İçeriğe Atla

Emine Erdoğan'dan Kritik Çağrı: Kültürel Mirasımız Gençlerle Buluşmalı

Emine Erdoğan'dan Kritik Çağrı: Kültürel Mirasımız Gençlerle Buluşmalı 📰 Gündem
AI destekli
... 8 dk Kaynak

Emine Erdoğan'dan Kritik Çağrı: Kültürel Mirasımız Gençlerle Buluşmalı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Türkiye'nin zengin kültürel mirası ile genç nesiller arasında güçlü köprüler kurulması gerektiğini ifade etti. Bu önemli çağrısını, Üsküdar'daki Palet Türk Müziği İlkokulu'nu ziyareti sırasında dile getiren Emine Erdoğan, kültür ve sanatın yaşamdaki önemine vurgu yaparak, kültürel değerlerin gelecek kuşaklara aktarılmasında aktif bir rol oynanması gerektiğinin altını çizdi. Okulun, dünya genelindeki sayılı müzik okullarından biri olmasının herkesin göğsünü kabarttığını belirten Erdoğan, buradaki eğitimin sıradan bir müzik öğretiminin çok ötesinde bir misyonu olduğunu vurguladı. Emine Erdoğan ayrıca, Palet Okulları ailesinin her bir mensubuna, fikir temellerini atan kurucularına ve tüm emek sahiplerine teşekkürlerini iletti.

Kültürel Köprülerin İnşası: Palet Okulları'nın Vizyonu

Emine Erdoğan, Palet Türk Müziği İlkokulu'nun, kültürün, milli kimliğin ve hafızanın çocukların dünyasında yeniden hayat bulduğu, geleceğin geleneğin sağlam ve köklü temelleri üzerinde inşa edildiği bir yer olduğunu ifade etti. Sözlerine, “Kültür ve sanat hayatımızı zenginleştirecek ve kültürel mirasımızla gençler arasında köprüler kuracak bir çaba içinde olmalıyız” diyerek devam eden Erdoğan, kültürel sürekliliğin sağlanmasının kritik önemine dikkat çekti. Bu kültürel mirasın, bir yandan içsel dünyalara arayışları dile getirirken bir yandan da toplumun ortak değerlerini, inançlarını ve tecrübelerini yansıttığına işaret etti.

Milli Hafızanın Sesi: Türk Müziğinin Derinliği

Türk müziğinin, bu toprakların hikayelerinin biriktiği; acının, sevincin, hasretin, sevdanın ezgiye dönüştüğü büyük bir milli hafıza olduğunu kaydeden Erdoğan, “Türk müziği, bazen yürek tellerimizi titreten, bazen ruhumuzu kanatlandıran şarkılar ve türküler, bize aynı hikayenin, aynı kaderin parçası olduğumuzu anlatır, bizi birbirimize yakınlaştırır. Anadolu coğrafyasının, yüzyıllardır süregelen büyük serüvenine dahil olduğumuzu hissettirir” ifadelerini kullandı. Erdoğan, her ne kadar müzik evrensel olsa da, kendi müziğimizi dinlemenin, uzun bir yolculuktan sonra eve dönmenin verdiği o derin huzur hissini uyandırdığını, çünkü o evde anlaşıldığımızı, kabul gördüğümüzü ve oraya ait olduğumuzu bildiğimizi belirtti. Müziğin toplumu birbirine görünmez bağlarla bağlayan, farklılıkları duyguların potasında eriten ve milli kimliğin oluşumunda temel bir rol üstlenen vazgeçilmez bir unsur olduğunu vurguladı. Türk müziğini oluşturan tüm dalları, varlıklarının ayrılmaz bir parçası olarak görmek zorunda olduğumuzu da sözlerine ekledi.

