Rekabet Gücü Yükseliyor: TÜSİAD Raporu Açıkladı
Türkiye Ekonomi ve Sanayi Derneği (TÜSİAD), 2023 yılının üçüncü çeyreğine ait olarak hazırladığı "Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi" raporunu yayımladı. Raporda, Türkiye'nin maliyet bazlı rekabet gücünün bir önceki çeyreğe göre %1,5 oranında arttığı, ancak yıllık bazda endeksin %0,3 oranında gerilediği belirtiliyor. Bu durum, Türkiye'nin finansal istikrarı ve uzun vadeli ekonomik büyümesi açısından ilerleyen dönemlerde önemli riskler taşıyor. Özellikle, 2023 yılı içinde yaşanan maliyet dalgalanmaları, piyasalardaki belirsizlikler ve küresel ekonomik şartların etkisi raporda vurgulanıyor. Ekonomik verilere göre, yurt içi finansman maliyetlerinin %0,4 azalma göstermesi dikkat çekerken, iş gücü maliyetlerinde de düşüş yaşandı.
2025 Hedefleri: Sert Mesajlar
Raporda, 2025 yılı ikinci çeyreğinde eğitim ve araştırma projeleriyle desteklenen rekabet gücündeki artışın devam etmesi gerektiği vurgulanıyor. TÜSİAD'ın öngörülerine göre, 2025 yılının ikinci çeyreğinde maliyet bazlı rekabet gücü endeksinin %1,5 artarak 90,1 değerine ulaşması bekleniyor. Bu artış, ihracat yapan firmaların maliyetlerinde anlamlı bir iyileşmeyi ve ekonomik toparlanma eğiliminin süreceğini gösteriyor. 2023'te öne çıkan bazı projelerin, özellikle teknoloji ve inovasyona dayalı girişimlerin, bu hedefte kilit rol oynayacağı öngörülmektedir. Önümüzdeki dönemde, bu projelerin etkisi Türkiye'nin rekabet gücüne yön verebilir.
Piyasalarda Dönüşüm: Ekonomistlerin Analizleri
Rekabet gücündeki artışla birlikte piyasalarda meydana gelen değişimlerin, ekonomistler tarafından yakından takip edildiği kaydediliyor. Ekonomistler, yıllık gerilemenin devam etmesi halinde yatırımcıların risk algısının artacağı uyarısında bulunuyor. 2023 yılı içerisinde öne çıkan bazı projelerin etkisiyle iş gücü maliyetlerinde %0,8'lik bir azalma olmasına rağmen, finansman maliyetlerinde %0,1'lik bir düşüş yaşandı. Bu bağlamda, sektör temsilcilerinin daha fazla analiz ve değerlendirme yapması gerektiği ifade ediliyor. Uzmanlar, özellikle enerji maliyetlerindeki artışın ilerleyen dönemlerde daha fazla dikkat gerektireceğini belirtiyor.
Yıllık Düşüş: Kayıpların Nedenleri
Raporda, yıllık bazda yaşanan gerilemenin sebepleri arasında iş gücü ve finansman maliyetlerindeki artışların öne çıktığı aktarılıyor. Özellikle, rakip ülkelerde enerji maliyetlerinin %11,6 oranında artması dikkat çekiyor ve iç piyasalardaki zorlukları gözler önüne seriyor. 2023'ün üçüncü çeyreğinde Türkiye, iş gücü maliyetlerinde %0,8 azalma yaşarken, enerji maliyetleri ve finansman konusunda daha fazla baskı altında kalmaya devam ediyor. Ekonomistler, bu durumun Türkiye'nin rekabet gücünü zayıflatabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Maliyet Bileşenlerinin Derinlemesine İncelenmesi
Yurt içi ara malı maliyetlerinin yıllık bazda %1,7 oranında durağan bir seyir izlediği, fakat rakip ülkelerde bu maliyetlerin %6,2 oranında artığı bilgisi veriliyor. Bu durumun Türk ihracatçıları için maliyet avantajı sağlayabileceği belirtiliyor. Ancak, birikimli iş gücü maliyetlerinin, ihracatçılar üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiği vurgulanıyor. Türkiye'nin yurt içi finansman maliyetlerinin ise %0,4 azalarak yatay bir seyir izlediği bilgisi mevcut. 2023 üçüncü çeyreğinde, iş gücü maliyetlerinin azalma göstermesi önemli bir gösterge olarak en dikkat çekici noktalar arasında yer alıyor, ama rakip ülkelerdeki artışlar rekabet koşullarını zorlaştırıyor.
Gelecek Perspektifi: Umutlar ve Riskler
TÜSİAD, 2025 yılı için yapılan tahminler doğrultusunda, Türkiye'nin maliyetleri kontrol altında tutabilmesi ve enerji maliyetlerindeki artışları yönetebilmesi halinde rekabet gücündeki artışın devam edebileceğini belirtiyor. Ancak, yerel ve uluslararası piyasalarda oluşabilecek belirsizliklerin yatırımcıların kararlarını olumsuz etkileyebileceği uyarılarında bulunuluyor. Uzmanlar, bu süreçte atılacak adımların ekonomik istikrar açısından kritik önem taşıyabileceğini kaydediyor. Ayrıca, enerji maliyetlerinin küresel ölçekte yükselmesi, Türkiye'nin rekabet gücünü daha da zorlayabilir. Bu bağlamda, doğru politikaların oluşturulması ve uygulanması gerektiği ortaya çıkıyor.