Türkiye'nin 2025'te Çevre Diplomasisindeki Başarıları
2025 yılı, Türkiye'nin çevre politikalarında önemli bir dönüm noktası oldu. İklim değişikliği, geri dönüşüm, ve sürdürülebilir çevre yönetimi gibi konularla Türkiye, uluslararası alanda ses getiren adımlar atarak çevre diplomasisinde daha fazla söz sahibi olmayı hedefliyor. Bu yıl, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 30. Taraflar Konferansı'nda (COP30) aldığı kararlarla birlikte COP31 zirvesine ev sahipliği yapacak olması özellikle dikkat çekiyor. Türkiye, bu zirveyle iklim konusu üzerine liderlik yapmayı ve dünya çapında çevresel bilinç oluşturmayı amaçlıyor.
Ankara'dan Gelen Sert Mesaj: COP31 Ev Sahipliği
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2026 yılı Kasım ayında Türkiye'nin COP31 zirvesine ev sahipliği yapacağını duyurdu. Bu açıklama, dünya genelindeki çevre savunucuları ve devlet yetkilileri tarafından memnuniyetle karşılandı. Erdoğan, COP31’in Türkiye için dünya çapında çevresel bilincin güçlendirilmesi açısından büyük bir fırsat olduğunu belirtti. Emine Erdoğan da sosyal medya paylaşımlarıyla bu konudaki kararlılığın uluslararası alanda kabul gördüğünü ifade etti.
Sıfır Atık Projesi ve Geri Dönüşüm Başarısı
2025'te Türkiye, Sıfır Atık Projesi sayesinde 74,5 milyon ton geri dönüştürülebilir atığı ekonomiye kazandırmış durumda. Bu başarı, enerji, su ve sera gazı emisyonlarında ciddi tasarruflar sağladı. 2017 yılından bu yana süregelen bu projede ayrıca, 585 bin ton deniz çöpü temizlendi ve günlük 50 bin ambalaj depozitolu sistemle toplandı. Bu süreçte 81 ilde düzenlenen çevre haftası etkinlikleriyle toplumsal farkındalık artırılmaya çalışıldı.
İlk İklim Kanunu: Geleceğe Yatırım
Türkiye'nin ilk İklim Kanunu, 2 Temmuz 2025’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kabul edildi. Bu yasa ile birlikte, sera gazı emisyonlarının 2035 yılına dek 643 milyon tona düşürülmesi hedefleniyor. Tek kullanımlık plastiklerle mücadele ve geri dönüşüm oranlarının 2025’e kadar %60'a çıkarılması önemli hedefler arasında yer alıyor. Bu yasayla, Türkiye'nin çevresel hedeflerine ulaşması adına önemli adımlar atılacak.
Atık Yönetiminde Yeni Stratejiler
Türkiye’nin 2025-2035 yıllarını kapsayan Ulusal Atık Yönetimi Stratejisi ile, 2028’e kadar düzensiz döküm alanlarının kapatılması ve 2031'de ambalaj atıklarının %70'inin kaynağında ayrıştırılması hedefleniyor. 2035 yılına kadar belediye atıklarının en az %60'ının geri kazanılması gibi önemli detaylar, Türk çevre yönetiminde uluslararası standarda uyum sağlama hedefine katkı olacak. Bu strateji, sürdürülebilir bir atık yönetimi sistemi için temeller oluşturuyor.
Öncü Girişimler ve Gelecek Hedefleri
Türkiye, önümüzdeki dönemde çevresel baskıları azaltmaya yönelik yeni tedbirler geliştirmek adına harekete geçti. Kısa vadede tek kullanımlık plastiklerin kullanımı kısıtlanırken, uzun vadede ise mikroplastik içeren kozmetik ürünlerin yasaklaması gündemde. Türkiye, 2025’te emisyon ticaret sistemini (ETS) yürürlüğe koymayı ve sanayi ile enerji sektorlerinde sera gazı kotaları uygulamayı planlıyor. Bu adımlar, çevresel hedeflere ulaşma yönünde önemli bir atılım olacak.