Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail'in Somaliland bölgesinin bağımsızlığını tanıma yönündeki girişimlerine sert bir şekilde tepki gösterdi. Duran, bu durumu uluslararası hukukun açık ihlali olarak nitelerken, uluslararası toplumun bu tür müdahalelere karşı ortak ve etkin bir duruş sergilemesinin hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İsrail'in, Somaliland bölgesinin bağımsızlığını tanıdığına ilişkin açıklaması, uluslararası hukukun açık ihlali niteliğindedir. Somali'nin iç işlerine müdahale anlamına gelen bu adım, ülkenin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef almakta, bölgedeki hassas dengeleri daha da kırılgan hale getirmektedir." ifadelerini kullandı.
İsrail'in Aşırı Adımı
Duran, İsrail'in bu tutumunun sadece Somaliland için değil, aynı zamanda Afrika Boynuzu'ndaki genel dengeler için de ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Uzmanlar, böyle bağımsızlık ilanlarının bölgedeki istikrarsızlığı artırabileceğini belirtiyorlar. Duran, uluslararası toplumun, Afrika Boynuzu'ndaki gerilimleri artıracak bu tür girişimlere karşı bir araya gelmesinin zorunlu olduğunu ifade etti.
Somaliland'ın Tarihsel Bağımsızlık Çabaları
Somaliland, 1991 yılında bağımsızlığını ilan etmiş; ancak bu durum uluslararası alanda henüz tanınmamıştır. 2017 yılında, bazı ülkelerin Somaliland'ın bağımsızlık çabalarına destek verme girişimleri, herhangi bir resmi onay almadan tartışmalı bir hal almıştır. O dönem, Nubian halkı ve diğer etnik gruplar arasındaki gerginlikler, bölgede istikrarsızlık yaratmıştı. Duran, mevcut durumun, geçmişten gelen sorunların bir devamı olduğunu belirtti.
Türkiye'nin Kararlılığı ve Bölgedeki Rolü
Yetkililer, Türkiye'nin kardeş ülke Somali'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne olan desteğini kararlılıkla sürdüreceğini ifade etti. Duran’ın açıklamaları, bu doğrultuda önemli bir mesaj olarak algılanıyor. Tüm gözler, Türkiye’nin bu konudaki tutumunun gelecekte nasıl bir etki yaratacağına çevrildi. Duran, İsrail hükümetinin bu tutumunu; soykırım ve işgal gibi karanlık bir sicile sahip olan Netanyahu hükümetinin sorumsuz yaklaşımının bir örneği olarak tanımladı ve bu tür girişimlerin uluslararası toplum için büyük tehditler oluşturabileceğini vurguladı.