Türkiye'de kartlı harcamalardaki reel büyüme ivmesi, tüketici eğilimleri ve dijitalleşmenin etkisiyle hız kesmeden devam ediyor. Yapılan son projeksiyonlar, bu güçlü seyrin 2026 yılına kadar süreceğini ve ekonominin önemli dinamiklerinden biri olmaya devam edeceğini gösteriyor.
Dijitalleşme ve Tüketici Güveni Tetikleyici Oldu
Son yıllarda özellikle pandemi döneminde ivme kazanan dijital ödeme yöntemlerine geçiş, kartlı harcamaların artışında kritik bir rol oynadı. Tüketicilerin güvenli, hızlı ve pratik ödeme çözümlerine yönelimi, işlem hacimlerinin reel bazda büyümesini sağladı. Ekonomistler, özellikle genç nüfusun dijital ödeme araçlarına olan adaptasyonunun bu büyümeyi desteklediğini ve mobil bankacılık ile temassız ödeme limitlerinin genişlemesinin de etkisi olduğunu belirtiyor.
Geçmiş verilere bakıldığında, kartlı işlemlerin, özellikle e-ticaret sektöründeki yükselişle birlikte istikrarlı bir gelişim gösterdiği gözlemleniyor. Çevrimiçi alışveriş platformlarının yaygınlaşması ve çeşitli kampanyalar, tüketicileri daha fazla kart kullanmaya teşvik ediyor.
Sektör Temsilcilerinden Beklentiler
Finans sektörü temsilcileri, kartlı harcamaların reel büyümesindeki bu eğilimin sürdürülebilir olduğunu vurguluyor. Türkiye Bankalar Birliği'nden kaynaklar, "Altyapı yatırımları ve siber güvenlik önlemleri sayesinde ödeme sistemlerimizin güvenilirliği artıyor. Bu da tüketicilerin dijital ödemelere olan inancını pekiştiriyor," ifadelerini kullanıyor. Perakende sektöründen gelen bilgiler de, fiziksel mağazalarda dahi kartlı ödeme oranlarının nakit işlemlerini geride bıraktığı yönünde. Önümüzdeki dönemde yapay zeka destekli kişiselleştirilmiş finansal hizmetlerin de bu büyümeye katkı sağlaması bekleniyor.
Geleceğe Yönelik Ekonomik Çıkarımlar
Kartlı harcamalardaki bu güçlü reel büyüme, Türkiye ekonomisine dair önemli çıkarımlar sunuyor. Tüketici harcamalarının canlı kalması, iç talebi destekleyerek ekonomik aktivitenin sürdürülmesine yardımcı oluyor. Ancak, uzmanlar bu trendin sürdürülebilirliği için hane halkı borçluluğu ve enflasyonla mücadele gibi makroekonomik faktörlerin dikkatle izlenmesi gerektiğini dile getiriyor.
Uluslararası derecelendirme kuruluşlarının Türkiye ekonomisine yönelik raporlarında da dijitalleşmenin getirdiği bu potansiyelin altı çiziliyor. Kartlı ödeme sistemlerinin yaygınlığı, kayıt dışı ekonominin küçülmesine de dolaylı olarak katkı sağlayarak vergi gelirleri üzerinde olumlu bir etki yaratabiliyor.