Türkiye Gençlik STK'leri Platformu (TGSP), gençliğin "Türkiye Yüzyılı" vizyonundaki kilit rolünü bir kez daha vurguladığı 5. Olağan Genel Kurulu'nu, siyaset ve sivil toplum dünyasından çok sayıda önemli ismin katılımıyla Neslişah Sultan Kültür Merkezi'nde başarıyla gerçekleştirdi. Toplantıya Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Mahir Ünal, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı Yusuf İbiş gibi isimlerin yanı sıra çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi yoğun ilgi gösterdi.
Türkiye'nin son yirmi yılda gençlik politikaları alanında attığı köklü adımlar, TGSP gibi platformların doğuşuna ve güçlenmesine zemin hazırladı. Geçmişte gençliğin potansiyelini bir tehdit olarak gören anlayışların yerini, bugün gençleri ülkenin en büyük gücü ve geleceğinin teminatı olarak konumlandıran bir vizyon aldı. Bu dönüşüm, özellikle 1990'lı yıllarda yaşanan kısıtlayıcı uygulamaların ardından, gençlerin siyasette ve sivil toplumda aktif rol almasının önünü açarak demokratikleşme sürecine de önemli katkılar sundu.
Gençliğin "Türkiye Yüzyılı" Vizyonundaki Kilit Rolü: Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Mesaj
Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan genel kurulda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın telgraf mesajı da okundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında "Türkiye Yüzyılı" vizyonuyla, sadece bölgesinde değil dünya sahnesinde dev adımlarla, kalkınma ve gelişme yolunda kararlılığından ödün vermeyen ilerleyişini sürdüren Türkiye'nin, uzun vadeli ve stratejik politikalarıyla geleceği inşa ettiğini belirtti. Gençliğe olan derin inancını dile getiren Erdoğan, "Ülkemizin daha müreffeh yarınlara ulaşması, standartlarını daha da yükseğe taşıması ve lider ülke konumunu perçinlemesi ancak siz değerli gençlerimizin omuzlarında gerçekleşecektir. Sizler, sadece yarınlarımızın teminatı değil, bugünün de imza sahiplerisiniz. İnanıyorum ki alın terini kutsal bilen, emeğin ve azmin gücüne inanan, mücadeleden asla yılmayan gençler olarak Türkiye’nin geleceğinde en güçlü söz sahibi sizler olacaksınız. Ferasetiniz ve çalışkanlığınız, bizden sonraki nesillere çok daha aydınlık, çok daha güçlü bir Türkiye mirası bırakacaktır" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, TGSP'nin gençlerimizi geleceğe hazırlayan çalışmalarını takdirle karşıladığını ve gençliğin geleceği adına sergilenen bu hassasiyet için teşekkürlerini iletti.
Geçmişten Bugüne Gençliğin Yükselişi: Bir Dönüşümün Hikayesi
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, 10 yılı aşkın süredir gençlik alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren TGSP'nin, Türkiye gençlik sahasında benzersiz bir referans noktası haline geldiğini, hatta bugün yaptığı düzeyde, kalitede ve derinlikte çalışma yapan muadil başka bir kurumun olmadığını dile getirdi. Erdoğan, "Gerçekten bu bizim için bir gurur vesilesidir. Çünkü öz yurdunda parya olan insanların, ülkenin en iyi işlerini yapacağına herhalde 20 sene önce kimse inanmazdı. Şimdi bırakın memleketin en iyi işlerini yapmayı, dünyanın artık en iyi işlerini yapan bir nesil Türkiye'den yetişiyor Allah'ın izniyle" sözleriyle geçmişteki kısıtlamalara ve bugünkü küresel başarılara dikkat çekti.
Bu dönüşümün temellerini atan önderlere minnetini sunan Erdoğan, Adnan Menderes, İlim Yayma Cemiyeti, Turgut Özal ve Necmettin Erbakan gibi isimlerin, milletin değerlerini ve bu topraklara olan güçlü bağını koruduğunu belirtti. Aksi takdirde ülkenin kimliğini kaybetmiş, kendine yabancılaşmış bir toplum haline gelebileceği uyarısında bulundu. Gençliği bir fırsat değil tehdit olarak gören, topluma devamlı karamsarlığı empoze eden diskurların bin yıl önce Plato ve İmam Gazali dönemlerinde bile var olduğunu hatırlatan Erdoğan, bu durumun yeni bir mesele olmadığını vurguladı. Gençleşme ve gençleri desteklemenin kritik önemine değinirken, "Gençleşmeyi sağlayamadığımız yerde o sorunsaldan kurtulamadığımızı da kabul edelim" uyarısında bulundu. Ayrıca, gençlere hitap ederken "Biz Müslümanca duruş savunuyoruz. Birilerine şirin gözükmenin peşinde de asla olmayacağız. Hem herkese hitap edeceğiz hem kendi kimliğimize hitap edeceğiz. Yeniden bu toplumda 'Dindar olan insan iyidir' yargısını güçlendirmek zorundayız" ifadeleriyle değerler eğitiminin ve kimlik inşasının altını çizdi. Türkiye'nin uluslararası sivil toplum kuruluşlarının çıkacağı yegane İslam ülkesi olduğunu ve diğer İslam dünyasına da örnek olma durumunda olduğunu belirterek, kurumların yerel kalma lüksünün olmadığını ve en azından Türk ve İslam dünyasında, mümkünse tüm dünyada bağlantıları olan uluslararası kurumlar haline gelmeleri gerektiğini vurguladı.
