Küresel Piyasalarda Metal Rekorları ve ABD Ekonomisinin Güçlü Büyümesi
Küresel piyasalardaki son gelişmeler, özellikle metal fiyatlarındaki rekor artışlarıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Bakır, alüminyum ve altın gibi kıymetli metaller, yükselen talep ve üretim kısıtlamalarının etkisiyle alışılmadık fiyat seviyelerine ulaşmış durumda. Bu durum, yatırımcılar ve tüketiciler açısından hem büyük fırsatlar hem de önemli zorluklar barındırıyor. Aynı zamanda, ABD ekonomisinin üçüncü çeyrekte %4,3 ile son iki yılın en hızlı büyümesini kaydetmesi, bu trendin arkasındaki dinamikleri daha iyi anlamamızda yardımcı oluyor.
ABD Ekonomisi ve Metal Talebi
Son yıllarda, küresel ekonomik büyüme ve sanayi üretiminde yaşanan artış, metal talebini önemli ölçüde artırdı. Özellikle ABD, inşaat ve otomotiv sektörlerinde kaydedilen büyüme ile dikkat çekiyor. Bu büyümenin sebeplerinin arasında, hükümetin uyguladığı teşvik politikaları, düşük faiz oranları ve artan istihdam yer alıyor. Tüketim harcamalarının artması, sanayi için hammadde gereksinimini yükseltiyor ve bu durum metal fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor.
Rekor Fiyatlar ve Olası Etkileri
Metal fiyatlarının yükselmesi, özellikle endüstriyel kullanım alanları için maliyet baskısı anlamına geliyor. Örneğin, inşaat sektöründe kullanılan çelik ve bakır fiyatlarındaki artış, projelerin maliyetini önemli ölçüde etkileyebilir. Uzmanlar, bu durumun ilerleyen dönemlerde inşaat maliyetlerini yükselterek konut fiyatlarına yansımasına neden olacağı görüşündeler. Bunun yanı sıra, metal fiyatlarındaki artışların geçici mi yoksa kalıcı mı olacağı konusunda farklı senaryolar üzerinde durulmakta.
Geçmiş Örneklerle Metal Piyasaları
Tarihte metal fiyatlarındaki artışlar, genellikle ekonomik krizlerle paralel bir seyir izlemiştir. Örneğin, 2008 finansal krizi sırasında değerli metallerin fiyatları daha stabil kalmıştı; ancak sonrasında meydana gelen ekonomik toparlanma ile bu fiyatlar yeniden yükselişe geçti. Bu durum, metal piyasalarının ekonomik dalgalanmalar karşısında nasıl tepki verdiğine dair önemli bir örnek sunuyor.
Gelecek Öngörüleri
Piyasalardaki belirsizlikler ve küresel ekonomik dinamikler göz önüne alındığında, metal fiyatlarının nasıl şekilleneceği büyük bir merak konusu. Ekonomistlerin yorumlarına göre, kısa vadede fiyatların yükselmeye devam etmesi bekleniyor. Ancak uzun vadede, arz tarafında yapılacak yeni yatırımlar ve geri dönüşüm süreçlerinin artmasıyla fiyatların bir miktar dengeye oturacağı öngörülüyor. Uzmanlar, bu durumu bilinmeyenleriyle birlikte dikkatle takip etmek gerektiğini vurguluyor.
ABD’de açıklanan beklentinin üzerinde büyüme verisinin ardından, Wall Street borsaları yükselirken kısa vadeli tahvillerin zayıf bir performans gösterdiği gözlemlendi. Dolar, bu süreçte değer kaybederken, S&P 500 teknoloji hisseleri öncülüğünde aralıksız dördüncü işlem gününde yükselerek 6.900 puanı aştı. Ancak bu yükseliş, Fed’in faiz indirimine gideceği yönündeki beklentilere pek destek olmadı. Nasdaq 100, %0,50 oranında bir artış gösterdi.
