Türkiye Ekonomisinde Değişim Rüzgârları
ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, 2026 yılı sonuna dair yıllık enflasyon öngörüsünü %22 civarında açıklayarak, bu tahminin özellikle 2023'te yaşanan enflasyon dalgalanmaları sonrasında yatırımcı güvenindeki artan belirsizliklerle daha kritik bir hâl aldığını vurguladı. Ekonomik istikrarsızlığın etkileri, Türkiye’nin 2023 yılı içerisinde de piyasalar üzerinde derin sarsıntılara yol açmıştı. Gökgöz, Türkiye’nin ekonomik büyüme hedefleri ile enflasyonun nasıl şekilleneceğinin 2025 yılı itibarıyla belirleyici bir rol oynayacağına dikkat çekti.
Piyasalarda Sert Rüzgar
Gökgöz’ün tahminleri, yatırımcıların enflasyon beklentilerini titizlikle izlediği bu dönemde büyük önem taşıyor. 2025 yılı üçüncü çeyrek finansal raporlarına göre, ING Türkiye’nin aktif büyüklüğü 266,3 milyar lira, net karı ise 2 milyar lira olarak kaydedildi. Bu veriler, yüksek enflasyon karşısında bankanın sürdürülebilirliği açısından önemli göstergeler sağlıyor. Sektörün net kârının 2024 yılına göre %45 artış gösterdiği, toplam özkaynakların 22,9 milyar lira seviyesine ulaştığı belirtilirken, mevduat büyüklüğünün 173,1 milyar lira seviyesine yükseldiği dikkat çekiyor. Üçüncü çeyrek itibarıyla yıl sonuna göre mevduatta %33, aktif büyüklüklerde %34 artış kaydedildiği bilgisi de öne çıkmakta.
Uzmanlardan Kritik Uyarı
Ekonomi uzmanları, Gökgöz’ün enflasyon tahmininin gerçekleşmesi durumunda Türkiye’nin ekonomik dengesinin ciddi şekilde sarsılabileceğine dair uyarılarda bulunuyor. %22’lik enflasyon oranları, alım gücünü olumsuz etkileyerek sosyal ekonomik dengeleri bozabilir. Bu bağlamda, 2025 yılında toplam kredi desteğinin 170 milyar lira olduğu ve bu rakamın piyasalardaki tedirginliği artıran başka bir unsur olarak öne çıktığı ifade ediliyor.
Dijital Dönüşüm ve Gelecek Öngörüleri
Gökgöz, dijital bankacılığın geçmişten geleceğe geçirdiği değişimleri aktarırken, “Dijital bankacılık ile banka cebe girmişti, yapay zeka ile bankacı da artık cebe giriyor.” ifadesini kullandı. 2026 yılı itibarıyla dolar/TL’nin 51 seviyesine yükseleceğini öngören Gökgöz, Türkiye’nin dijital dönüşümde önemli adımlar attığını vurguladı. Bankacılık alanında müşteri beklentileri hız, sadelik ve kesintisiz deneyim etrafında yeniden şekilleniyor. Müşteri odaklı bankacılığı önemseyerek, ING olarak dijital değişimi erken dönemde öngören bankalardan biri olduklarını belirtti. Bu süreçte bankacılığı daha basit ve erişilebilir hale getirme hedefleri doğrultusunda çalışmalara odaklanıldığını ifade etti.
Merkez Bankası ve Ekonomik Denge
Gökgöz, Merkez Bankası’nın enflasyon hedeflerine ulaşmak için politika faizinin 2026'da %27 seviyesine yükselebileceğini öngördü. Ayrıca, kamu ücretlerinin de enflasyon hedefleriyle uyumlu olacağına dair taahhütte bulundu. Merkez Bankası son dönemde Türk lirası varlıkların istikrar kazanmasına önemli destek sağladı. İlgili rezervlerin mayıstan itibaren güçlü bir artış trendine girdiği ve tarihi seviyelere ulaştığı belirtiliyor.
Gelecekte Ne Bekleniyor?
Gökgöz, 2026 yılında yapay zekanın ve dijital dönüşümün sektördeki rekabeti artıracağını ve banka-müşteri ilişkilerini köklü bir şekilde yeniden yapılandıracağını ifade etti. Son yıllardaki değişimler, finansal sistemin dijitalleşmesiyle birlikte bankacılık hizmetlerinin daha erişilebilir hale geleceğini gösteriyor. Ekonomi uzmanları, bu dönüşümlerin Türkiye'nin mevcut ekonomik dengeleri üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceğini değerlendiriyor. Gökgöz, “Müşterilerimizin önceliklerine odaklanmak amacıyla banking cepten güçlü bir destek sağlanıyor.” şeklinde konuşarak, müşteri odaklı bankacılığın önemine vurgu yaptı.