Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), sosyal medya platformlarında yayılan ve Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu işlemleriyle ilgili ceza iddialarına kesin bir dille yanıt verdi. DMM, MHRS üzerinden randevu almak, iptal etmek veya değiştirmek işlemlerinin tamamen ücretsiz olduğunu vurgulayarak, bu konudaki iddiaların asılsız ve yanıltıcı olduğunu belirtti.
Randevu İptal Cezası İddialarının Arkasındaki Korku
Son günlerde sosyal medya, randevu iptali veya randevuya gitmeme durumlarında ceza uygulanacağına dair spekülasyonlarla dolup taştı. Bu tür asılsız iddialar, toplumsal kaygıları artırarak sağlık hizmetlerine erişimde panik yarattı. Üstelik, benzer bir kriz daha önce 2022 yılında yaşandı. O dönemde meydana gelen yanlış bilgilendirmeler nedeniyle vatandaşların MHRS'ye olan güveninin zedelendiği gözlemlenmişti.
DMM’nin Net Açıklaması
DMM, sosyal medya üzerinden yayılan ‘Randevu İptal Cezası Bildirimi’ gibi yanıltıcı ifadelerin bulunduğu sayfaların ve bağlantıların, Sağlık Bakanlığı veya MHRS ile hiçbir ilişkisi olmadığını net bir şekilde açıkladı. Ayrıca, vatandaşların yalnızca MHRS'nin resmi internet sitesi (http://mhrs.gov.tr) ve MHRS mobil uygulaması üzerinden işlem yapması gerektiğini vurguladı. DMM, dezenformasyon ve aldatma amaçlı içeriklerle ilgili yasal süreçlerin başlatılacağını da duyurdu.
Uzmanların Değerlendirmesi
Uzmanlar, kamuoyunda hızla yayılan bu tür asılsız iddiaların sağlık hizmetlerine erişimde güveni ciddi şekilde zedeleyebileceği konusunda uyarıyor. Türkiye'deki sağlık sisteminin daha da güçlendirilmesi, vatandaşların sağlıklı bilgiye ulaşabilmesi adına dezenformasyonla etkin mücadelenin şart olduğu ifade ediliyor. Ayrıca, sağlık iletişimi stratejilerinin gözden geçirilmesi ve altyapı ile eğitim yatırımlarının artırılması gerektiği vurgulanıyor.
Geleceğe Yansıması: Daha Güçlü Bir Sağlık Sistemi
Bu tür dezenformasyon olayları, gelecek açısından Türkiye'nin sağlık sistemini yeniden değerlendirmeye zorlayabilir. Uzmanlar, yaşanan bu süreçlerin sonuçlarının, sağlık politikalarındaki değişiklikler için bir katalizör olabileceğini öngörüyor. Daha sağlam iletişim kanal ve stratejileri, sağlık hizmetlerine olan güveni yeniden tesis edebilir ve halkı bilinçlendirebilir.