Türkiye Demirağlarla Örülüyor: TCDD'den 4 BİN Kilometre Yeni Hat Hamlesi
YeniTürk Haber Merkezi'ne özel açıklamalarda bulunan Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Genel Müdürü Veysi Kurt, ülkenin demiryolu ulaşımında yeni ve iddialı bir dönemin kapılarını araladığını duyurdu. Kurt, geride kalan dönemde demiryolu yatırımlarının sahaya güçlü biçimde yansıdığı, hem yüksek hızlı tren (YHT) hem de konvansiyonel hatlarda önemli ilerlemeler sağlandığı kritik adımların atıldığını vurguladı. 2025 yılı faaliyetleri ve 2026 hedeflerine yönelik değerlendirmesinde, Türkiye genelinde 4 bin 164 kilometrelik yeni demiryolu hattının yapım çalışmalarının hızla devam ettiğini ve bu dev projelerin önemli bir bölümünün 2026 yılına kadar tamamlanacağını bildirdi. TCDD'nin bugün ülke geneline yayılmış 146 projeyi eş zamanlı yürüttüğünü ve demiryolu altyapısının daha güvenli ve dirençli hale geldiğini de sözlerine ekledi.
Geçmişten Bugüne Demir Ağlar: Bir Yeniden Doğuş Öyküsü
Türkiye'nin demiryolu serüveni, Cumhuriyet'in ilk yıllarından bu yana ülkenin kalkınma ve birleşme sembollerinden biri olmuştur. "Demir ağlarla örülen vatan" ülküsü, modern Türkiye'nin ulaşım vizyonunun temelini atmıştır. Ancak 2000'li yılların başına gelindiğinde, demiryolu ağları yeterli seviyede yatırım alamamış ve modernizasyondan uzak kalmıştı. Bu dönemde başlatılan "demiryolu seferberliği", sadece bir ulaşım ağı kurmanın ötesinde, ülkenin stratejik konumunu güçlendirme ve ekonomik kalkınmayı hızlandırma vizyonuyla şekillendi. Geçtiğimiz yıl özellikle deprem bölgesindeki hatların onarımı, modernizasyon çalışmaları ve yeni lojistik merkezlerin devreye alınması gibi hızlı ve etkin müdahalelerle altyapının dayanıklılığı ve gücü artırıldı.
Rakamların Diliyle Köklü Dönüşüm: Elektrikli ve Sinyalli Hatlar Yükseliyor
Genel Müdür Veysi Kurt'un paylaştığı verilere göre, Türkiye'nin demiryolu ağı bugün itibarıyla 13 bin 919 kilometreye ulaştı. Bu uzunluğun 2 bin 251 kilometresi, 2002 yılında sıfırdan başlatılan devasa yüksek hızlı tren (YHT) yatırımlarıyla inşa edilen modern hatlardan oluşuyor. Ancak kaydedilen ilerlemenin asıl anlamlı yanı, sadece hat uzunluğundaki artış değil, ağın teknik kapasitesinde sağlanan köklü iyileşmelerdir. Mevcut demiryolu ağının yüzde 52'si (7 bin 274 kilometre) elektrikli, yüzde 61'i (8 bin 419 kilometre) sinyalli hale getirilmiş durumda. Bu oranlar, 2002 yılında elektrikli hatlar için sadece yüzde 19, sinyalli hatlar için ise yüzde 23 seviyelerinde seyrediyordu. Bu muazzam ilerleme, demiryolu işletmeciliğinde güvenli, verimli ve çevreci bir döneme geçişte ne denli büyük adımlar atıldığını gözler önüne seriyor.
Stratejik Yatırımlar ve Küresel Lojistik Vizyonu: Türkiye'nin Merkezi Rolü
TCDD'nin bu kapsamlı hamlesi, Türkiye'nin ulaşım altyapısını güçlendirme ve küresel lojistik kapasitesini artırma vizyonunun temel bir parçası. Veysi Kurt, 2025 yılının yatırım ve proje yönetimi açısından yüksek performans sergilenen bir dönem olduğunu belirterek, kuruma tahsis edilen 97,2 milyar liralık yatırım ödeneğinin yüzde 98'inin yıl içinde fiziki ilerlemeye dönüştürüldüğünü açıkladı. Bu dikkat çekici performansla birlikte, 2003-2025 döneminde demiryolu sektörüne toplam 65,9 milyar dolar yatırım gerçekleştirildi. Bu güçlü yatırım kapasitesi sayesinde TCDD, uluslararası koridorların Türkiye içindeki omurgasını kurma, modernize etme ve işletilebilir hale getirme misyonunu üstleniyor. Kurt, demiryolu yatırımlarının sadece kar-zarar hesabıyla değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizerek, bu projelerin ihracatı, sanayi rekabetçiliğini ve bölgesel kalkınmayı doğrudan etkilediğini vurguladı. Özellikle yük taşımacılığı açısından demiryolu, sanayi üretimini limanlara, sınır kapılarına ve lojistik merkezlere daha düşük maliyetle ve daha öngörülebilir biçimde bağlayan kilit bir omurga işlevi görüyor. Bir organize sanayi bölgesinin demiryoluna bağlanmasının, o bölgenin yatırım çekme kapasitesini artıran yapısal bir avantaj yarattığına dikkat çekti.
