İçeriğe Atla

2025'te İklim Krizi Korkutucu Boyutlara Ulaştı

2025'te İklim Krizi Korkutucu Boyutlara Ulaştı 📰 Gündem
AI destekli
... 3 dk Kaynak

İklim Değişikliğinin Tetiklediği Kriz

2025 yılı, dünya genelinde iklim değişikliği ile mücadelede kritik bir dönüm noktası olarak tarihe geçti. Aşırı hava olaylarının doruk noktasına ulaştığı bu dönemde, iklim sorunları giderek daha fazla görünür hale geldi. Özellikle, ABD Başkanı Donald Trump’ın 2017 yılında Paris Anlaşması'ndan çekilmesi, uluslararası çevre mücadelesini olumsuz etkileyerek 2025'te meydana gelen iklim felaketlerinin sayısını artırdı. Trump, ikinci görev döneminin başlangıcını öne sürerek 2025'te yeniden Anlaşmadan çıkma kararı aldı. Washington yönetimi, Birleşmiş Milletler'e (BM) gönderdiği bir mektupla 27 Ocak 2026'dan itibaren Paris Anlaşması'na taraf olmayacağını duyurdu.

İklim Felaketlerinin Gölgesinde

İstatistikler, 2025’i kaydedilen en sıcak yıllar arasında ikinci veya üçüncü sıraya yerleştiriyor. Avrupa Birliği'nin Copernicus İklim Değişikliği Servisi verilerine göre, 2025, önceki yıl olan 2024'ün ardından en sıcak yıl olarak kaydedileceği tahmin ediliyor. Uzmanlar, bu durumun sadece Türkiye’de değil, dünya genelinde de ciddi sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıyor. Sıcaklık artışları tarım, su kaynakları ve insan sağlığı üzerinde geniş kapsamlı olumsuz etkilere yol açtı. Bu dönemde, iklim değişikliğinin neden olduğu aşırı hava olaylarının sayısındaki artış, aniden ortaya çıkan felaketlerle birlikte dünyayı tehdit eden yapıcı bir felaketler serisine dönüştü.

Aşırı Hava Olayları Patladı

2025 yılı, sel, fırtına ve kuraklık gibi aşırı hava olaylarının sıkça yaşandığı bir dönem olarak kayıtlara geçti. ABD, Avrupa ve Asya’daki felaketler, yerel ekonomiler ve sosyo-kültürel yapılar üzerinde derin yaralar açtı. Özellikle, ABD'nin California eyaletindeki Los Angeles'ta 7 Ocak’ta başlayan orman yangınları, Pacific Palisades bölgesine yayılarak Eaton, Hurst, Sunset ve Woodley bölgeleri başta olmak üzere yaklaşık 23 bin hektarlık alanı etkiledi ve 29 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Karayiplerde ise Melissa kasırgası, Haiti, Jamaika ve Küba’da 49 kişinin ölümüne yol açtı. Kasırga nedeniyle Küba'da 735 binden fazla insan tahliye edildi. Ayrıca, Texas'ta 4 Temmuz’da aniden başlayan şiddetli yağmurlar sonucunda Guadalupe Nehri taşarak sele yol açtı ve bu sel felaketinde 100’den fazla kişi hayatını kaybetti, özellikle Kerr bölgesinde 28'i çocuk 84 kişi hayatını kaybetti.

Uzmanlardan Kritik Uyarı

İklim değişikliği konusunda birçok bilim insanı ve uzman, “Aldığımız önlemler yetersiz kalıyor” diyerek, daha acil eylem planlarının hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çiziyor. 2025 yılındaki COP30 zirvesinde iklim diplomasisi öncelikli tema olarak belirlendi. Zirvede, Paris Anlaşması’na geri dönülmesi gerektiği vurgulandı. Birleşmiş Milletler 80. Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirilen “İklim Zirvesi 2025”’e birçok ülkenin devlet ve hükümet başkanları katılarak iklim değişikliği ile mücadelede önemli adımlar ele alındı. Bu zirveler, dünya genelindeki politikacıların ve liderlerin iklim değişikliğiyle mücadelede daha fazla sorumluluk alması gerektiğine dair bir çağrı niteliği taşıdı.

Küresel Gelişmeler Üzerine

2025, iklim değişikliği bağlamında pek çok uluslararası zirve ve konferansa ev sahipliği yaptı. 20'nci Birleşmiş Milletler Orman Forumu (UNFF20), New York'taki BM Merkezi'nde düzenlendi. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'ne (SDG) ulaşma, iklim dayanıklılığının sağlanması ve biyolojik çeşitlilik kaybıyla mücadele konuları oturumlarda irdelendi. Ayrıca, BM Genel Kurulu tarafından alınan kararla, 2025 yılı Uluslararası Buzulların Korunması Yılı (IYGP) ilan edilmişti. Bu kapsamda, Tacikistan hükümetinin girişimiyle buzulların korunmasına ilişkin uluslararası konferans 29-31 Mayıs tarihlerinde gerçekleşti. Konferansta, buzulların erimesinin önüne geçmek ve iklim değişikliğine dair politikaların geliştirilmesi amacıyla uluslararası işbirliğinin arttırılması gerektiği ifade edildi.

Geleceğe Dair Umutlar

İklim değişikliğiyle ilgili yapılan çalışmalar ve toplantılar, gelecekte daha etkili bir mücadelenin mümkün olabileceğini gösteriyor. Ancak, bu mücadelede öncelikle uluslararası işbirliğinin artırılması ve yeni politikaların geliştirilmesi gerekiyor. Aksi takdirde, doğal felaketlerin artışı ve iklim krizinin derinleşmesi kaçınılmaz olacaktır. 2025'te yaşanan iklim krizinin etkileri, gelecekte de tarım politikaları, su yönetimi ve sağlık sorunları üzerinde devam edecektir. Bilim insanları ve karar vericiler, bu tehditler karşısında daha kararlı ve işbirlikçi bir yaklaşım benimsemek zorunda.

Bu haber, yapay zeka teknolojisi destekli olarak hazırlanmıştır. Detaylı bilgi için Editoryal Politikamızı inceleyebilirsiniz. Orijinal kaynak: kaynak habere git

Sonraki haber yükleniyor...
Otomatik yükleme durduruldu
© 2026 YeniTürk Hakkımızda