Türkiye'de yaşam maliyeti alarm veriyor. Son açıklanan verilere göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için gereken açlık sınırı ile giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık gibi zorunlu harcamalarını kapsayan yoksulluk sınırı rekor seviyelere ulaştı. Yoksulluk sınırı ilk kez 100 bin lirayı aşarak hanelerin bütçelerini daha da zorlu bir sürece soktu.
Bağımsız bir araştırma merkezinin yayımladığı rapora göre, Temmuz ayında dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 100 bin 450 liraya yükseldi. Bu rakam, geçtiğimiz ay 95 bin lira seviyelerindeydi. Aynı dönemde, sadece gıda harcamalarını içeren açlık sınırı da 30 bin liranın üzerine çıkarak 31 bin 200 lirayı buldu. Geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında, yoksulluk sınırındaki artışın %80'i aştığı gözlemleniyor. Bu durum, özellikle sabit gelirli ve asgari ücretle çalışan haneler için geçim mücadelesini daha da çetin hale getiriyor.
Gıda ve Kira Giderleri Haneleri Sıkıştırıyor
Son aylarda özellikle gıda fiyatlarında yaşanan astronomik artışlar, temel besin maddelerine erişimi zorlaştırıyor. Taze sebze ve meyve, et ürünleri ile temel bakliyat fiyatları, hanelerin mutfak giderlerinde ciddi bir yük oluşturuyor.
Bununla birlikte, büyük şehirlerde kira bedellerindeki fahiş artışlar da yoksulluk sınırının yükselmesinde kritik bir rol oynuyor. Birçok aile, gelirlerinin önemli bir kısmını barınma ve gıda ihtiyaçlarına ayırmak zorunda kalırken, eğitim, sağlık ve kültürel faaliyetler gibi diğer zorunlu harcamalar için kaynak bulmakta güçlük çekiyor.
Uzmanlardan Kritik Uyarı: Satın Alma Gücü Erimeye Devam Ediyor
Ekonomistler, yoksulluk ve açlık sınırlarındaki bu hızlı yükselişin, toplumsal refah seviyesinde ciddi bir erozyona yol açtığına dikkat çekiyor. Sektör temsilcileri, 'Vatandaşın alım gücü her geçen gün azalıyor. Özellikle orta gelir grubundaki aileler bile, eskiden rahatlıkla karşılayabildikleri temel ihtiyaçları için zorlanıyorlar. Bu tablo, ekonomik politikaların gözden geçirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koyuyor' değerlendirmesinde bulunuyor.
Uzmanlar, enflasyonla mücadelede kararlılığın sürdürülmesi ve gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderilmesi için somut adımlar atılmasının elzem olduğunu vurguluyor. Aksi takdirde, toplumsal kutuplaşmanın ve yoksulluk riskinin artacağı uyarısı yapılıyor.