Kredi kartı borçlarında yaşanan takibe dönüşüm oranının son beş yılın en yüksek seviyesine ulaşması, hane halkı finansmanında giderek derinleşen bir sıkıntının sinyallerini veriyor. Türkiye'de milyonlarca vatandaşı doğrudan etkileyen bu durum, ekonomik aktörler arasında endişe yaratırken, geleceğe yönelik riskleri de beraberinde getiriyor.
Hane Halkı Borçlarında Alarm Zilleri
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerinden elde edilen bilgilere göre, kredi kartlarında takibe dönüşüm oranları belirgin bir artışla son beş yılın zirvesine çıktı. Bu oran, tüketicilerin finansal yüklerini taşıma kapasitelerinin azaldığını ve kredi kartı borçlarını ödemekte zorlandığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Özellikle son dönemde artan hayat pahalılığı ve yüksek enflasyon, bu yükselişte en büyük etkenler arasında gösteriliyor.
Enflasyon ve Artan Maliyetlerin Etkisi
Ekonomistler, kredi kartı borçlarındaki bu artışın temelinde yüksek enflasyon ve buna bağlı olarak düşen satın alma gücünün yattığını belirtiyor. Birçok vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılamak için dahi kredi kartlarına yönelmek zorunda kaldığı, limitlerin hızla dolduğu ve asgari ödeme tutarlarının bile zamanla birikerek ağır bir yük haline geldiği gözlemleniyor. Piyasa analistleri, "Gündelik harcamaların kredi kartıyla yapıldığı, borcun borçla kapatılmaya çalışıldığı bir döngüye girildiğini" ifade ediyor.
Bankacılık Sektörü Tedbir Peşinde
Kredi kartlarında takibe düşen alacaklardaki bu artış, bankacılık sektörünü de yakından ilgilendiriyor. Bankalar, batık kredi risklerini azaltmak ve portföy kalitelerini korumak adına yeni tedbirler almaya hazırlanıyor. Sektör temsilcileri, kredi verme politikalarında daha seçici davranılabileceğini ve riskli görülen müşterilere yönelik limit kısıtlamalarına gidilebileceğini dile getiriyor. Bu durumun, önümüzdeki dönemde kredi kartı kullanıcısı milyonlarca kişiyi doğrudan etkilemesi bekleniyor.
Uzmanlardan Gelecek İçin Kritik Uyarılar
Finans uzmanları, hane halkına gereksiz harcamalardan kaçınma ve mevcut borçları konsolide etme çağrısı yapıyor. Özellikle artan faiz oranları karşısında, kredi kartı borçlarının hızla katlanabileceği ve geri ödenemez boyutlara ulaşabileceği uyarısında bulunuluyor. Uzmanlar, "Her ne kadar takibe düşen oranlar şu an için toplam krediler içinde küçük bir paya sahip olsa da, bu trendin devam etmesi halinde sistemik risklerin artabileceğini göz ardı etmemek gerekir" değerlendirmesinde bulunuyor.
Bu gelişmeler, Türkiye ekonomisinin kırılgan yapısını bir kez daha gözler önüne sererken, makroekonomik istikrar için atılacak adımların önemini artırıyor.