İran Nüfusunda Çarpıcı Düşüş Beklentisi: 75 Yılda 40 Milyonun Altında
İran İçişleri Bakanı İskender Mumini, ülkenin demografik yapısında köklü değişimlerin yaşandığını ve mevcut nüfusun önümüzdeki 75 yıl içerisinde 40 milyonun altına inebileceğini belirtti. IRNA’ya yaptığı açıklamada, bu durumun İran için büyük bir sorun olacağını vurguladı. Günümüzde İran'ın nüfusunun yaklaşık 92 milyon 400 bin civarında olduğu tahmin ediliyor ve mevcut durum, ülkenin derin bir dönüşüm sürecinin başlangıcını işaret ediyor.
Demografik Durgunluk Endişesi
Mumini’nin açıklamaları, düşük doğum oranları ve artan göç hareketliliği konularındaki endişeleri yeniden gündeme getiriyor. 1990-2010 yılları arasında uygulanan kontrollü nüfus artış politikası, İran'ın nüfus artış hızını önemli ölçüde sınırlamıştı. 2012 yılında İran lideri Ali Hamaney’in bu politikadan vazgeçmesi talimatından sonra, nüfusun 150 ila 200 milyon arasında bir hedefe ulaşması için yeni stratejiler oluşturulmuştu. Ancak, bu hedefin gerçekleştirilmesi, beraberinde ciddi ekonomik ve sosyal sorunları da getirebilir.
Geçmişteki Örnekler ve Etkileri
Dünya genelinde benzer demografik duraklamalar yaşayan ülkeler, ekonomik sürdürülebilirlik açısından önemli tehditlerle yüzleşmek zorunda kalmıştır. Avrupa'da yaşanan nüfus düşüşleri, birçok ülkede ekonomik dinamiklerin yeniden yapılandırılmasını zorunlu kılmıştı. Uzmanlar, İran'ın mevcut demografik değişimlerinin, uzun vadede iş gücü piyasası ve ekonomik büyüme üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekiyor. Bu bağlamda, nüfus artışındaki yavaşlama Türkiye gibi birçok ülke için de önemli dersler içermekte.
Uzmanlardan Kritik Uyarı
Uzmanlar, İran’ın demografik sorunlarının çözümü için acil önlemler alınması gerektiğini vurguluyor. Mumini, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Kurumu’nun üniversitelerle işbirliği yaparak, doğru analizler yapmak zorunda olduğunu belirtti. Ayrıca, bu sorunların yalnızca ekonomik faktörlerle sınırlı olmadığını, kültürel meselelerin ve farklı yaşam tarzlarının da çocuk sahibi olma isteğini etkileyen önemli unsurlar arasında yer aldığını ifade etti. Ailelerin çocuk sahibi olma isteğindeki düşüş, ekonominin yanı sıra toplumsal normlara da derin bir etki sağlıyor.
Gelecek İçin Ne Anlama Geliyor?
Mumini’nin açıklamaları, nüfus artış hızındaki düşüşün İran’ın geleceği açısından son derece kaygı verici olduğunu gösteriyor. Eğer hükümet, mevcut nüfus politikalarını güncellemeyip, aileleri teşvik edici stratejiler geliştirmezse, bu durum sosyal dinamiklerde daha büyük sorunlara yol açabilir. Özellikle çocuk sahibi olma konusundaki isteksizlik, yalnızca ekonomik değil, kültürel değişimlerle de bağlantılı olarak, İran toplumunun geleceğinde büyük riskler barındırmaktadır. Bu nedenle, nüfus planlaması için ayrılan kaynakların etkin kullanımının önemi bir kez daha vurgulanmaktadır.