AK Parti MKYK Üyesi Mahir Ünal ise "İnsanların unutmakla bilindiğine" dair atasözüne atıfta bulunarak, gençliğin geçmişteki zorlu mücadelesine dair çarpıcı bir anısını paylaştı. 1992 yılında, üniversiteyi bitirdiği dönemde İstanbul Üniversitesi'nde kazandığı yüksek lisans mülakatından, bölüm başkanının ilahiyat mezunu olduğunu öğrenmesinin ardından çıkarıldığını ve o dönemde şikayet edebileceği ya da konuşabileceği hiçbir merci bulamadığını anlattı. Ünal, "Hani şimdi diyorlar ya yok efendim şöyle, yok efendim böyle, her mecrada oluşturdukları dezenformasyonla, hakikatin yer değiştirmesiyle oluşturdukları dezenformasyonla ama o gün biz bunu yaşadık" diyerek, geçmişteki bu acı tecrübeyi bugünkü algı operasyonlarıyla karşılaştırdı. Bu tür deneyimlerin "unutursak tekrar yaşarız" uyarısıyla hafızalarda tutulması gerektiğini vurgulayan Ünal, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "12. Necip Fazıl Ödülleri Töreni"nde okuduğu "Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir/Oluklar çift, birinden nur akar, birinden kir" şiirine atıfta bulunarak, yanındaki arkadaşının "Biz unutuyoruz. Bir insanın ne anlama geldiğini unutuyoruz. İnanmış, adanmış bir insanın ne anlama geldiğini unutuyoruz. Biz bugün bu noktaya bu adamın verdiği mücadeleyle geldik. Bu adanmışlıkla, bu inanmışlıkla, kavgayla, mücadeleyle geldik. Bunu unutmamalıyız" sözleriyle, inanmış ve adanmış bir mücadelenin Türkiye'yi bugünkü noktaya getirdiğini ve bunun asla unutulmaması gerektiğini ekledi. Kendi tecrübesini "Ben unutursam benim çocuğum 1992'yi tekrar yaşar" diyerek kişisel bir uyarıya dönüştürdü.
Demokrasinin Teminatı: TGSP'den Gençlik ve Uluslararasılaşma Vizyonu
TGSP Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Ustaosmanoğlu, genel kurulda yaptığı konuşmada, sivil toplum kuruluşlarının Türkiye'nin demokratik direnci, ahlaki sigortası ve kültürel omurgası olduğunu bir kez daha güçlü bir şekilde ifade etti. STK'leri, "Zor zamanlarda susmayan, baskı dönemlerinde geri çekilmeyen, hakikat zorlaştığında bedel ödemeyi göze alan yapılar" olarak tanımlayan Ustaosmanoğlu, TGSP'nin de bu müktesebata sahip, Türkiye'nin en büyük ve köklü kurumlarını aynı ufukta buluşturan büyük bir istişare ve dayanışma iradesi olduğunu, Türkiye'nin dört bir yanındaki gençlik çalışmalarını aynı ufukta buluşturan bir çatı kuruluş olduğunu belirtti. Dahası, farklı kurumları aynı hedefte bir araya getiren bir kardeşlik zemini oluşturduğunu da sözlerine ekledi. Ustaosmanoğlu, bugünün bir yürüyüşü tazelediklerini, ortak aklı büyüttüklerini ve gençliğin istikametini güçlendirdiklerini de vurguladı.
TGSP'nin "Gençlik Liderliği Eğitim Programı" (GLEP) ile her bir genci mahallesinde, kampüsünde, şehrinde iyiliğin ve üretmenin öncüsü olarak gördüklerini ve GLEP'i ülke genelinde yaygınlaştırmaya devam ettiklerini aktaran Ustaosmanoğlu, "Genç Türkiye Forumu" ile gençlerin sorunlarını gençlerle konuşmayı öncelediklerini, gençlerin meselelerini sahada dinlediklerini ve yedi bölgede gençlerimizin sözünü büyüten bir istişare zemini kurduklarını kaydetti. Gazze'nin vicdanın sınandığı bir yer olduğunu vurgulayan Ustaosmanoğlu, "Buradan açıkça ifade ediyoruz, bu gençlik, mazlumun yanında saf tutmaya, zalimin karşısında set olmaya, adaletin tarafında yürümeye, merhameti ve dayanışmayı büyütmeye devam edecek" sözleriyle Türk gençliğinin duruşunu netleştirdi. Kutuplaşmayı azaltan, muhataplık kültürünü büyüten ve sahici diyaloğu güçlendiren bir dil inşa ettiklerini ifade eden Ustaosmanoğlu, "Biz birbirimizi dinleyerek büyüyeceğiz. Bu ülkenin gençliği, ayrıştırma diliyle yorulmayacak, birleştiren diliyle yükselecektir" diyerek "Türkiye Yüzyılı" hedefine gençliğin omuzlarında ulaşılacağının altını çizdi.
