ettiğini ortaya koymaktadır.
Girişim Ölüm Oranı ve Hayatta Kalma Oranı
Girişimlerin sürdürülebilirliği açısından vurgulanması gereken bir diğer konu ise ölüm oranlarıdır. 2021 yılında girişimlerin ölüm oranı yüzde 11,9 iken, 2022 yılında bu oran yüzde 12,9’a çıkmıştır. Bu veriler, girişimcilerin karşılaştığı zorlukların arttığını ve daha sağlam bir destek mekanizmasına ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir.
2023'te doğan girişimlerin yüzde 78,3'ü hala faal durumda. 2022 yılı itibarıyla bir yıla kadar hayatta kalma oranı yüzde 75,2, iki yıla kadar olan hayatta kalma oranı ise yüzde 58,6 olarak kaydedilmiştir. Bu bilgiler, girişimcilerin başarısının ekonomik iklimle bağlantılı olduğunu gözler önüne sermektedir.
Hızla Büyüyen Girişimler
Girişimlerin gelecekteki potansiyelini değerlendirirken, hızlı büyüyen girişimlere de dikkat çekmek gerekiyor. 2024'te bu girişimlerin oranı yüzde 14,4 olarak belirlenmiştir. Bu girişimlerin çoğunluğunun, imalat (yüzde 23,5), toptan ve perakende ticaret (yüzde 20,5) ve inşaat (yüzde 15,2) sektörlerinde faaliyet gösterdiği bilgisi, hangi alanların öncelikli olduğu hakkında net bir fikir vermektedir.
Teknoloji Düzeyine Göre Girişimler
İmalat sanayisinde 2024’te doğan girişimlerin yüzde 57,8'inin düşük teknoloji ürünleri ürettiği saptandı. Orta düşük teknoloji ürünleri üretenler ise yüzde 29,6 ile dikkat çekmektedir. Yüksek teknoloji düzeyine sahip girişimlerin oranı ise sadece yüzde 0,9’dir. Bu tablo, Türkiye’nin teknoloji seviyesinin artırılması gerektiğini açık bir şekilde göstermektedir.
Kuruluş Yılı ve Ekonomik Aktiviteler
Kuruluş yılı 2016-2020 arası olan girişimlerin ciro payı yüzde 16,6 iken, 2011-2015 dönemi girişimlerinin ciro payı yüzde 14,1 olarak saptanmıştır. Bu durum, yeni kurulan girişimlerin ekonomideki etkisinin giderek arttığını göstermektedir. Aynı dönemde 2024 yılı itibarıyla kuruluş yılı 1990 ve öncesi olan girişimlerin ihracat payının yüzde 17,3 olduğu belirlenmiştir. Bu tür girişimlerin uzun vadede de ekonomiye katkı sunmaya devam etmesi beklenmektedir.
Sonuç ve Öneriler
Bu rapor, Türkiye'deki girişimlerin ekonomik ve sosyal dinamikleri hakkında derinlemesine bir analiz sunmaktadır. Devlet desteklerinin, finansmana erişimin kolaylaştırılmasının ve girişimcilerin eğitilmesinin önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Bu noktada, girişimcilerin hayatta kalma oranlarının artırılması ve sürdürülebilir iş modellerinin geliştirilmesi adına kapsamlı stratejilerin geliştirilmesi önem taşımaktadır.
Gelecek yıllarda, teknoloji alanında atılacak adımlar, girişimcilerin başarı oranını artırmakla kalmayacak, aynı zamanda Türk ekonomisinin rekabetçiliğini de artıracaktır. Dolayısıyla, girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesi ve yenilikçi yaklaşımlar özendirilmeli, bu alandaki potansiyelin en üst düzeye çıkarılması hedeflenmelidir.