Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün İstanbul Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen 'Hane İslam Eserleri Sergisi'nin açılışının ardından sanatçı ve katılımcılarla bir araya geldi. Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan ve Taha suresinden ayetlerin okunduğu programda Erdoğan, İslam sanatlarının dijitalleşmenin getirdiği erozyona karşı korunmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Özellikle teknoloji ve dijital kültürün geleneksel sanatları tehdit ettiği günümüzde bu eşsiz mirasın yaşatılması için güçlü bir çağrıda bulundu.
Kadim Sanatlar Dijital Tehdide Karşı Kalkan Olmalı
Erdoğan'ın bu uyarısı, hat, tezhip, ebru, minyatür, kalem işi ve çini gibi köklü İslam sanat dallarının, günümüzün hızla değişen teknolojik ve dijital kültürü karşısındaki kırılganlığını gözler önüne serdi. Geleneksel sanatlar, yüzyıllardır aktarılan kültürel kimliğin ve estetik anlayışın taşıyıcısı konumunda. Cumhurbaşkanı, merhum hattat Hasan Çelebi'nin tabiriyle bu sanatların "günde 30 saat çalışmayı zaruri kılan" birer emek ve sabır işi olduğunu belirterek, onların yaşatılmasının devamlılık gerektirdiğine dikkat çekti.
Kültür uzmanları, dijital platformların sanat eserlerine ulaşımı kolaylaştırsa da, el emeğinin ve özgün tekniklerin gerektirdiği derinliğin göz ardı edilme riskine dikkat çekiyor. Sanat tarihçileri, bu sanatların icrasının sadece görsel bir şölen sunmakla kalmadığını, aynı zamanda derin bir felsefi ve kültürel miras taşıdığını vurguluyor. Ankara'dan yapılan açıklamalar, dijital araçların geleneksel sanatların tanıtımında bir köprü vazifesi görebileceği ancak özgün ruhunun korunması gerektiği prensibinin altını çiziyor.
İstanbul: Hat ve Tezhibin Başkenti
Konuşmasında İslam sanatlarının tarihsel köklerine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'un kutlu fetihten sonra hat ve tezhibin adeta başkenti haline geldiğini hatırlattı. 15. yüzyıldan itibaren Ali bin Yahya es-Sufi, Şeyh Hamdullah Efendi ve Hafız Osman Efendi gibi büyük ustaların burada dünyanın en müstesna eserlerini verdiğini belirtti. Bu eserlerin İstanbul'daki camileri, mescitleri ve pek çok mimari şaheseri süslediğini ifade etti.
Geçtiğimiz yıl ebediyete uğurlanan ve "Hattatların Reisi" olarak anılan merhum Hasan Çelebi'yi de rahmetle anan Erdoğan, ömrünün 60 yılını hat sanatına vakfeden Çelebi'nin eserleriyle Türkiye ve yurt dışında Kuba Mescidi dahil 75'in üzerinde caminin tezyin edildiğini dile getirdi. Bu abidevi şahsiyetlerin, gelecek nesillere aktarılması gereken kültürel bir hazine olduğunu vurguladı.
'Hane Sergisi' ve Genç Nesillerin Rolü
Albayrak Grubu'na teşekkürlerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan 'Hane İslam Eserleri Sergisi'nin, Albayrak İslam Sanatları Koleksiyonu'nun 12. yıl etkinliği olarak düzenlendiğini ve Albayrak Grubu'nun katkılarının önemini belirtti. Serginin küratörü Yasemin Karaca, bu yılki temanın "Aile" olduğunu ve sergiye bu doğrultuda "Hane" adının verildiğini aktardı. Karaca, Albayrak İslam Sanatları Sergisi'nin bugüne kadar 3 kıtada 3 milyonu aşkın izleyiciyle buluştuğunu ve geçtiğimiz yıl "Adalet" kavramını ele alan "Adil-i Mutlak" sergisinin bir ayda 100 bine yakın ziyaretçi ağırladığını kaydetti. 2025 yılı içinde serginin 7 ülkeyi ve Kültür Yolu Festivalleri kapsamında Türkiye'de 10 ili gezme fırsatı bulacağını da ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kadim tarihimizde süzülüp gelen kültürel mirasımız ancak yeni nesillerin ekleriyle zenginleşir, kökleşir, yaşar ve süreklilik kazanır." diyerek gençlerin geleneksel sanatlara olan ilgisinin artırılmasının önemine dikkat çekti. Türkiye'de bu tür sanatların korunması ve tanıtılmasına yönelik çeşitli kurumlar ve atölyeler aktif faaliyet gösteriyor. Gençlerin geleneksel sanatlara olan ilgisini artırmak amacıyla düzenlenen kurslar ve sergiler, kültürel mirasın canlı kalmasına büyük katkıda bulunuyor.