Sürgün Edilen Mirasın Küllerinden Dirilişi

Türk müziğinin tarih boyunca kentte, sarayda, dergahta, camide, köyde, kırsalda, sınır boylarında ve kışlada yaşamı tüm boyutlarıyla çevrelemiş benzersiz bir müzik evreni olduğunu kaydeden Emine Erdoğan, sanat müziğinden Mevlevi müziğine, halk müziğinden askeri müziğe uzanan bu büyük mirasın millet olma bilincini sesle, ritimle ve anlamla beslediğini dile getirdi. Dünyada Türk müziği kadar doğduğu toplumla bütünleşmiş çok az müzik bulunduğunu ve bu yönüyle dünya ölçeğinde çok seçkin bir yere sahip olduğunu vurgulayan Erdoğan, Dede Efendi'den Itri'ye, Aşık Veysel'den Neşet Ertaş'a, hafız Saadettin Kaynak'tan Cinuçen Tanrıkorur'a kadar uzanan sayısız ustanın gelecek nesillere güçlü bir estetik anlayış ve irfan dünyası bıraktığını hatırlattı.

Ancak Erdoğan, hastalara şifa verecek kadar billur, insan ruhunun en karanlık yerlerini bile aydınlatacak kadar latif olan; güzelliğiyle, rikkatiyle tüm dünyaya nam salan müziğimizin, maalesef bir dönem kendi evinden kovulduğunu ve öz yurdunda garip kaldığını, kültür dünyamızın ödünç ve yabancı kavramlarla tahrip edildiğini ve çölleştiğini belirtti. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarında yaşanan kültürel reformlarla birlikte Batı müziği eğitimine ağırlık verilmesiyle kendi özgün formlarının geri planda kaldığı bu dönem, Türk müziğinin iadeiitibar arayışını derinleştirmişti. Sevindirici bir şekilde, Palet Okulları çatısı altında sadece bir enstrüman çalmayı öğrenen çocuklar değil, üstadın deyişiyle 'Kökü ezelde ve dalı ebedde bir sistemin aşkına, vecdine, diyalektiğine, estetiğine, irfanına, idrakine sahip' bir nesil yetiştiğini ifade etti. Erdoğan, çocukların yüksek bir sanat formu olan Türk müziği sayesinde derin felsefi motiflerle, insan merkezli bir anlayışla ve köklü bir fikir dünyasıyla çok erken yaşta tanıştıklarını belirterek, bir yandan estetik duygularının geliştiğini, diğer yandan hayata geniş bir ufuktan bakabilen, insanlığa değer katabilecek fertler olarak büyüdüklerini dile getirdi. Çocuklara “Hangi enstrümanı seviyorsun?” diye sorulduğunda “Ut, kanun, tambur” cevabını alabilmenin bile başlı başına büyük bir başarı olduğunun, bu durumun Türk müziğinin çok uzun zamandır hak ettiği bir iadeiitibarının en somut göstergelerinden biri olduğunun altını çizdi. Bu neslin, kültür ve sanat dünyamızın ihyası anlamına geldiğini, bir kısmının önemli bestekarlar ve icracılar olabileceğini, bir kısmının ise “yeni ve özlenen bir aydın zümreyi” oluşturacağını söyledi.

Küreselleşme Rüzgarında Kültürel Kalkan: Gençliğin Savunması

Küreselleşmenin kültürler üzerinde son derece dönüştürücü bir etkisi olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, dünyanın hızla homojen bir kültürün etkisi altına girdiğini ve bunun toplumları derinden sarstığını belirtti. Kuşaklar arasındaki makasın açıldığı, toplum mühendisliğine soyunan zararlı ideolojileri filtreleyecek kültürel direncin zayıfladığı, milli kimlik krizinin derinleştiği ve tüketim odaklı bir toplum modelinin yaygınlaştığı bir dönemde, kültür emperyalizminin her an yeni bir zihni işgal ettiğini dile getirdi.

