İlaç yetersizliği nedeniyle bir oğlunu kaybeden Gazze'li aile, Türkiye'ye ambulans uçakla getiriliyor. Eşlerinin gözaltında bulunduğu sınırda, aile üyeleri büyük bir üzüntüyle Türkiye'ye ulaşmayı bekliyor. Gazze'de yaşanan insani kriz, son dönemde artan zorluklarla birlikte daha da derinleşti. Bu dramatik olay, 10 Ekim 2023'te varılan ateşkese rağmen, İsrail’in devam eden saldırıları ve bölgedeki yardımların yetersizliği nedeniyle yaşanıyor.
Bir Aile, Bir Dram
Gazze'de 28 yaşındaki İman Said Muammer, 13 yaşındaki kızı Aye ve 3 yaşındaki sendrom hastası oğlu Kerim ile birlikte Türkiye’ye gönderiliyor. İman, gözyaşları içinde, “Oğlum hastaydı, ama onu burada kaybettim,” diyerek Gazze'de yaşadıkları zorlukları dile getirdi. İman ve ailesi, Kral Hüseyin Kapısı üzerinden Ürdün’e geçerek, Türkiye’nin Amman Büyükelçiliği tarafından sağlanan ambulansla başkent Amman’daki havaalanına ulaştı. Buradan Türkiye’ye tedavi için ambulansa bindirildiler ve Adana’ya doğru hareket ettiler.
Kayıp ve Umut
Baba Ali Fuad Ebu Muammer, Kerem Ebu Salim kapısında gözaltına alındı. Eşinin gözaltına alınmasının ardından İman, “Neden bunu yapıyorlar? Ben onsuz yapamam. Nazik bir şekilde bize yardımcı olmalarını istiyorum,” diyerek yardım çağrısında bulundu. Aile, Gazze'de yaşadıkları yıkımın ardından Türkiye’ye gitmelerinin büyük bir umut doğurduğunu ancak eşinin yokluğunun durumu daha da zorlaştırdığını belirtti.
Gazze'nin Karanlık Perspektifi
İman, ambulans aracında konuşarak, “Bir oğlum Gazze’de ilaç yetersizliği nedeniyle öldü. Belediyenin elindeki şartlardan dolayı orada durmak zorunda kaldık,” ifadelerini kullandı. Gazze’deki insani krizin etkileri her geçen gün derinleşiyor. Mısır'a gidebilmek için Refah Sınır Kapısı’ndan çıkmaya çalıştıklarını fakat buranın kapanmış olduğunu aktaran İman, “Biz yaşamak istiyoruz. Gazze’de bir gün bile doğru düzgün yaşamadık ve hayat görmedik,” dedi.
Uluslararası Sesleniş
İman, “Bize yardımcı olun! Hiçbir umudumuz kalmadı, sadece yaşamak istiyoruz,” diyerek uluslararası yardımların artırılmasını istedi. Dünya Sağlık Örgütü’nde çalışan eşinin haksızca gözaltına alındığını vurgulayan Muammer, uluslararası topluma seslenerek, “Dünya bu duruma sessiz kalmamalı. Eşim ve diğer aile üyeleri de bizim yanımızda olmalı,” ifadelerini kullandı. Gazze'deki acı pratiklerin devam ettiğini, her gün yeni bir krizle başa çıkmak zorunda kaldıklarını belirtti. Oğlunun hastalığı ve yaşadığı kayıplarla birlikte, Gazze'deki şartların kendilerini psikolojik olarak da bitirdiğini vurguladı.