Geleceğe Miras: Kültür Yatırımları ve Nüfus Politikası
Hattat Savaş Çevik'in sorusu üzerine Türkiye'nin dünya sanat platformundaki yerine değinen Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi ve İstanbul Modern gibi sanat kurumlarının gelişimi, önemli camilerin açılışı, kültür merkezlerinin kuruluşu ile eski eserlerin ihyası ve restorasyonu konularındaki çabaların altını çizdi. Tophane-i Amire gibi tarihi yapıların hizmete açılmasının dahi başlı başına bir başarı olduğunu ifade ederek, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın "Kültür Yolu Festivalleri" gibi etkinliklerin ülkenin geleceği için önemli adımlar oluşturduğunu belirtti. Sultanahmet, Süleymaniye, Fatih ve Eyüp Sultan gibi şaheserlerin gelecek nesillere bir miras olarak aktarılması için her türlü yatırımın yapılması gerektiğini vurguladı, Çamlıca Camii gibi yeni eserleri de örnek gösterdi.
Tezhip Sanatçısı Şeyma Okur'un bir müze açma düşüncesi olup olmadığı sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kasımpaşa'da kendi adına kurulan bir müzede, kendisine hediye edilen hat, kitap ve diğer tüm eserlerin sergileneceğini ve bu müzenin halka açık olacağını müjdeledi. Eskiden Kuzey Deniz Saha Komutanlığı olarak kullanılan harabe haldeki yapının restore edilerek muhteşem bir kültür merkezine dönüştürülmek üzere olduğunu aktardı.
Küratör Yasemin Karaca'nın, "Siz bunlardan (eş, evlat, dede, baba) hangisi olmayı daha çok seviyorsunuz?" sorusu ve gençlere yönelik aile konusundaki tavsiyeler üzerine Erdoğan, 9 torunuyla "dede" olmanın ayrı bir güzellik olduğunu dile getirdi. "En az 3 çocuk" çağrısını yaklaşık 25 yıldır sürdürdüğünü hatırlatan Erdoğan, genç nüfusun tehdit altında olduğunu belirten raporlara atıfla, neslin çoğaltılmasının ulusal bir görev olduğunu vurguladı. Geçtiğimiz yılın "Aile Yılı" olarak ilan edildiğini ve bu adımla Müslüman toplum olarak nüfus artışına verilen önemin pekiştirildiğini kaydetti. Hatta en yakın çevresindekilerin bile bu konuya gereken önemi vermemesinden duyduğu üzüntüyü ifade etti.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Marmara Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Emine Eflanur Güler ve Hafize Zeynep Altun'un gençlerin geleneksel sanatlara ilgisinin artırılmasına yönelik sorularına cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle hat sanatına düşkün olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanlığı döneminde hattat Mehmed Özçay'a bir Kur'an-ı Kerim yazdırdığını ve bunun da ülkeye kazandırılmış önemli bir eser olacağını ifade etti.
Erdoğan'ın mesajı, sadece sanat çevrelerinde değil, geniş bir kültürel ve toplumsal alanda yankı bulurken, geleceğin teknolojisi ile geçmişin estetiğini bir arada yaşatma misyonunun altını çizdi. Bu yaklaşım, kültürel kimliğin korunmasında geleneksel sanatların vazgeçilmez rolünü bir kez daha gözler önüne serdi.