Azerbaycan'ın Milli Şairi: Türk'ün Bayrağına Selam
Azerbaycan, Türk milletinin kültürel ve edebi zenginlikleriyle dolu bir geçmişe sahiptir. Bu bağlamda Azerbaycan'ın milli şairlerinden biri olan Ahmet Cevad, Türk milletinin şanına uygun bir ömür sürmüş, sanatıyla bağımsızlık mücadelesine önemli katkılar sağlamıştır. Bu makalede, Ahmet Cevad'ın hayatı, eserleri ve Türk milleti üzerindeki etkileri derinlemesine incelenecektir.
Hayatının Başlangıcı
Ahmet Cevad, 5 Mayıs 1892 tarihinde Azerbaycan'ın Gence şehri yakınlarındaki Şemkir bölgesinin Seyfeli köyünde dünyaya geldi. Küçük yaşta babasını kaybeden Cevad, annesiyle birlikte Gence’ye taşınarak eğitim hayatına burada devam etti. Gence’deki Şah Abbas Mescidi bünyesindeki medresede Arapça, Farsça ve Rusça öğrenerek tarih ve edebiyat alanına olan ilgisini geliştirdi. Edebiyat öğretmeni Abdulla Sur’un tavsiyeleri onun edebiyat ilgisini daha da artırdı ve ilk şiirlerini bu şartlar altında yazmaya başladı.
Savaş Yılları ve Şiire Etkisi
1906 yılında medrese öğrenimini tamamladıktan sonra, Osmanlı Devleti'nin Balkan Savaşı’na katılmak amacıyla İstanbul’a doğru yola çıktı. Burada Kafkasya Gönüllü Kıtası’na katılan Ahmet Cevad, Trakya'da Osmanlı askerleri ile birlikte savaşarak Türk milletinin bağımsızlık mücadelesine aktif olarak katıldı. 1914 yılında yazdığı “Çırpınırdın Karadeniz” adlı şiiri, o dönemde Türk dünyasına moral kaynağı oldu. Şiirin her dizesinde Türk milletine olan bağlılığı ve vatan sevgisi hissedilmektedir:
Çırpınırdın Karadeniz,
Bakıp Türk’ün bayrağına.
“Ah” diyerdin, hiç ölmezdin
Düşebilsem ayağına!
Bu dizeler, Ahmet Cevad’ın Türk milletine duyduğu derin sevgiyi ve bağlılığı açık bir şekilde ortaya koymaktadır.
Azerbaycan Cumhuriyeti Dönemi
Birinci Dünya Savaşı sona erdikten sonra, Azerbaycan Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla Ahmet Cevad, bu yeni devletin bağımsızlık ve ulus bilinci üzerine eserler vermeye başladı. 1919 yılında ikinci şiir kitabı olan Dalga’yı kaleme aldı. Bu dönemdeki eserlerinde, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Türkçülük, çağdaşlık ve Müslümanlık gibi idealleri üzerine yoğunlaşarak halka moral veren coşkulu şiirler yazdı. Ziya Gökalp, onun “Koşma” adlı şiir kitabını övecek şekilde, bu eserlerin Osmanlı Türklerine ve ana vatana ithaf edildiğini belirtmiştir.
Kültürel Faaliyetleri
Azerbaycan Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını kazandığı dönemde, Cevad sadece şair olarak değil, öğretmen ve gazeteci olarak da aktif bir rol oynamıştır. 1920-1922 yılları arasındaki Milli Eğitim Müdürlüğü görevinde, eğitim alanında önemli katkılarda bulunmuştur. 1924-1926 yılları arasında Bakü’de Edebiyat Cemiyeti’nin başkanlığını yapmış olması, onun edebiyat dünyasındaki etkisini göstermektedir.
Komünist Dönemdeki Zorluklar
Ahmet Cevad’ın hayatı, 1920’lerde Sovyetlerin güçlenmesi ile birlikte zor bir döneme girmiştir. 1930-1933 yılları arasında Gence'de öğretmenlik yaptıysa da, sonunda Sovyet yönetimi tarafından gözaltına alınarak askeri mahkeme kararıyla ölüm cezasına çarptırılmıştır. 13 Ekim 1937 tarihinde kurşuna dizilerek şehit edilmesi, onun sanatı ve Türk milletine olan hizmetlerinin Sovyet rejimi tarafından nasıl baskı altına alındığını göstermektedir.
Sonrası ve Mirası
Ahmet Cevad’ın hayatı boyunca yaptığı eserler, Türk dünyasının kültürel mirasında silinmez izler bırakmıştır. SSCB başsavcısının 1955 yılında yaptığı açıklama, Cevad’a karşı ileri sürülen tüm suçlamaların asılsız olduğunu belirtmiş, bu durum onun gerçek değerinin daha sonra anlaşıldığını göstermiştir. Öldürülmesinden sonra bile, eserleri Türk dünyasında yankı bulmaya devam etmiştir. Azerbaycan, 1993 yılında bağımsızlığını yeniden kazandığında, Cevad’ın “Azerbaycan Milli Marşı”nı kabul ederek onun anısını yaşatmıştır:
Azerbaycan, Azerbaycan!
Ey kahraman evladın şanlı vatanı!
Senden ötürü can vermeye cümle hazırız!
Senden ötürü kan dökmeye cümle kadiriz!
Üç renkli bayrağınla mesut yaşa
Böylece Cevad, Türk milletinin ve Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesinin sembolü haline gelmiştir. Bugün de onun eserleri ve fikirleri, Türk halkının bağımsızlık mücadelesinde ve kültürel birlikteliğinde önemli bir yer tutmaktadır.