İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Avrupa Birliği'nin (AB) en önemli ticaret ortağı konumundaki Türkiye ile mevcut Gümrük Birliği Anlaşması'nın acilen güncellenmesi gerektiğini bir kez daha vurguladı. Avdagiç, AB'nin Güney Ortak Pazarı (MERCOSUR) ve Hindistan ile imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının (STA) ardından yaptığı yazılı açıklamada, "Bu anlaşmaların sonuçları bizi etkileyecektir" değerlendirmesinde bulundu. Başkan Avdagiç, küresel ticaretteki bu yeni adımların Türkiye için stratejik bir yol haritası çizdiğine dikkat çekti.
Gümrük Birliği'nin 28 Yıllık Serüveni ve Güncel İhtiyaçlar
Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği Anlaşması, yaklaşık 28 yıldır yürürlükte olmasına rağmen, küresel ticaret dinamiklerinin hızla değiştiği bir dönemde modernizasyon ihtiyacı duyuyor. 1995 yılında yürürlüğe giren ve Türkiye ekonomisini AB pazarına entegre etmeyi hedefleyen bu anlaşma, zamanla ortaya çıkan yeni ticaret modelleri ve AB'nin üçüncü ülkelerle yaptığı STA'lar nedeniyle güncelliğini yitirmiş durumda. Geçmişte de benzer tartışmalara sahne olan Gümrük Birliği'nin güncellenmesi çağrıları, özellikle AB'nin son dönemdeki agresif ticaret hamleleriyle birlikte yeniden ivme kazandı.
AB'nin Yeni Ticaret Atağı ve Türkiye'ye Yansımaları
AB'nin MERCOSUR ve Hindistan gibi büyük ekonomilerle sonuçlandırdığı serbest ticaret anlaşmaları, birliğin küresel ticaretteki yerini güçlendirme arayışının somut göstergeleri oldu. Bu anlaşmalar, AB üyesi ülkeler için belirli ürün gruplarında önemli avantajlar yaratırken, Gümrük Birliği kapsamında olan Türkiye için birtakım eşitsizlikleri beraberinde getirdi. İTO Başkanı Avdagiç, mevcut Gümrük Birliği anlaşmasına göre Türkiye'nin, AB'nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarına uymakla yükümlü olduğunu, ancak Türkiye'nin bu üçüncü ülkelere ihracatının aynı şartlara tabi olmadığını hatırlattı. Bu durum, Türk ihracatçısını dezavantajlı konuma düşürüyor ve sektör temsilcileri, Türkiye'nin rekabet gücünün zedelendiği konusunda endişelerini dile getiriyor.
Uzmanlar, Türkiye'nin, AB'nin üçüncü ülkelerle yaptığı STA'lardan kaynaklanan olumsuzluklar ve risklerden korunması için Gümrük Birliği'nin kapsamının genişletilmesini ve güncellenmesini stratejik bir zorunluluk olarak görüyor. Bu "çifte standart" durumunun sürdürülemez olduğu ve acilen giderilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Ankara'dan Beklenen Hamleler ve Gelecek Perspektifi
İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Gümrük Birliği'nin güncel koşullara uyarlanmamasının, Türkiye ekonomisi için potansiyel kayıplar doğuracağı uyarısında bulunurken, uluslararası ticaretteki yerini korumak ve güçlendirmek adına konunun öncelikli olarak ele alınması gerektiğini belirtti. Avdagiç, "AB'nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarından yana yaşadığımız olumsuzlukların ve risklerin giderilmesi için, bir an evvel tedbir alınması yararlı olacaktır" diyerek çağrısını yineledi. Ticaret Bakanlığı'nın bu konuyu hassasiyetle ele aldığına ve gerekenleri yapacağına inandıklarını ifade eden Avdagiç, ayrıca mevcut küresel konjonktürde Türkiye'nin STA imzaladığı diğer ülkelerle ithalat-ihracat dengesi göz önüne alınarak bu anlaşmaların da yeniden müzakere edilmesi ve revize edilmesi gerektiğini düşündüklerini sözlerine ekledi.
Türkiye'nin küresel ticaret sahnesindeki etkinliğini sürdürmesi ve AB ile ilişkilerini daha dengeli bir zemine oturtması için Gümrük Birliği'nin modernizasyonu kritik bir öneme sahip. Bu süreç, sadece AB ile ticari ilişkileri değil, aynı zamanda Türkiye'nin genel dış ticaret stratejilerini de yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. Ankara'nın bu çağrılara nasıl yanıt vereceği ve önümüzdeki dönemde atılacak adımlar, Türk ekonomisinin geleceği için belirleyici olacak.