Gençliğin Özgüveni: Yarınların Türkiye'sini Kurgulayan Nesil
AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı Yusuf İbiş, aynı istikamete, aynı hedeflere ve ideallere yürüyen gençliğin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın öncülüğünde Türkiye'de çok farklı bir noktaya geldiğini belirtti. İbiş, "Cumhurbaşkanımız ülkemizdeki gençler için, gençlerin geleceği için çok fazla hizmetlerde bulundu. Bugün burada sayamayacağımız icraatlarda bulundu. Ama gençlere öyle kıymetli bir şey kazandırdı ki hepsinden daha değerli; siyasette, toplumda, mahallede, sivil toplumda gençlerin artık bir birey olarak kendi düşünceleriyle bir irade ortaya koyma özgüveni" ifadelerini kullandı. "Hamdolsun bu özgüvenli gençlikle birlikte bu Türkiye'nin geleceğini inşa etmeye çalışan sadece bugünün, yarının gençleri olarak değil, yarınların Türkiye'sini bugünlerden kurgulayan, bugünlerden verdiği emeklerle inşa etmeye çalışan bir gençlik olarak hep birlikte yolumuza devam ediyoruz" sözleriyle, gençliğin sadece bugünün değil, yarınların Türkiye'sini kurgulayan ve inşa eden bir nesil olduğunu vurguladı.
Eğitimden İnovasyona: Gençlere Açılan Yeni Ufuklar
Genel kurulda yapılan tüm açıklamalar, Türkiye'de eğitimden istihdama, fırsat eşitliğinden sosyal mobiliteye kadar pek çok alanda yaşanan derin değişimleri bir kez daha gündeme getirdi. Özellikle son dönemde gençlerin uluslararası platformlarda elde ettiği başarılar, bu dönüşümün somut kanıtları olarak öne çıkıyor. Eğitimciler ve sektör temsilcileri, artan erişim imkanları ve yetenek odaklı yaklaşımların, gençlerin potansiyelini tam anlamıyla ortaya çıkarmada kritik bir rol oynadığını belirtiyor. Bu dönüşümün temel taşları arasında şunlar yer alıyor:
- Yükseköğretimde kapasite artışı ve çeşitliliğin sağlanması
- Teknoloji ve inovasyon ekosisteminde genç girişimcilere sunulan destekler
- Uluslararası işbirlikleri ve değişim programları ile küresel bakış açısının geliştirilmesi
Geleceğin Türkiye'si: Küresel Arena ve Gençlik Diplomasisi
Sektör temsilcileri, Türkiye'nin nitelikli insan kaynağı yetiştirme konusundaki kararlılığının, ülkenin küresel rekabetteki konumunu güçlendirdiğini ifade ediyor. Gençlerin sadece bilim ve teknoloji alanında değil, sanat, spor ve kültür gibi farklı disiplinlerde de uluslararası düzeyde tanınır hale gelmesi, bu vizyonun önemli bir parçası olarak kabul görüyor. Genel kurulda yapılan vurgular, bu yükselişin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel bir dönüşümün de göstergesi olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle Necmeddin Bilal Erdoğan'ın Türkiye'deki STK'ler için "İslam dünyasından bu tür uluslararası sivil toplum kuruluşlarının çıkacağı en birinci yegane ülke Türkiye'dir" sözleriyle belirlediği uluslararasılaşma hedefi, gençliğin gelecekteki rolünü ve ülkenin küresel etkinliğini pekiştirecek stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.
TGSP'de Yeni Dönem: Güçlü Liderlik ve Gelecek Hedefleri
Program sonunda, yeni dönem yönetim kurulu yapılanmasına ilişkin bilgilendirme sunumunun ardından, TGSP Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Ustaosmanoğlu'nun görevine oy birliğiyle devam edeceği kabul edildi. Genel Kurulda, Divan Kurulunun oluşturulmasının ardından 5. dönem mutabakat metinleri okunarak, yine oy birliğiyle onaylandı. 2024-2026 dönemi boyunca TGSP çatısı altında görev yapacak yönetim kurulu üyelerine hediye takdimi gerçekleştirildi ve yeni yönetim kurulu üyelerinin ilan edilmesinin ardından toplu fotoğraf çekimiyle genel kurul başarıyla sona erdi.