eToro’dan Bret Kenwell, ABD ekonomisinin hızlı bir büyüme sergilemesine rağmen, bu durumun tüketici güveninde kayda değer bir artış sağlamayabileceğine dikkat çekti. Kenwell, “Tüketiciler tatil ve dördüncü çeyrek boyunca dirençli kalırsa, bu durum ABD büyümesi için olumlu bir göstergedir,” dedi. Ayrıca, merakla beklenen Noel Baba Rallisi’nin bu çarşamba günü başlayacağı da belirtildi. LPL Financial’dan Adam Turnquist, 1950’den bu yana S&P 500’ün ortalama %1,3 getiri sağladığını ve %78 oranında pozitif sonuçlar elde edildiğini ifade etti. Ancak, Turnquist, mevsimsel eğilimlerin tarihsel verileri yansıttığını, kesin sonuçlar vermediğini de ekledi.
Vadeli endekslerde zayıflık gözlemlenirken, Asya piyasaları Wall Street’i takip ederek, teknoloji hisseleri öncülüğünde yükseldi. MSCI Asya Pasifik Endeksi, %0,2’lik bir artış göstererek dördüncü işlem gününe taşıdı. Dolar/TL ise sabah saatlerinde 42,8490 seviyesinden işlem gördü. Bloomberg Dolar Endeksi, Salı günü %0,4 oranında düşerek Ekim başından bu yana en düşük seviyesine geriledi. Bu endeks, bu yıl yaklaşık %8 değer kaybetti ve 2017’den bu yana en kötü yılını geçirme yolunda ilerliyor.
Opsiyon piyasaları, önümüzdeki aylarda daha fazla düşüş yaşanabileceğine işaret ediyor. Pioneer Investments’tan Paresh Upadhyaya, “2026 için beklentim dolarda ayı piyasasının devam etmesi, ancak daha ılımlı bir şekilde olması yönünde. Bu tahmin üzerindeki en temel risk, dün açıklanan verinin işaret ettiği gibi ABD büyümesinin diğer ülkeleri geride bırakma ihtimalidir,” açıklamasını yaptı. Değerli metal altın, ons başına 4.500 doların üzerine çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı ve üç gün üst üste değer kazandı.
ABD’nin Venezuela’daki petrol tankerlerine uyguladığı abluka nedeniyle yaşanan gerilimler, metalin güvenli liman cazibesini artırdı. Yatırımcılar ayrıca, Fed’in üç ardışık faiz indiriminin ardından gelecek yıl da borçlanma maliyetini düşüreceğine ve bu durumun getirisi olmayan değerli metallere olumlu yansıma yapacağına inanıyor. Gümüş ve platin gibi değerli metaller de rekor seviyelere yükseldi. Bakır, ilk kez ton başına 12.000 doları aştı ve Londra Metal Borsası’nda salı günü %2’lik artışla 12.159,50 dolara yükselerek, bu yıl %35’in üzerinde değer kazanarak 2009’dan bu yana en büyük yıllık artışını kaydetmeye hazırlandığını gösteriyor.
ABD’nin metal ithalatına uygulayacağı gümrük vergisi tehdidi, bu yıl fiyatları yukarı çeken başlıca faktörlerden biri oldu. Yeni vergilerin uygulanma olasılığı, alıcıları sevkiyatları güvence altına almaya yönlendiriyor ve tahkim ticaretinin başlamasına neden oluyor. BMO Capital Markets Ltd. emtia analisti Helen Amos, “ABD hâlâ stok oluşturma modunda ve ABD hükümetinden daha fazla bilgi alana kadar bunun devam etmesini bekliyorum” dedi.
Sonuç olarak, küresel piyasalardaki metal fiyatlarının artışı ile ABD ekonomisinin gösterdiği güçlü büyüme, yatırımcılar ve sektörler üzerinde derin etkiler yaratmayı sürdürüyor. Ekonomik gelişmeler ve piyasa trendlerinin yakından izlenmesi, gelecekte alınacak stratejik kararlar açısından kritik bir öneme haizdir.