Çevre Bakanlığı'nın Güçlü Bütçesi: Kamuoyunda Yansımaları ve Gelecek Beklentileri
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) dün gerçekleştirilen oturumda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığının 2026 yılı bütçeleri kabul edildi. Çevre Bakanı Murat Kurum'un açıkladığı bütçe, kamuda geniş bir yankı bulmuş durumda.
Genel Kurulda bütçeler üzerindeki görüşmelerin ardından milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Bakan Kurum, deprem bölgesinde yeni yuvasında yaşayan 355 binden fazla aile bulunduğunu ve yılbaşında teslim edilmesi planlanan yeni konutlarla birlikte bu rakamın 2 milyona ulaşabileceğini belirtti. Bu ifadeler, Çevre Bakanlığı'nın bütçe planlamaları çerçevesinde ne denli etkili adımlar atmayı hedeflediğini gösteriyor.
Deprem Bölgesindeki İhalelerin Durumu
Bakan Kurum, deprem bölgesiyle ilgili ihaleler üzerinde eleştirilerin olduğunu ifade ederken, bu ihalelerin yürürlükteki mevzuatlar çerçevesinde, rekabet ve şeffaflık ilkelerine uygun olarak gerçekleştirdiğini vurguladı. Ayrıca, Türkiye'nin büyük bir doğal afet sonrası nasıl hızlı bir toparlanma süreci geçirdiğini ve bununla ilgili detayları da aktardı. Kurum, "İhalelerde ekonomik açıdan en uygun teklifi veren, teknik ve mali yeterliliği sağlayabilen firmalar, en düşük teklifi verip, açık bir şekilde rekabetle bu işleri alıyorlar," dedi.
Bugüne kadar afet bölgesinde 300'ün üzerinde farklı firmanın ihale aldığını belirten Kurum, bu süreçlerin her birinin titizlikle yürütüldüğüne dikkat çekti. "Milletin tek bir kuruşunun boşa harcanmasına asla izin vermeyeceklerini" ifade eden Kurum, 455 bin konutun bu anlayışla tamamlandığını ve işlerin tümünü şeffaf bir şekilde yaptıklarını dile getirdi.
Bakan Kurum'un Vurguları ve TOKİ'nin Rolü
Bakan Kurum, TOKİ'nin Türkiye'nin yüz akı kurumu olduğunu ifade ederken, bu kurum aracılığıyla 1 milyon 750 bin sosyal konut inşa ettiklerini ve Türkiye'nin en büyük sosyal konut hamlesine imza attıklarını söyledi. "TOKİ, dar gelirli vatandaşlarımızın ev sahibi olmasına olanak sağlıyor," açıklamasında bulunan Kurum, insanları bu projelerin eleştirilmesi konusunda daha insaflı davranmaya davet etti.
Ayrıca, kentsel dönüşüm projelerine de değinen Bakan Kurum, İstanbul'da yalnızca iki projeye imza attıklarını ancak gelecekte aynı kararlılıkla yeni projeler hayata geçireceklerini aktardı. “Kentsel dönüşüm, milletimizin istikbal ve ülkemizin istiklal davasıdır” ifadesiyle projelere verdikleri önemi yinelemiş oldu. Hedefinin, sadece bu projeleri yürütmek değil, ayrıca milletin rızasını almak ve gelecekte iz bırakmak olduğunu vurguladı.
Tarım ve Orman Bakanlığının Bütçe Yaklaşımları
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise, 23 yıldır eser ve hizmet anlayışıyla hareket ettiklerini belirterek, eserleri ortaya çıkarmanın ve projeleri hayata geçirmenin gururunu yaşadıklarını ifade etti. Tanık olunan bu mirasın sürdürülebilirliğini sağlamak, yalnızca mevcut çalışmalara bağlı değil, aynı zamanda geleceğin planlanmasına da taviz vermemek gerektiğini gösteriyor.
Bakan Yumaklı, çiftçilere verilen desteklerin yetersiz olduğu yönündeki eleştirilere yanıt vererek, 2025 yılında 706 milyar lira kaynak ayrıldığını vurguladı. 2026 yılı için de 168 milyar liralık bir bütçe tahsis edilerek, tarımsal sulama yatırımları ve kırsal kalkınma projeleri gibi alanlara kaynak aktarıldığını duyurdu. Ayrıca, verilen desteklerden yararlanan çiftçilerin geri ödeme oranının yüzde 99,6 olduğunun altını çizdi.
2026 Bütçesinin Ekonomik Etkileri
2026 yılı bütçesinin kabul edilmesiyle birlikte, önemli ekonomik yansımaların olması bekleniyor. Milli gelir artışı ve istihdam alanında yarattığı potansiyel, ülkedeki ekonomik dengeleri etkileyebilir. Ayrıca, tarım sektörü desteklenerek, sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırılmasına katkıda bulunulması muhtemel görünmekte. Çiftçiler, verilen desteklerden faydalanarak üretimlerini artırıp, maliyetlerini düşürerek kriz dönemlerinde daha dayanıklı hale gelebilirler.
Gelecek yıllarda, bu tür bütçelerin kabul edilmesi ve yürürlüğe girmesi, kamu hizmetlerinin daha etkin bir şekilde sunulması ve toplumun her kesimine ulaşması açısından önemli bir fırsat yaratma potansiyeli taşımaktadır. Her iki bakanlığın da geleceğe dönük bu adımları, Türkiye’nin güçlü bir ekonomik yapıya ulaşması ve afet gibi doğal olaylar sonrasındaki direncinin artırılmasına yardımcı olabilir.
Sonuç
Sonuç olarak, Çevre Bakanlığı’nın güçlü bütçesi, sadece bugüne dair değil, geleceğe yönelik önemli bir vizyonu da içermekte. Hem deprem sonrası konut ihtiyacını karşılama hem de tarım sektöründe yapılan yatırımlar, ülkenin ekonomik ve sosyal yapısını olumlu yönde etkileyecek türden önlemler olarak öne çıkıyor. Her iki bakanlığın performansı, Türkiye'nin gelecek yıllardaki ekonomik büyüme hedeflerini şekillendirecektir.