Mega Projelerde Son Durum: Türkiye'nin Demir Yolu Omurgası Güçleniyor
TCDD Genel Müdürü Veysi Kurt, yapımı devam eden stratejik projelere ilişkin güncel bilgileri de paylaştı. Doğu-batı ve kuzey-güney eksenlerinde kesintisiz, yüksek standartlı ve entegre demiryolu altyapısını ülke genelinde tesis etmek için çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirten Kurt'un verdiği bilgilere göre:
- Ankara-İzmir Hızlı Tren Projesi: 2025 boyunca alt ve üstyapı, sanat yapıları ile tünel çalışmalarında yoğun bir tempo yakalandı ve sahada eş zamanlı çok sayıda imalat gerçekleştirildi.
- Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Hattı: Türkiye'nin en yoğun sanayi ve ihracat kuşaklarından birini modern demiryolu altyapısıyla birbirine bağlayan bu kritik proje, Akdeniz limanlarını Güneydoğu Anadolu'ya taşıyor. Altyapı çalışmalarında önemli mesafe kat edilmiş, hat kapasitesini artıracak imalatlar büyük ölçüde tamamlanmıştır.
- Karaman-Ulukışla Hattı: Hem yüksek hızlı tren ağı hem de yük taşımacılığı açısından stratejik bir bağlantı niteliği taşıyor. Bu hatta altyapı çalışmaları yüzde 99,8 tamamlandı ve test-sertifikasyon süreçlerinin ardından hızlı tren işletmeciliğine geçilmesi planlanıyor.
- Siirt-Kurtalan Yeni Demiryolu Projesi: 2025 yılında yapım çalışmalarına başlandı.
- Malatya-Gölbaşı-Narlı Demiryolu Hattı: Depremlerde zarar gören bu hat, çalışmalar sonrası yeniden hizmete alındı.
Kurt, 4 bin 164 kilometrelik yeni hat yapımının yanı sıra, 7 bin 994 kilometrelik hatta etüt ve proje çalışmalarının tamamlandığını, 5 bin 394 kilometrelik hatta ise proje çalışmalarının sürdüğünü ekledi. Sanayi üretimini doğrudan demiryoluna bağlayan iltisak hatları da öncelikli yatırım alanları arasında yer alıyor. Bu kapsamda 2025 yılında 6 olmak üzere toplam 11,9 kilometre iltisak hattı tamamlandı, 10 iltisak hattında ise 163,8 kilometrelik yapım çalışması devam ediyor.
Ekonomiye Can Damarı, Çevreye Duyarlı Ulaşım: Stratejik Bir Aktör Olarak TCDD
Yeni hatların tamamlanmasıyla birlikte, hem yolcu hem de yük taşımacılığında kapasite artışı yaşanması, seyahat sürelerinin kısalması ve çevreci bir ulaşım alternatifi sunulması hedefleniyor. Günlük ortalama 1500 tren işletilen demiryolları, uluslararası taşımacılıktaki en büyük avantajları olan yüksek kapasite, enerji verimliliği ve düşük maliyetleriyle öne çıkıyor. Demiryolları, Türkiye açısından yalnızca ülke içi ulaşımı sağlayan bir altyapı unsuru değil, aynı zamanda ülkeyi küresel ticaret ağlarına bağlayan stratejik bir ulaşım aracıdır. Veysi Kurt, TCDD'nin de sürecin merkezinde yer alan stratejik bir aktör olduğunu belirtti. TCDD'nin rolünün yalnızca tren işletmek değil, uluslararası koridorların Türkiye içindeki omurgasını kurmak, modernize etme ve işletilebilir hale getirmek olduğunu yineleyerek, demiryolu yatırımlarını yalnızca kar-zarar hesabıyla değerlendirmenin eksik ve yanıltıcı bir bakış açısı olacağını ifade etti. Bu büyüklükteki demiryolu yatırımları, özellikle uluslararası transit taşımacılıktaki payın artırılması adına kritik önem taşıyor.
2035 ve 2053 Hedefleri: Küresel Lojistik Üs Olma Yolunda Türkiye
TCDD'nin bu adımları, Türkiye'nin yüzyıllık demiryolu serüvenine yeni bir soluk getirirken, ülkeyi bölgesinde bir lojistik üs haline getirme hedefine önemli katkı sağlayacak. TCDD Genel Müdürü Veysi Kurt'un da vurguladığı gibi, 2026 yılı, birçok projenin tamamlandığı, kuzey-güney akslarındaki yeni projelerin yatırım sürecine alındığı ve yapımı devam eden projelerin çalışmalarının sürdürüldüğü kritik bir dönemeç olacak. Demiryollarının ekonomik kalkınmanın, lojistik gücün, çevresel sürdürülebilirliğin ve bölgesel bütünlüğün temel taşı olduğunu belirten Kurt, TCDD olarak görevlerinin yalnızca hat yapmak ya da tren işletmek olmadığını, Türkiye'nin 2035 ve 2053 hedeflerine hizmet eden, sürdürülebilir, güvenli ve entegre bir demiryolu sistemini hayata geçirmek olduğunu bir kez daha vurguladı. Bu kararlı adımlar, Türkiye'nin demiryolunu hem ulusal ulaşımın hem de bölgesel ve küresel lojistik ağların ana omurgası haline getirme hedefini daha da ileriye taşıyacaktır. Üç kıtayı birbirine bağlayan stratejik konumuyla Türkiye, modern demiryolu altyapısı sayesinde küresel ticaretin merkez üssü olma potansiyelini her geçen gün daha da güçlendirmektedir.