İçeriğe Atla

Küresel Yenilenebilir Enerji İstihdamında İvme Kaybı Endişesi

Küresel Yenilenebilir Enerji İstihdamında İvme Kaybı Endişesi 💰 Ekonomi
AI destekli
... 4 dk Kaynak

Küresel Yenilenebilir Enerji İstihdamında İvme Kaybı Endişesi: Detaylı Analiz

Küresel yenilenebilir enerji sektöründeki istihdam, Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) ile Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından hazırlanan "Yenilenebilir Enerji ve İstihdam - Yıllık Değerlendirme 2025" raporuna göre 2024 yılında önemli bir büyüme kaydederek 16,6 milyona ulaşmasına rağmen, bir önceki yıl olan 2023'teki rekor büyümenin belirgin şekilde gerisinde kaldı. Bu durum, sektörün ivme kaybetmesi ve yeşil dönüşüm hedefleri üzerinde potansiyel etkileri hakkında ciddi endişeleri beraberinde getirdi.

Rekor Büyümenin Ardından Gelen Yavaşlama: Rakamlar Ne Söylüyor?

Raporda yer alan detaylara göre, yenilenebilir enerji sektörü 2023 yılında tüm zamanların en yüksek artışını kaydetmiş, istihdamını 2022'ye göre yüzde 18,2 artırarak 16 milyon 200 bin kişiye çıkarmıştı. Geçtiğimiz yıl kaydedilen bu güçlü büyüme oranlarının ardından, 2024'teki yüzde 2,3'lük artış, sektördeki ivmenin ilk kez belirgin bir biçimde yavaşladığını ortaya koydu. Uzmanlar, bu yavaşlamanın arkasında yatan temel unsurların jeopolitik ve ekonomik belirsizlikler ile artan otomasyon olduğunu vurguluyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının dünya genelinde yaygınlaşma hızı göz önüne alındığında, istihdamdaki bu düşüş dikkat çekici bir gelişme olarak kayda geçti ve küresel enerji politikaları ile yatırım stratejilerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gözler önüne serdi.

Küresel İstihdamda Bölgesel Dengeler: Çin Liderliği Sürüyor

Yenilenebilir enerji istihdamının coğrafi dağılımına bakıldığında, Çin entegre ve büyük ölçekli tedarik zincirleri sayesinde ekipmanları rakipsiz fiyatlarla sunabilmesiyle hem kapasite kurulumunda hem de ekipman imalatında liderliğini sürdürüyor. 2024 verilerine göre Çin, küresel toplamın yüzde 44'üne karşılık gelen yaklaşık 7,3 milyon kişilik yenilenebilir enerji istihdamı oluşturdu. Çin'i, 2023 ile aynı seviyede kalarak 1,8 milyon istihdamla Avrupa Birliği izledi. Brezilya'da yenilenebilir enerji istihdamı 1,4 milyona ulaşırken, Hindistan ve ABD'de ise istihdam artışı sınırlı kaldı ve sırasıyla yaklaşık 1 milyondan 1,3 milyona ve 1,1 milyona yükseldi. Bu durum, enerji dönüşümünde bazı ülkelerin önde giderken, diğerlerinin geride kaldığına işaret ediyor.

Teknolojilerin İstihdama Katkısı: Güneş PV Zirvede

Sektördeki istihdam artışının teknoloji bazında değerlendirilmesi, hangi alanların daha fazla iş gücü barındırdığını ortaya koyuyor:

  • Güneş Fotovoltaik (PV): Kurulumların ve panel üretim tesislerinin hızlı genişlemesi sayesinde istihdamda liderliğini sürdürdü. 2024'te 7,3 milyon kişiye istihdam sağlayan Güneş PV sektörünün küresel istihdamının yüzde 75'i Asya ülkelerinde yoğunlaşırken, Çin tek başına 4,2 milyonluk istihdamla başı çekti.
  • Sıvı Biyoyakıtlar: 2024'te 2,6 milyonluk istihdamla güneş PV'nin ardından ikinci sırada yer aldı. Bu alandaki istihdamın yüzde 46,5'i Asya'da gerçekleşti.
  • Hidroelektrik Enerji: 2,3 milyonluk iş gücüyle üçüncü sıraya yerleşti.
  • Rüzgar Enerjisi: 1,9 milyonluk istihdamla hidroelektriği izledi.

