2 Şubat 2026 tarihi itibarıyla Türkiye, hem ekonomi hem de siyaset gündeminde kritik gelişmelere sahne oluyor. Yaklaşan yerel seçim atmosferi siyasi partilerin söylemlerini belirlerken, ekonomik cephede açıklanacak yeni veriler ve Merkez Bankası'nın olası faiz kararı piyasaların nabzını tutuyor. Özellikle enflasyonla mücadele programının seyri ve reel sektörün beklentileri, Şubat ayının ana başlıklarını oluşturuyor.
Ekonomide Yeni Dengeler ve Beklentiler
Şubat ayına girilirken, Türkiye ekonomisi özellikle enflasyon rakamları ve büyüme beklentileriyle yakından takip ediliyor. Yılın ilk çeyreğine dair açıklanacak veriler, ekonomi yönetiminin uyguladığı politikaların etkinliği konusunda önemli ipuçları sunacak. Özellikle gıda enflasyonundaki seyrin, hanehalkı harcamaları ve genel enflasyon görünümü üzerindeki etkisi dikkatle izleniyor.
Ekonomistler, Orta Vadeli Program (OVP) hedeflerine ulaşmada Merkez Bankası'nın atacağı adımların belirleyici olacağını vurguluyor. “Piyasalarda oluşan konsensüs, enflasyonla mücadelede kararlılığın süreceği yönünde. Ancak özellikle küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmaların iç piyasaya yansımaları yakından izlenmeli” değerlendirmesini yapan analistler, reel sektörün de yeni dönemde krediye erişim ve finansman maliyetleri konusundaki beklentilerini dile getiriyor.
Siyasi Arenada Yerel Seçim Rüzgarı Hız Kesmiyor
Ekonomik gelişmelerin yanı sıra siyasi gündem de oldukça hareketli. Yerel seçimlere doğru gidilirken siyasi partiler, şehirlerdeki aday belirleme süreçlerini hızlandırıyor ve seçim stratejilerini netleştirmeye çalışıyor. Özellikle büyükşehirlerdeki ittifak görüşmeleri ve aday profilleri, kamuoyunda geniş yankı buluyor.
Siyasi analistler, bu dönemin partiler için seçmenle bağ kurma ve projelerini anlatma açısından kritik bir fırsat olduğunu belirtiyor. “Önümüzdeki aylarda sahada yoğun bir siyasi faaliyet bekliyoruz. Partilerin yerel dinamiklere odaklanarak güçlü adaylarla seçmen karşısına çıkma çabası, seçim sonuçlarını doğrudan etkileyecektir” yorumunda bulunan uzmanlar, siyasi söylemlerin ekonomik istikrar mesajlarıyla desteklenmesinin önemine işaret ediyor.
Küresel Gelişmeler ve Dış Politika Dinamikleri
Türkiye'nin iç gündeminin yanı sıra, küresel gelişmeler de yakından izleniyor. Bölgesel çatışmalar, uluslararası enerji piyasalarındaki dalgalanmalar ve büyük güçler arasındaki rekabet, Türkiye'nin dış politika dinamikleri üzerinde etkili oluyor. Özellikle Avrupa Birliği ile ilişkiler, enerji koridorlarındaki stratejik konum ve Orta Doğu'daki barış arayışları, Ankara'nın diplomatik mesaisinin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Şubat ayı, küresel aktörlerin yeni adımlar atabileceği ve uluslararası ilişkilerde dengelerin yeniden şekillenebileceği bir dönem olarak öne çıkıyor.