İçeriğe Atla

COP31 Zirvesi Öncesi Ankara'dan Kritik İklim Değişikliği Mesajı

COP31 Zirvesi Öncesi Ankara'dan Kritik İklim Değişikliği Mesajı 📰 Gündem
AI destekli
... 4 dk Kaynak

COP31 Yolunda Antalya: Türkiye İklim Diplomasisinin Merkezi Oluyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde kritik açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin iklim diplomasisinde üstlenmeyi hedeflediği aktif rolün en somut nişanesi olan bu zirvede, Bakan Kurum, “COP31 Başkanı” unvanıyla Türkiye'nin sözlerinin tüm ülkeler tarafından dikkate alınacağını vurguladı. Bu yıl 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek zirve için ilk hazırlık toplantısını da yine Antalya'da gerçekleştiren Bakan Kurum, bu önemli görevin ciddiyetini ve kapsamını gözler önüne serdi.

Antalya'da, 81 ilde 500 bin sosyal konutun inşa edileceği 'Yüzyılın Konut Projesi' kapsamındaki kura çekim töreni için bulunan Bakan Kurum, törenin ardından COP31'in yapılacağı Antalya EXPO Fuar Alanı ve çevresinde detaylı incelemelerde bulundu. Ardından yerel yöneticiler ve ilgili bakanlık temsilcileriyle bir araya gelerek hazırlıklara ilişkin istişarelerde bulundu.

İki Yıllık Mekik Diplomasisi Sonuç Verdi: Tarihi Ev Sahipliği

Türkiye, COP31 Başkanlığı için iki yıla yayılan yoğun bir diplomasi yürüttü. Özellikle Avustralya ile devam eden mekik diplomasisi, 10 Kasım 2025'te Brezilya'nın Belem kentinde başlayan COP30 Taraflar Konferansı'nın 5. gününde nihayete erdi. Bu tarihi başarının ardından, COP31'in Türkiye'nin ev sahipliği ve başkanlığında yapılması kararlaştırıldı. Bu karar, Türkiye'nin iklim değişikliği ile mücadelede Birleşmiş Milletler'in en önemli organizasyonuna ilk kez ev sahipliği yapma şansını elde etmesi anlamına geliyor.

Her geçen gün etkileri daha net hissedilen iklim değişikliğiyle mücadelede, uluslararası iş birliği kritik önem taşıyor. Sera gazı azaltım hedefleri, uyum politikaları, iklim finansmanı, kayıp zarar mekanizmaları ve karbon piyasalarının kurallarının belirlendiği bu toplantılar, iklim kriziyle mücadele eden dünya için hayati bir platform sunuyor. Paris Anlaşması'nın uygulanmasına ilişkin kurallar da COP toplantılarında şekilleniyor.

Ankara'nın Vizyonu: Küresel Hedeflere Liderlik

Türkiye, Paris Anlaşması'na imza atarak ve “2053 Net Sıfır Emisyon” hedefini açıklayarak küresel iklim çabalarına olan kararlılığını zaten göstermişti. Şimdi ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Bakan Kurum'un “COP31 Başkanı” olarak görevlendirilmesiyle, Türkiye'nin bu alandaki liderlik vizyonu daha da pekişti. Konferansın tüm hazırlık, organizasyon ve yürütme süreçleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda titizlikle yürütülüyor. İlgili tüm kurum ve kuruluşlar, Bakan Kurum'un yapacağı yönlendirmelere uygun olarak Bakanlıkla eşgüdüm içinde çalışmalara katılıyor.

Ankara, son yıllarda yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınma alanında önemli adımlar atıyor. Yenilenebilir enerji yatırımlarından, kentsel dönüşüm projelerine kadar birçok alanda iklim değişikliğinin etkilerini azaltmaya yönelik çalışmalar yürütülüyor. Türkiye'nin kendi deneyimlerini ve başarı hikayelerini uluslararası arenada paylaşarak, özellikle gelişmekte olan ülkelere örnek olmayı hedeflediği vurgulanıyor.