Emine Erdoğan, dünyayı bir günde değiştirmenin imkanı bulunmasa da, dünyanın insanları değiştirmesini ve tanınamaz hale getirmesini önlemenin yolları olduğunu, bunun en başında kültür ve sanat alanına yapılacak nitelikli yatırımların geldiğini ifade etti. Sanat yaşadıkça, insanlara dokundukça ufuklarını genişletip ruhlarını güzelleştirdikçe dünyanın da güzelleşeceğini sözlerine ekledi. Günümüzde küresel bir fenomene dönüşen bazı müzik türlerinin, başta çocuklar ve gençler olmak üzere insanları şiddete yönelttiğine dikkat çekerek, araştırmalara göre gençlerin günde ortalama 2 saat müzik dinlediğini ve müzik kliplerinin yüzde 75'inin uygunsuz haller, şiddet, alkol ve sigara kullanımını özendiren unsurlar içerdiğini kaydetti. Erdoğan, “Gençler ağır hakaretler, çirkin düşünceler, cinsel içerikler ve şiddet içeren sözlerin kullanıldığı bir müzik furyasıyla kuşatılmış durumdalar. Kimlik arayışındaki birçok genç, rol modellerini böyle bir dünyada arıyor” dedi. Müziğin ruhun gıdası olduğunu, ancak sanatsal bağlamından koparılan, medeniyet kökleri kurutulmuş müziğin yeri geldiğinde ruhun zehri de olabileceği uyarısında bulundu. Palet Türk Müziği İlkokulu'nun mimarisi, çalışma atölyeleri, müzesi ve müfredatı ile örnek bir kültür yatırımı olduğu kanaatini dile getirerek, buradan mezun olacak evlatların Türk müziğine can suyu olacaklarına inandığını söyledi.

YETEV'den Geleceğe Umut: Bilal Erdoğan Detayları Açıklıyor

Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan da okulun kuruluş öyküsünü paylaştı. Okulu 7 yıl önce kurduklarını ve bu girişimde ünlü müzisyen ve bestekar Cinuçen Tanrıkorur'dan ilham aldıklarını anlatan Bilal Erdoğan, Türk müziği üstadı olarak tanımladığı Tanrıkorur'dan eğitim aldığını, ayrıca Tanrıkorur'un kültürün ihyası ve dilin korunmasının önemini anlamasında kendisine rehberlik ettiğini dile getirdi. Bilal Erdoğan, “Son 15 yıldır yaptığım bütün vakıf çalışmalarında hedefim, kültürümüzün ihyası ve yeni nesillere hakkıyla aktarılması, sadece ansiklopedik bilgi olmaması; evlerde, sokaklarda canlı canlı yaşanması ve yaşatılması” ifadesini kullandı. Okulun, müzik yeteneği olan 6 yaşındaki çocukların Türk müziğine doğmasını hedeflediğini aktaran Erdoğan, “İstiyoruz ki 6 yaşında yeteneği keşfedilmiş çocuklarımız Türk müziğiyle müzik eğitimine başlasınlar. Her yıl 1000'in üzerinde başvurudan ve Üsküdar'da yaptığımız taramalarda bulduğumuz yetenekli çocuklar içerisinden sadece 24 öğrenciyi okulumuza alıyoruz. Yeteneğe göre karar veriyoruz ve ailenin maddi durumuna göre de çeşitli oranlarda burs imkanı sunuyoruz” diye konuştu. Erdoğan, Türk müziğini, kültürünü ve geleneklerini çok iyi bilen entelektüeller yetiştirdiklerini vurgulayarak, “'Gençliğin hali ne olacak? Bizim kültürümüz yitip gidecek mi?' endişesi olanlar için şunu söylemek istiyorum. Zaman bizden yana diye düşünüyorum. Bizim kültürümüz evelallah küllerinden bir Zümrüdüanka kuşu gibi dirilmeye başlamıştır, Allah'ın izniyle dirilecektir ve o zaman daha güçlü bir toplum olacağız” sözleriyle geleceğe dair umutlu mesajlar verdi. Bu çabalar, Türkiye'nin küreselleşen dünyada kendi kültürel kimliğini muhafaza etme ve hatta bu kimliği daha güçlü bir şekilde dünyaya tanıtma vizyonunun da önemli bir parçası olarak değerlendirilmektedir.

