İnşaat sektöründe finansmana erişim koşulları radikal bir dönüşümden geçiyor. Altensis Yönetici Ortağı Dr. Emre Ilıcalı, Bloomberg HT'de yayınlanan Üst Düzey programında yaptığı açıklamalarla dikkat çekti. Ilıcalı, artık çevresel faktörlerin dikkate alınmadığı projelerin finansmana ulaşmasının giderek zorlaştığını vurguladı. Bu durum, sektörde sürdürülebilirlik ilkelerinin sadece bir tercih olmaktan çıkıp, zorunluluğa dönüştüğünü gözler önüne seriyor.
Sürdürülebilir Finansman Çağı Başladı
Küresel çapta finans piyasaları, iklim değişikliği ve çevresel sürdürülebilirlik konularına yönelik artan hassasiyetle birlikte rotasını belirgin bir şekilde yeşil projelere çeviriyor. Dr. Emre Ilıcalı'nın altını çizdiği gibi, uluslararası finans kuruluşları ve kalkınma bankaları, özellikle inşaat projelerinde Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) kriterlerini sıkı bir şekilde uyguluyor. Bu kriterler, projelerin çevresel ayak izini, enerji verimliliğini, atık yönetimini ve yerel topluluk üzerindeki etkilerini mercek altına alıyor.
Sektör temsilcileri, bu değişimin Türkiye'deki inşaat firmaları için hem bir meydan okuma hem de yeni fırsatlar barındırdığını belirtiyor. Yeşil bina sertifikasyonları, karbon nötr yaklaşımlar ve döngüsel ekonomi prensiplerini benimseyen projeler, uluslararası fonlara ve uygun maliyetli kredilere erişimde avantaj sağlıyor.
İnşaat Sektöründe Yeni Dönem ve Rekabet Gücü
Finans uzmanları, önümüzdeki dönemde bankaların ve yatırımcıların, çevresel riskleri düşük, sürdürülebilirlik odaklı projelere daha fazla yönleneceğini öngörüyor. Dr. Ilıcalı'nın uyarısı, Türkiye inşaat sektörünün rekabet gücünü koruması ve uluslararası arenada yer edinebilmesi için bu dönüşüme hızla adapte olması gerektiğini gösteriyor.
Projelerde enerji ve su verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı, yerel ve sürdürülebilir malzeme seçimi gibi faktörler, artık bir "ekstra" olmaktan çıkıp, "olmazsa olmaz" koşullar haline geliyor. Bu yeni finansman anlayışı, inşaat firmalarını sadece ekonomik getiriye değil, aynı zamanda çevresel ve sosyal etkilere de odaklanmaya zorluyor.
Finans kurumları, yeşil dönüşümle uyumlu projelere yönelik özel kredi paketleri ve avantajlı faiz oranları sunmaya başladı. Uzmanlar, bu durumun sektördeki inovasyonu tetikleyeceğini ve daha çevre dostu, dayanıklı ve uzun ömürlü yapıların ortaya çıkmasına katkı sağlayacağını ifade ediyor. Türkiye'deki bankacılık sektörünün de bu küresel trende uyum sağlayarak, inşaat finansmanında yeni standartlar belirlemesi bekleniyor.