İçeriğe Atla

2026 Bütçesi Kabul Edildi: Devletin Gücü Artıyor Ama...

2026 Bütçesi Kabul Edildi: Devletin Gücü Artıyor Ama... 📰 Gündem
AI destekli
... 4 dk Kaynak

2026 Bütçesi: Devletin Gücü Artıyor Ama...

Aile ve Sosyal Hizmetler ile Milli Eğitim bakanlıklarının 2026 yılı bütçeleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda kabul edildi. Bu karar, devletin güçlenme yolunda önemli bir adımdır. Ancak, bu gücün nasıl kullanılacağı ve bunun vatandaşların yaşamına nasıl yansıyacağı da kritik bir öneme sahiptir. Devletin büyümesi, toplumun refahını artırmaya yönelik projelere dönüşmelidir. Özellikle sosyal hizmetler ve eğitim gibi alanlarda yapılacak yatırımlar, ülkenin gelecekteki demografik yapısını ve sosyal dengesini etkileyecektir.

Genel Kurul'da, bütçelerin üzerinde yapılan konuşmaların ardından milletvekilleri soru-cevap bölümüne geçti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bu süreçte dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Özdemir, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Manisa Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay'a Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır diledi ve CHP Grubu'na taziyelerini iletti. Bu tür toplumsal kayıplar, devletin sosyal dayanışma ve destekleme mekanizmalarının önemini bir kez daha ortaya koydu.

Göktaş, Türkiye'nin demografik değişimine de dikkat çekti. Nüfusun yaşlandığı ve doğurganlığın azaldığına vurgu yaparak, “Kadınlarda ve erkeklerde evlilik yaşının yükseldiğini” belirtti. Bu tespit, yalnızca bir istatistik değil, aynı zamanda toplumsal bir olgunun da göstergesidir. Göktaş, geçmişte doğum kontrolüne yönelik gazetelere yansıyan haberleri paylaşarak doğurganlık hızındaki aşağı yönlü eğilimin bir anda meydana gelmediğini ifade etti. 1960 yılından bu yana gerçekleştirilen planlı nüfus politikalarının etkilerini anımsatarak, “Şu anda maalesef nüfus planlaması ülkemizin gündemine oturdu. Nasıl oturdu biliyor musunuz, zihinlerde oturdu. 'Bir kız bir erkek yeter', 'az çocuk, öz çocuk, nitelikli çocuk' diyerek bu düşünceler yerleşti,” şeklinde sözlerini sürdürdü.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın geleceğe yönelik hayata geçirdiği programlar, toplumsal yapı ve demografik dengenin korunması açısından önem taşıyor. Göktaş, “Biz ülkemizi, genç ve dinamik nüfus yapımızı korumak, ülkemizi güçlü tutmak adına bu yılı 'Aile Yılı' ilan ettik. Aile Eylem Planımızı ortaya koyduk ve önümüzdeki 10 yılı da 'Aile ve Nüfus 10 Yılı' olarak belirledik,” diyerek politikalarının temel taşlarını açıkladı. Bu yaklaşım, aile yapısının güçlendirilmesi adına atılması gereken adımları net bir şekilde belirtiyor.

Dünyada birçok ülkenin benzer demografik sorunlar yaşadığını belirten Göktaş, “Artık bütün dünya biliyor ki aileyi güçlendirmeden hiçbir kalkınma modeli, hiçbir sosyal politika kalıcı olamaz. Bu nedenle aileyi sahiplenmek lazım,” diyerek toplumun yapı taşlarını oluşturan aile kavramının önemini vurguladı. Bu bağlamda, aile destek programlarının artış göstermesi, toplumun sosyal dengesini koruma yolunda kıymetli bir adım olarak değerlendirilebilir.

Diğer yandan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de birçok önemli konuya değindi. Gülşah Durbay'ın vefatı dolayısıyla CHP camiasına başsağlığı diledi. Bunun yanı sıra, uluslararası standartlarda referans kabul edilen sıralamalar konusunda Türkiye'nin durumunu ele alan Tekin, 10 yıl sonra yeni kurulan üniversitelerin de bu sıralarda yer alacağını ifade etti. Bu açıklamalar, Türkiye'nin eğitim alanındaki ilerlemesi ve rekabet gücünün artırılması adına önemli buluşlar içeriyor.

CHP milletvekillerinin mülakatlarla ilgili eleştirilerine yönelik müzakerelerde bulunan Tekin, geçmiş dönemlerdeki mülakat uygulamalarının eleştirileceğine işaret etti. “Mülkiye mezunu olarak ben o mülakatlara girmiştim. İlk 100'e girenlerden 57'si, ilk 10'a girenlerden 6 tanesi elendi,” sözleri dikkat çekti. Tekin, mülakatlarla ilgili eleştirilerin kamuoyu üzerindeki etkisini sorgularken, bazı belediyelerin mülakatla alım yapmalarını gündeme getirdi ve “KPSS ile alın o zaman” ifadesini kullandı.

Tekin, tartışmalara ilişkin başka bir boyut katarken, protestoların hukukun çerçevesinde yapılmasının önemini dile getirdi. “Bahse geçen çocuklar, protesto hakkını kullandıkları için değil, kamu malına, toplantı özgürlüğüne zarar verdikleri için tutuklanmışlardır,” diyerek demokratik toplumların işleyişi hakkında net bir açıklama yaptı.

Ayrıca, köy okullarının durumu da gündeme geldi. Tekin, “Bir öğrenci bile olsa okulun açıldığını, 426 köy okulunun mevzuattaki koşulları karşılamamasına rağmen açık tutulduğunu” vurguladı. Bu durum, eğitime erişimin önemini ve köy okullarının hayatiyetini gözler önüne seriyor.

Akran zorbalığı ile ilgili yapılan çalışmaların artış göstereceğini söyleyen Tekin, “Bundan sonraki süreçte bakanlığın faaliyetlerinde akran nezaketi ifadesini kullanacağız,” diyerek toplumsal bilincin artırılması ile ilgili önemli bir sistematiğin oluşturulacağını açıkladı.

Genel Kurulda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığının yanı sıra Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, Yükseköğretim Kalite Kurulu ile 127 üniversitenin 2026 yılı bütçeleri kabul edildi. Bu bütçelerin kabulü, devletin eğitim ve sosyal hizmet alanındaki kararlılığını ve hedeflerini pekiştiren bir gelişme olmuştur. Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl, birleşimi saat 11.00'de toplanmak üzere kapatarak görüşmelere son verdi.

Bu haber, yapay zeka teknolojisi destekli olarak hazırlanmıştır. Detaylı bilgi için Editoryal Politikamızı inceleyebilirsiniz. Orijinal kaynak: kaynak habere git

Tüm haberleri okudunuz!

Ana Sayfaya Dön
Otomatik yükleme durduruldu
© 2026 YeniTürk Hakkımızda