ING Türkiye'den Kritik Enflasyon Tahmini: Yüzde 22
ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, 2026 yılının sonunda yıllık enflasyon oranının yaklaşık yüzde 22 seviyelerinde gerçekleşeceğini açıkladı. Bu tahmin, Türkiye ekonomisindeki dalgalanmalar ve piyasalardaki değişimlerle birlikte kritik bir veri niteliği taşırken, yaşanan yüksek enflasyon oranları, özellikle 2023 yılında %80’leri aşarak hanehalkı üzerindeki mali yükü artırmıştı. Benzer bir kriz, 2023 yılında da yaşanmış, o dönemde piyasalarda belirsizlikler artmıştı. Uzmanlar bu tahminin, büyüme hedefleri ve mali konsolidasyon çabaları açısından da önemli bir gösterge olduğunu belirtiyorlar.
Başarılı Performans Raporu
Gökgöz, 2025 yılı üçüncü çeyrek verilerine göre ING Türkiye’nin aktiflerinin 266,3 milyar lira, net kârının ise 2 milyar lira seviyesinde olduğunu açıkladı. Türkiye ekonomisine sağlanan kredi desteği ise toplamda 170 milyar lira olarak gerçekleşirken, bunun 141,3 milyar liralık kısmı nakdi kredilerden oluşuyor. Toplam özkaynakların 22,9 milyar lira, mevduat büyüklüğünün ise 173,1 milyar lira seviyesine ulaştığını belirten Gökgöz, yıl sonuna oranla mevduatlarda yüzde 33, aktif büyüklüklerde ise yüzde 34 artış kaydedildiğini vurguladı.
Piyasalarda Dikkat Çeken Gelişmeler
Türkiye’deki enflasyon oranları, 2023 yılı itibarıyla oldukça yüksek bir seyir izlemeye devam ediyor. Bu durum, Dolar/TL kurundaki dalgalanmaların Türkiye’nin dış ticaret açığını artırma riskini de beraberinde getirdiği belirtiliyor. Uzmanlar, bu tahminlerin piyasalarda olumsuz tepkilere yol açabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. 2023 yılında %80’lere varan enflasyon oranları, vatandaşları ciddi anlamda etkileyen ekonomik sorun başlıklarından biri oldu.
Gelecek Beklentileri ve Stratejiler
Gökgöz, 2026 yılında Dolar/TL kurunun yaklaşık 51 seviyesinde olacağını öngördüklerini ifade etti. Eylül ayında açıklanan Orta Vadeli Program (OVP) çerçevesinde mali konsolidasyon ve dezenflasyon hedefleri koyuldu. Merkez Bankası’nın alacağı faiz kararları ve piyasa dinamikleri, gelecekteki enflasyon seyri üzerinde büyük bir etki yapacak.
Artan Rezerv Trendleri
Ocak 2023 itibarıyla Türkiye’nin uluslararası rezervlerinde gözlemlenen artış, yabancı yatırımcıların ve yerli yatırımcıların liraya olan ilgisinin yanı sıra, altın fiyatlarındaki yükseliş ile de destekleniyor. Gökgöz, bankacılık sektörünün 2024 yılına kadar büyüme hedeflerini gerçekleştirmek amacıyla piyasa trendlerini dikkatle takip ettiğini vurguladı. Türkiye, Mayıs 2023’ten itibaren rezervlerini 60 milyar dolara kadar artırarak piyasaların güvenini yeniden tesis etti.
Finansal Analistlerin Değerlendirmeleri
Finansal analistler, 2025 yılında sektörde net kârın 2024 yılına göre yüzde 45 artacağını değerlendiriyor. Faiz oranlarındaki düşüşlerin, sektör için net faiz marjlarını iyileştireceği ve kârlılığı artıracağı tahmin ediliyor. Ancak, süreç içinde yaşanacak dalgalanmaların dikkatle izlenmesi gerektiği konusunda hemfikir kalıyorlar. Bu durum, 2024 yılına kadar belirsizlikleri azaltacak önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Kritik Sonuçlar ve Beklentiler
Tüm bu gelişmeler ışığında, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki yıllarda dikkatle izlenmesi gerektiği ortaya çıkıyor. Ekonomik göstergeler, piyasa dinamikleri ve müşteri güveni, enflasyon oranlarının seyrindeki belirleyici faktörlerden olmaya devam edecek. Uzmanlar, 2026 yılında enflasyonun düşmesi ve ekonomik istikrarın sağlanması için atılacak adımlara odaklanılması gerektiğini vurguluyor.