Kapsayıcı Bir Gelecek İçin Çağrı: Kadınlar ve Engelliler Vurgusu

Raporda, sayısal verilerin ötesinde yenilenebilir enerji iş gücünde daha fazla kapsayıcılık ve eşitlik ihtiyacına dikkat çekildi. Kadınlar ve engelli bireyler başta olmak üzere hiçbir toplumsal grubun dışlanmaması gerektiği vurgulanırken, yenilenebilir temelli enerji geleceğinin farklı yetenekler ve bakış açılarıyla şekillenmesinin önemi altı çizildi. Rapora göre, bu iki grubun da mevcut potansiyeli yeterince değerlendirilmiyor ve bu durum, bilinçli, çok yönlü ve sistematik politikaların hayata geçirilmesini gerekli kılıyor.

IRENA Genel Direktörü Francesco La Camera, yenilenebilir enerji yatırımlarının hızla arttığını belirterek, "Hükümetler, yatırımları teşvik eden, yerli kapasiteyi güçlendiren ve tedarik zinciri boyunca nitelikli iş gücü geliştiren politikalar aracılığıyla insanı, enerji ve iklim hedeflerinin merkezine koymalı" ifadelerini kullandı. La Camera, istihdam artışındaki coğrafi dengesizliğe dikkat çekerek, enerji dönüşümünde geride kalan ülkelerin de uluslararası toplum tarafından desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Kapasite artırımının tek başına yeterli olmadığını da ekleyen La Camera, "Bu, sadece kapasiteyi üç katına çıkarma hedefine ulaşmak için değil, aynı zamanda sosyoekonomik faydaların herkes için somut gerçeklikler haline gelmesini sağlamak ve dönüşüme yönelik toplumsal desteği güçlendirmek için de önemli" şeklinde konuştu.

ILO Genel Direktörü Gilbert F. Houngbo ise yenilenebilir temelli bir geleceğe adil geçişin kapsayıcılık, insan onuru ve eşit fırsatlar temelinde inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. Houngbo, özellikle engelli bireyler için erişilebilirliğin politika tasarımının ve uygulamasının her aşamasına dahil edilmesi konusunda özel bir sorumluluğun altını çizdi. "Bu, erişilebilir eğitim sistemleri, kapsayıcı işe alım uygulamaları ve farklı ihtiyaçlara uyum sağlayan, her çalışanın haklarına saygı duyan iş yerleri gerektirir" diyen Houngbo, engellilerin kapsanmasının yalnızca bir adalet meselesi olmadığını, aynı zamanda dayanıklı iş gücü piyasaları ve sürdürülebilir kalkınma için de vazgeçilmez olduğunu belirtti. Houngbo, "Eşitliğin önündeki engelleri kaldırarak ve insana yakışır işi teşvik ederek ekonomileri güçlendirir ve enerji dönüşümünün gerçekten herkes için işlemesini sağlarız" diyerek sözlerini tamamladı.

Yeşil Dönüşüm Hedeflerine Etki ve Gelecek Perspektifi

Yenilenebilir enerji istihdamındaki bu ivme kaybı, Paris Anlaşması hedefleri doğrultusunda belirlenen yeşil dönüşüm süreçlerini olumsuz etkileme potansiyeli taşıyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde istihdam yaratma potansiyeli yüksek olan bu sektörde yaşanan duraklama, küresel çapta karbon emisyonlarını azaltma çabaları için yeni engeller oluşturma riski barındırıyor. Ekonomistler, bu durumun hem iklim değişikliğiyle mücadele hem de küresel ekonomik kalkınma açısından kritik bir dönemeç olduğunu ifade ediyor. İleriye dönük olarak, IRENA ve ILO'nun da işaret ettiği gibi, sadece kapasite artışına odaklanmak yerine, insan merkezli politikalarla yerel kapasitelerin güçlendirilmesi, nitelikli iş gücü yetiştirilmesi ve tüm toplumsal kesimlerin enerji dönüşümüne dahil edilmesi büyük önem taşıyor. Bu adımlar, enerji dönüşümünü sadece çevresel bir zorunluluk değil, aynı zamanda toplumsal refahı artıran kapsayıcı bir kalkınma fırsatına dönüştürebilir.

Bu haber, yapay zeka teknolojisi destekli olarak hazırlanmıştır. Detaylı bilgi için Editoryal Politikamızı inceleyebilirsiniz. Orijinal kaynak: kaynak habere git

Sonraki haber yükleniyor...
Otomatik yükleme durduruldu
© 2026 YeniTürk Hakkımızda