Gazze Hastanelerinde Çocuklar İçin Zor Günler Devam Ediyor
Gazze'deki hastaneler, ateşkes anlaşmasının üzerinden yaklaşık 2,5 ay geçmesine rağmen tedavi olamayan çocukların dramıyla dolup taşıyor. Uzun süreli çatışmalar, sağlık altyapısına büyük zarar verirken, insani yardımların ulaşması da büyük ölçüde engelleniyor. 2025 yılı itibarıyla, Gazze'ye her gün giriş yapması beklenen 600 yardım tırının durumu, insani kriz içerisindeki umutsuz bekleyişleri derinleştiriyor. Ancak bu beklenen yardımlar, uluslararası toplum tarafından sağlanamadığı için hala gerçekleşmedi. Uluslararası toplum, Gazze’deki insani krizin derinleşmesi karşısında çaresiz kalmış durumda.
Türkiye'de de Benzer Bir Durum Yaşanmıştı
Geçmişte, 2023 yılında Gazze'de yaşanan ama uluslararası tepki ile hafifleyen bir insani krizin ardından benzer bir durum tekrar büyük bir ivme kazandı. O dönemde sağlık hizmetlerine ulaşamayan birçok çocuk, uluslararası yardım kuruluşlarının bile yetişemediği zararlara maruz kalmıştı. Ancak bu sefer durum daha da çetrefilli bir hal almış durumda; zira bu manzara, uluslararası müdahalenin ne denli acil olduğunu gözler önüne seriyor.
Çocuklar Hayatta Kalma Mücadelesi Veriyor
Uzmanlar, ateşkesin ardından meydana gelen gelişmelerin ve İsrail ordusunun sağlık altyapısına olan etkilerinin derin yaralar açtığını belirtiyor. Ateşkes sonrası yaşanan saldırılarda 414 Filistinli hayatını kaybederken, 1142 kişi yaralandı. Bu durum, Gazze'de bir insanlık dramının yaşandığını açığa çıkarıyor. Saldırıların ardından, 2 yıldır tedavi olmayı bekleyen binlerce Filistinlinin hayali suya düşmüş durumda. Özellikle Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinde bulunan Nasır Hastanesi, hastanede tedavi gören çocuk sayısının giderek artmasıyla büyük bir tıbbi krizin ortasında kendine yer buluyor. Bölgedeki savaş ve çatışmaların sona ermesi yönünde beklenilen çözüm yolları henüz belirsizliğini koruyor.
Acı Hikayeler: Elin ve Lana'nın Mücadelesi
5 yaşındaki Elin Ebu Heddaf, Nasır Hastanesi'nde tedavi gören çocuklardan yalnızca biri. Elin, 23 Ağustos 2025'te eşi ve 2,5 yaşındaki kızı Süha'yı İsrail’in bir saldırısında kaybetmişti. Babası Eyser Ebu Heddaf, “Kızım böbrek kanseri. Aort damarı ile göğsünde kitle var. Ameliyat için dışarı çıkışına onay verilmesini bekliyoruz.” diyerek çaresizliğini dile getiriyor. Hemen yanında, son günlerde ilaç sıkıntısı yüzünden durumu ağırlaşan 2,5 yaşındaki Lana Zurub da yer alıyor. Annesi Hedil Zurub, “Kızım fanconi sendromu nedeniyle hastanede. 2,5 aydır yatıyor. Sınırın açılmasını bekliyoruz. Oğlumu kaybettim, kızımı da kaybetmekten korkuyorum.” diyerek acısını paylaşıyor.
Salgın ve Sağlık Sorunları Derinleşiyor
Nasır Hastanesi’nde karaciğer büyümesi semptomları gözlemlenen birçok çocuk, oksijen tüpleriyle yaşamak zorunda kalıyor. Nefes almakta zorluk çeken bu çocuklar, yaşanan sağlık krizinin acı birer temsilcisi haline geldi. Elin ve Lana, yaşadıkları sağlık sorunları nedeniyle ciddi tehdit altındalar. Gazze'deki sağlık altyapısının bu ağır yükü taşıyacak kapasitede olmaması, acil insani yardım çağrılarını daha da zorunlu hale getiriyor. Geçtiğimiz aylarda Gazze’de meydana gelen saldırılar ile hastaneye başvuran çocukların sayısında büyük bir artış yaşandı. Bu durum, yardım gönderimlerinde yaşanan gecikmelerle birleşince durumu daha kritik hale getiriyor.
Uluslararası Tepkiler ve Çağrılar
Hastanelerdeki durum, uluslararası insan hakları kuruluşlarının dikkatini çekti. Bölgedeki sağlık krizine acil çözüm üretilmesi gerektiği vurgulanıyor. Seçkin sağlık sektörü temsilcileri, dünya genelinden destek talep ediyor. Ancak hâlâ insani yardımların ulaşmasında engeller mevcut. Uluslararası toplumun müdahalesi gecikirse, Gazze'deki çocukların hayatta kalma mücadelesi daha da zorlaşacak. Son dönemde Birleşmiş Milletler ve çeşitli yardım kuruluşları, daha önce benzeri görülmemiş bir tıbbi yardım ihtiyacını karşılamak için devreye girmiş durumda ama bu çabalar çoğunlukla yetersiz kalıyor.
Gelecekte Neler Olacak?
Gazze'deki sağlık krizinin çözümüne yönelik atılacak adımlar, bölgedeki çocukların hayatını kurtarmak için elzem hale geliyor. Eğer uluslararası toplum harekete geçmezse, dakikalar içinde hayatını kaybedebilecek çocuklar için zaman giderek daralıyor. Bu zor süreç, yalnızca Gazze'deki çocuklar için değil, tüm bölgedeki barış ve istikrar için büyük bir önem taşıyor. Ebeveynlerinin gözleri önünde acı çeken çocukların hikayeleri, uluslararası kamuoyunun harekete geçmesini sağlayacak geleneksel insani duyarlılığı zorunlu kılıyor. Filistinli çocukların tedaviye ulaşamaması, dünya genelinde insani yardım çalışmalarının hızlanması gerektiğinin güçlü bir hatırlatıcısıdır.