Palet Türk Müziği İlkokulu Kurucu Temsilcisi Yüce Gümüş ise 9,5 yıllık hazırlık sürecinin ardından 7 yıldır eğitim hayatında olduklarını belirterek Emine Erdoğan'ı ağırlamaktan duydukları mutluluğu ifade etti.

Eğitimden Sanata, Müzeden Atölyeye: Ziyaretin İzlenimleri

Emine Erdoğan, okul ziyareti sırasında Bilal Erdoğan ve Yüce Gümüş tarafından karşılandı. Ziyaretine 3. sınıf öğrencilerinin Kur'an-ı Kerim dersine konuk olarak başlayan Emine Erdoğan, öğrencilerin hep bir ağızdan Rahman Suresi'ni okuduğunu dinledi. Daha sonra anasınıfı dersliğine geçerek Afrika ülkelerinin bayraklarının işlendiği dersle yakından ilgilendi. Çini Atölyesi'ni ziyaretinde çocukların yaptığı çinileri inceleyen Erdoğan, Türk musikisinin önemli bestekarlarından Alaeddin Yavaşca'nın kişisel eşyaları ve bestelerinin bulunduğu odayı da gezdi. Her platformda “Sıfır Atık” konusuna vurgu yapan Emine Erdoğan, okulda atık eşyalardan üretilen enstrümanların bulunduğu bölümü gezdi ve okula geri dönüştürülmüş atık malzemelerden üretilen bir kemençe hediye etti.

Emine Erdoğan, ayrıca okulun çalışma hücreleri, ses kayıt stüdyosu, luthier atölyesi ve kütüphane alanları ile Türk müziği tarihinden enstrüman bilgisine, ses kayıt tarihinden bestecilere, bestelere, formlara ve usullere kadar Türk müziğinin hemen her alanına temas eden, ülkenin ilk tematik Türk Müziği Müzesi'ni ziyaret etti. Seçilmiş sözlü ve enstrümantal Türk müziği eserleri ve bestecilerinin yer aldığı çarkların eşleştirilerek beste çalınabildiği “Çarkıplak” adlı oyun aletiyle yakından ilgilenerek oyunla ilgili sorular sordu. Okulun spor salonunu da ziyaret eden Emine Erdoğan, ok atan çocukları izledi. Ziyaret sonunda YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, günün anısına Emine Erdoğan'a, Palet Okulları tarafından düzenlenen çocuk enstrümanları yapımı yarışmasını kazanan öğrencilerin yaptığı udu hediye etti. Program, öğrencilerin enstrüman dinletisi, müzik topluluğu konseri ve aile fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.

Kültür ve Eğitim Camiasından Yoğun Katılım

Bu anlamlı programa Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İstanbul Valisi Davut Gül ve eşi Gülden Gül, AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Tan Sağtürk, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Daimi Şefi Cemi'i Can Deliorman, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve eşi Nihal Özdemir, TOGEM-DER Yönetim Kurulu Başkanı Mihrimah Belma Sekmen, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, merhum bestekar Cinuçen Tanrıkorur'un eşi Barihüda Tanrıkorur ile birlikte birçok milletvekili, sanatçı ve medya kuruluşu temsilcisi katılım gösterdi.

Bu haber, yapay zeka teknolojisi destekli olarak hazırlanmıştır. Detaylı bilgi için Editoryal Politikamızı inceleyebilirsiniz. Orijinal kaynak: kaynak habere git

Sonraki haber yükleniyor...
Otomatik yükleme durduruldu
© 2026 YeniTürk Hakkımızda