Kritik Hazırlık Süreci: Geniş Katılımlı İstişareler

Bakan Kurum, saha ziyaretlerinin ardından “COP31 Başkanı” unvanıyla Antalya EXPO Kongre Merkezi'nde düzenlenen ilk hazırlık toplantısına başkanlık etti. Bu geniş katılımlı toplantıya; Antalya Valisi Hulusi Şahin, TBMM NATO Parlamenter Asamblesi Türk Delegasyonu Başkanı ve Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, bölge milletvekilleri, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir'in yanı sıra İçişleri, Kültür ve Turizm, Dışişleri, Sağlık, Tarım ve Orman, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlıkları ile İletişim Başkanlığı temsilcileri ve genel müdürler katıldı. Toplantıda, COP31 hazırlıkları, kurum ve kuruluşların yürüteceği çalışmalar ve izlenecek yol haritası ayrıntılı bir şekilde değerlendirildi.

80 Bini Aşkın Ziyaretçi Hedefiyle Antalya'ya Büyük Katkı

Bakan Kurum, Antalya'nın COP31 organizasyonuna ev sahipliği yapmasıyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Bu sene bütün dünyanın gözü bir kez daha Antalya'da olacak. Bu sene Antalya'mızda, dünyanın en önemli iklim zirvesi olan COP31'e ev sahipliği yapacağız. Türkiye'nin COP31 başkanlığı çok önemli. Bu zirvede tüm ülkeler iklim değişikliğiyle ilgili karar alırken, dönüp Türkiye'nin sözüne bakacak. Verilen her kararın altında Türkiye'mizin imzası olacak. Bütün dünyaya bir kez daha Türkiye'nin organizasyon gücünü, vizyonunu, Antalya'mızın misafirperverliğini göstereceğiz. En önemlisi de zirveye 196 ülkeden 80 bini aşkın ziyaretçi gelecek. Bu misafir akını, Antalya'mızın esnafına, üretimine, tanıtımına çok büyük katkı sağlayacak.”

Bir ülkenin COP'a ev sahipliği yapması, küresel iklim politikalarının merkezine yerleşerek önemli bir diplomatik görünürlük elde etmesini sağlıyor. Zirveye katılan on binlerce delege sayesinde turizm, konaklama, ulaşım ve hizmet sektörlerinde ciddi bir ekonomik hareketlilik yaşanırken, ev sahibi şehir iki hafta boyunca dünyanın dikkatini üzerine çekerek “iklim diplomasisinin merkezi” konumuna geliyor ve küresel tanınırlığını güçlendiriyor. Bu süreç aynı zamanda ev sahibi ülkede yeşil dönüşüm çalışmalarına ivme kazandırıyor ve uluslararası finans kuruluşları ile iklim fonlarının ilgisini artırarak temiz enerji ve iklim finansmanı alanlarında daha fazla yatırım çekme potansiyeli sunuyor.

Uzmanlardan Değerlendirme ve Gelecek Projeksiyonu

Konuyla ilgili görüş bildiren çevre örgütü temsilcileri, Türkiye'nin COP31 başkanlığına adaylığının ve ev sahipliğinin, iklim diplomasisi açısından stratejik bir hamle olduğunu belirtiyor. Uzmanlar, “Bu zirve, Türkiye'nin sadece kendi iklim hedeflerini değil, aynı zamanda küresel iklim politikalarının şekillenmesinde ne kadar etkin olabileceğini göstermesi için büyük bir fırsat,” değerlendirmesinde bulunuyor. Zirve sürecinde somut adımların atılmasının önemine dikkat çekilirken, sektör temsilcileri de, yeşil ekonomi ve sürdürülebilir üretim modellerine geçişin, Türkiye ekonomisi için yeni kapılar açacağını ve uluslararası iş birliği fırsatlarını artıracağını ifade ediyor. Antalya'da alınacak kararların, sadece Türkiye için değil, dünya genelinde gelecek nesillerin yaşam kalitesi üzerinde doğrudan ve olumlu etkiler yaratması bekleniyor.

Bu haber, yapay zeka teknolojisi destekli olarak hazırlanmıştır. Detaylı bilgi için Editoryal Politikamızı inceleyebilirsiniz. Orijinal kaynak: kaynak habere git

Sonraki haber yükleniyor...
Otomatik yükleme durduruldu
© 2026 YeniTürk Hakkımızda